Sızıntıdan 5 yıl sonra BP durumu düzeltemedi
30.05.2015 12:14 ÇEVRE
Meksika Körfezi’ndeki büyük petrol sızıntısının üzerinden beş yıl geçmesine rağmen sorumlu şirket BP, sözlerinin aksine Körfez doğasını iyileştiremedi

JULIE DEMANSKY*

ABD’nin Louisiana Eyaleti’nin en büyük karides toptancısı Dean Blanchard’a soracak olursanız, BP’nin petrol felaketinin ardından geçen beş yılda işler kafa üstü çakıldı. Fakat BP reklamlarında her şeyi düzelttiğini anlatıp duruyor. BP, sızıntıdan beş yıl sonra hazırladığı raporda da bölgede hiçbir kalıcı hasar olmadığını iddia ediyordu.

Endüstriyel algı yönetimi ve halkla ilişkiler kampanyalarının gölgesinde, körfez halkı çevrelerinin yıkıma uğradığını, sağlıklarının ellerinden alındığını söylüyor. “İşler kötüye gitmeye devam ediyor” diyor Blanchard.

9 Nisan 2015’te, kumsalda yürürken petrole bulanmış ölü pelikanlar ve zift yumakları her yerdeydi. Bu yumaklardan her plajda, birkaç adımda bir görmek mümkün. Lousiana’nın Grand Isle kentinde yaşayan Blanchard, BP’nin görevlendirdiği temizleme ekiplerinin hâlâ ortalıkta gezindiğini fakat onları bir şey toplarken görmediklerini söylüyor.

‘BRİTANYA PİNOKYOSU'
“BP’nin Körfez’i temizlediğine dair iddialarının saçmalık olduğunu burada yaşayan herkes biliyor” diyor aynı eyaletin Venice kentinde yaşayan Kindra Arnesen, “Eğer gerçeği saklayıp algı operasyonu yapmaya harcadıkları emeği ortalığı temizlemeye harcamış olsalardı Körfez daha temiz olurdu”. Blanchard da katılıyor Arnesen’e, “BP’nin açılımı Britanya Pinokyosu’dur” diyerek.

Blanchard ve Arnesen, ABD tarihinin en büyük petrol sızıntısının ardından topluluklarının başına gelenleri tüm dünyaya duyurmak için uğraşan iki yurttaş. Deepwater Horizon platformunun patlayarak 11 işçinin canını aldığı, çevreye ise hâlâ hesaplanamayacak büyüklükte zarar verdiği felaketin ardından bölgenin bir daha eskisi gibi olamayacağını düşünüyor.

BALIKÇILIK DÜŞÜŞTE
Blanchard’ın karides satışları yüzde 75, eyaletteki balık satışları ise yüzde 90 azaldı 2015’te. Buna rağmen Blanchard, işindeki bu zarar karşılığında BP’nin tazminat almak için verdiği hukuk mücadelesinde umutsuz. “Aradan beş yıl geçti ve hâlâ mahkeme için bir tarih vermediler” diyor, “Bir petrol şirketine karşı hukuk hiçbir zaman hızlı işlemez”.

Arnesen’e de BP göstermelik bir ödeme yapmış. Aile şirketinin zararına karşı istediği tazminatın geri kalan büyük çoğunluğu ise bir buçuk yıldır inceleme sürecinde. “55 dosyayı incelemek nasıl bir buçuk yıl alabilir” diye soruyor. Bölgedeki pek çok yurttaş BP’nin hukuk sürecini yavaşlatarak insanları yıldırmak istediğini düşünüyor.

BP’nin Mart ayında Körfez’le ilgili raporunu yayınladığı gün Blanchard’ın kardeşi Greg, yanında kameraman arkadaşlarıyla birlikte Grand Isle’ın beş mil açığındaki East Grand Terre adasına giderek adanın sahiline yayılan ziftten halının BP temizlik ekibi tarafından kaldırılmasını görüntüledi. Eğer Greg Blanchard bu büyük zift parçasını görüntülememiş olsa kimsenin bundan haberi olmayacaktı. Olayı görüntüleyen kameramanlardan, aynı zamanda WWL-TV için çalışan David Hammer bir tonluk zift katmanının kaldırılmasının yanı sıra, adanın yakınlarında ölü yavrusunu ağzıyla taşıyan bir yunus görüntüledi.

ÖLÜM ORANI ARTTI
Deepwater Horizon Ulusal Kaynak Zararı Değerlendirmesi (NRDA) bünyesinde körfezdeki yunus nüfusu üzerine çalışma yürüten akademisyenler, yunuslarda petrolle temas kaynaklı sağlık sorunlar olduğunu ortaya çıkardı. Ulusal Okyanus ve Atmosfer Dairesi’nin raporları da yunusların ölüm oranının hızla arttığı bulgusuna ulaşmıştı.

Bunlara karşı BP bir açıklama yaparak “Yunusların ölüm oranındaki artık petrol sızıntısından sonra olmadı, birkaç ay önce başlamıştı, bu yüzden şirketimizin bundan sorumlu tutulabileceğine dair bir kanıt yoktur” dedi. BP’nin Başkan Yardımcısı Geoff Morrell ise devletin rehabilitasyon çalışmalarını suçlayarak “East Grand Terre adasında kumsalı yenileme için yapılan çalışmalar ziftin daha alt katmanlara geçmesine yol açtı” ifadelerini kullandı.

Anlaşılan o ki BP’nin satın aldığı biliminsanları ve danışmanlar felaketin sorumluluğunu kendileri dışında herkese atmak konusunda epey ilerleme kaydetmiş. NRDA araştırmacılarından Kyle Graham da bu görüşte: “Yunus ölümlerindeki artışın en fazla olduğu bölgelerin petrol sızıntısından en fazla etkilenen bölgeler olmasının tamamen bir tesadüf olduğuna inanmamızı bekliyorlar. Fakat bağımsız biliminsanlarının yaptıkları çalışmalar bunun böyle olmadığını gösteriyor.”

