Siyah-beyaz bir aşk hikayesi
ALİ MURAT HAMARAT ALİ MURAT HAMARAT

Fransa’da doğdu, Beşiktaşlı oldu diye başlar ya malum tezahürat... İşte bir zamanların Çekoslovakyasında doğan, Newcastlelı olan bir Çek futbolcu var: Pavel Srnicek. Yaşı genç olanların belki de adını hiç duymadığı file bekçisinin, 2015’te attığı son gollerden biri oldu. Müsaadenizle...

Bir oduncunun oğlu olarak dünyaya gelmişti Srnicek. Doğduğu yıl olan 1968, ülkesinin başkenti Prag’da önce baharla anılmış, ardından Sovyet işgaliyle. Alexander Dubcek’in reformist politikalı buharlaşırken, o da büyüyordu. Değişik altyapıların tozunu yutan delikanlı, Banik Ostrava’ya ilk 17 yaşında geliyordu. Köklerini tam salamamış, göçmen kuşlar misali bir orada, bir burada görev beklemişti.

Dukla Prag aktarmalı yine geldiği Banik Ostrava’da elvidenleri teslim aldığında yıllar 1989’u gösteriyordu. Hemen kendisini kanıtlayan kaleci, 1991’de Newcastle United’a transfer olmuştu. Bir âşk hikâyesinin ilk satırları işte o gün yazılmaya başlanıyordu...

Siyah-beyazlı camiada hemen kendine yer bulamamıştı. Onu İngiltere’ye getiren Jim Smith olduysa da ilk güvenen Ardiles idi. Kevin Keegan idaresinde 1992-93 sezonunda şampiyon olup Premier Lig’e yükselen takımın kalecisi oydu.

Newcastle kariyerinde hep meslektaşlarıyla kale için savaşmış; yer yer yedek kalsa da taraftarın gözbebeği olmuştu. İlk kez milli takım formasıyla 1994’te tanışan Srnicek, bizim de ilk defa boy gösterdiğimiz 1996 Avrupa Futbol Şampiyonası’nda final oynayan takımın yedek kalecisi olmuştu. Kim bilir Wembley’de Petr Kouba’nın yerine o sahada olsa, Oliver Bierhoff “altın gol”ü atamayacaktı...

Ertesi yıl Suudi Arabistan’da düzenlenen Konfederasyon Kupası’nda Çek Cumhuriyeti üçüncü olurken, kalede o vardı. Yarı finalde Ronalo ile Romario ikilisine dur diyememişti.

Üst üste iki kez ikinci olan Newcastle 1998’de 13. srada kalmış, o da sessiz bir şekilde kente veda edip soluğu Ostrava’da almıştı. Kim bilir 1996-97 sezonunda Shearer sakatlanmasa, 70 yıl sonra şampiyon olacaklardı. Altı maç sonra yine İngiltere uçağına atlayan Çek kaleci, bu sefer Sheffield Wednesday’e imza atmıştı. Kaderin cilvesi ilk maçını da yıllarını geçirdiği St. James’ Park’ta biricik aşkına karşı oynamıştı. 2000’de yeni takımı küme düşerken, o Avrupa Şampiyonası’nı müteakip İtalya’nın yolunu tutmuştu. Brescia’da görev yaparken, sahaya yabancı maddelerin yağdığı bir Reggina maçında hedef olmuştu. Canımız Collina maçı tatil etmek zorunda kalmıştı.

Kısa bir süre Cosenza’da sahne alan Srnicek, 2003’te Portsmouth’a transfer oluyordu. Pek şans bulamamış, West Ham’a yollanmıştı. Sürekli yedekti. Ertesi yıl Portekiz’e giden Çek file bekçisi, Beira Mar’ın sonuncu olmasını engelleyememişti. Ne zaman emekli olacak derken, çok sevdiği Newcastle United’a dönmüştü. 38 yaşındaki futbolcu, sadece iki kez oynayabilmişti.

2007’de yeşil sahalarda veda eden Srnicek, kaleci okulu açıyor, deneyimlerini gençlerle paylaşıyordu. Formasını hiç giymediği Sparta Prag onu teknik kadroya alıyordu.

Aralık ayının başında otobiyografisi Pavel is A Geordie’yi tanıtmak amacıyla Ada’daydı. Bilmeyene anımsatalım; Geordie, Newcastle’ın da içinde bulunduğu bölge ahalisine ve onların konuştuğu aksana verilen ad. Çek Cumhuriyeti’nden gelen bu insan, birçoklarının dalga geçtiği o aksanla İngilizce konuşacak kadar Geordie olmuştu.
Kim bilebilirdi, Azrail’in kapıda beklediğini... 20 Aralık’ta koşuya çıktı, kalbi tekledi. Savaşı dokuz gün sürmüştü.
Futbolcuyken giydiği tişörtün üstünde yazan cümleydi aslında kitabının adı. Vefatından sonra Arsenal deplasmanına çıkan Newcastle United futbolcularının üzerinde de aynı şey yazıyordu; evet o bir Geordie idi. Önceki akşam St. James’ Park’ta Manchester United’ın yıldızı Rooney’nin şiir yazdığı maçtan önce de yapılan saygı duruşunda yine anılıyordu.

Bir yörede çok ama çok sevilmişti.