Ekolojist grupların bir araya gelerek oluşturduğu Mississippi Nehir Deltası’nı Onarın Koalisyonu 31 Mart’ta gazetecilerle birlikte adaya gittiğinde, zift temizlemesinin yapıldığı alanlarda hâlâ büyük zift katmanları olduğunu belgeledi. Ya BP çalışanları bu katmanları gözden kaçırmıştı ya da temizliğin ardından yeni katmanlar ortaya çıkmıştı. Blanchard 9 Nisan’daki ziyaretinde de çok sayıda zift öbeği belgeledi.

Biliminsanları ve NRDA araştırmacıları sızıntıdan kaynaklanan zararın tüm boyutlarını kavramak için henüz çok erken olduğunu söylüyor. “Henüz sızıntının tüm etkilerini değerlendirebilmek bile mümkün değilken, BP’nin sızıntının tüm etkilerinin telafi edildiğini iddia etmesi gerçekten uygunsuzdur” ifadeleri yer alıyordu NRDA’nın BP’nin raporuna karşı yayımladığı açıklamada.

PETROL HÂLÂ BURADA
Louisiana Devlet Üniversitesi’nden böcekbilimci Linda Hooper Bui “Petrol hâlâ burada” diyor, “Her fırtınada daha geniş alanlara yayılıyor.”

İlk başta petrol sızıntısından etkilenmeyen alanlardan olan Barataria Körfezi’nin etrafındaki bataklıklar 2012’deki Gustav Kasırgası’nın ardından petrole bulandı. “Bu yüzden petrol sızıntısı akut değil kronik bir vakadır” diyor Bui, “Ve bu kronik vakanın etkilerinin ne kadar yıkıcı olduğunu ancak zamanla anlayabileceğiz. Örneğin bölgedeki karınca nüfusunun geleceğini tahmin edemiyoruz.”

Bui, bir dahaki petrol sızıntısında neler yapılması gerektiğine dair tartışmaları şaşkınlıkla dinliyor. “Bir dahaki petrol sızıntısı diye bir şey olamaz” diyor, “Bu kadar derin bir yara alan ekosistem bir sızıntıyı daha kaldıramaz.” Körfez’de devam eden petrol çıkarma faaliyetleri hakkında ise “Maliyeti ne olursa olsun faaliyetlerin kesinlikle güvenli bir şekilde yapılması sağlanmalı. Ama bunun yapıldığını görmüyoruz” diyor.

PARANIN PEŞİNDELER
Başkan Obama, Körfez’deki sızıntının ardından Atlantik Okyanusu’nda da petrol çıkarılmasına izin veren bir yasa tasarısı hazırlamıştı. Beş yılın ardından, hükümet Deepwater Horizon sızıntısının zararını hesaplayamamış olmasına rağmen tasarı gündeme girdi. “Atlantik’te petrol çıkarılması için lobi yapanlar BP’den para alanlardır” diyor Blanchard, “Doğu Yakası’ndaki kongre üyeleri ve senatörler, Louisiana ve Teksas’taki siyasetçiler gibi paranın peşinde”.

Blanchard, Corexit’in kullanması kararlaştırıldığında BP’nin doğru yolda olmadığını anlamıştı. Ona göre BP’nin bu kimyasalı kullanmasının nedeni deniz yüzeyinden petrolü toplama maliyetinden kurtulmak istemeleriydi. Üstelik bu yolla, yine kimyasal sektöründe yer alan şirketlerin kasaları dolduruldu. “Eğer BP durumu gerçekten düzeltmek istiyorsa, neden şirket yönetiminden bir kişi bile gelip buradaki yerli halkla konuşmadı” diyor Blanchard, “Petrol sızıntısının ardından verdiğim mücadelede gördüklerimin özeti olarak şunu söyleyebilirim: Petrol şirketleri tüm dünyayı kontrol ediyor”.

***

Herkes hastalanıyor

“Temmuz ayından bugüne her ay en az bir cenazeye katılıyorum. Çevremdeki herkes sürekli hastalanır oldu” diyor Arnesen. Çocuklarının derilerinde çıkan döküntüler ve geçmeyen baş ağrıları hayatını zehir etmiş. Balıkçılık yapan kocasının, petrol temizleme çalışmalarına katıldıktan sonra kronikleşen rahatsızlıkları ile ne kadar çalışmaya devam edebileceğini bilmiyor.

Bölgeden göç eden tanıdıkları ise sağlıklarının iyiye gittiğini bildiriyor. Arnesen de başka bir bölgeye taşınmak istiyor. Fakat bunun için yeterli parası yok. BP’ye açtığı davaların masrafları nedeniyle cebinde para da kalmamış. Bu yüzden Arnesen için taşınmak bir hayal. “Etrafımdaki herkes ölüyor” diyor Blanchard. BP’nin sızıntının ardından ‘temizlik’ amacıyla denize döktüğü Corexit adlı kimyasal (Bilim insanları tarafından zehirli olarak tanımlanan, hatta petrol sızıntısından daha fazla zarar verme potansiyeline sahip olduğu söylenen bir kimyasal madde, ÇN)** için ise “Hükümete beni koruması için vergi ödüyorum, beni zehirlemesi için değil. Üstümüze zehir dökecekleri hiç aklıma gelmezdi.”

Çeviri: Onur Erem

Kaynak için tıklayın

* Rutgers Üniversitesi İnsan Hakları ve Soykırım Araştırmaları Merkezi’nde araştırmacı, gazeteci.

** Editör notu.