Soma -1
AYKUT ERDOĞDU AYKUT ERDOĞDU
13 Mayıs 2014’de Soma’da gerçekleşen maden kazasında 301 maden işçisi hayatını kaybetti.

 13 Mayıs 2014’de Soma’da gerçekleşen maden kazasında 301 maden işçisi hayatını kaybetti. Soma’da yaşanan olay bir kaza değil, devlet ve sermayenin kirli işbirliğinin sonucunda meydana gelen bir katliamdı. Failler suçlarını çok iyi bildiği için kazadan hemen sonra tartışmayı duman sensörlerine ve yaşam odalarına bağladılar. Erdoğan “bu işin fıtratında var” diyerek cinayetin üzerine kalın bir örtü serdi.

Oysa 301 cana kıyılan cinayetin suç aletleri sözleşmelerdi. Ahlak yoksunu bürokratlardı. Pazarlamacı siyasetçilerdi. Gözü doymaz patronlardı.

İşçiler bir yolsuzluk ağı içerisinde devletin azmettirmesiyle patron tarafından öldürülmüştü. Bu cinayetin yolsuzluk şifrelerini daha önce bu köşede Kömür Yolsuzluğu başlığıyla dizi halinde yazmıştım. Soma cinayeti de işte bu yolsuzluk düzeninin bir patlamasıydı. Bu haftadan başlayarak yolsuzluk-cinayet ilişkilerini ortaya koyacağım.

Rödövans

“Rödövans” kömür yolsuzluğunun sihirli kelimesidir. Fransızca imtiyaz ücreti anlamına gelen “redevance” kelimesine benzemektedir. Benzemektedir diyorum çünkü ne anlama geldiğini tam bilen yok. Kutsal bilgi kaynağı ekşi sözlükte bazı hırsızların oturma organından attıkları bir kavram olarak tanımlanmış. Bence en doğru tanım ekşi sözlüğün tanımı.

Türkiye’de devlete ait birçok kömür madeni 2002 yılında verimsiz diye kapatıldı. Kapatılan kömür madenleri bin türlü yolsuzlukla iktidar yandaşlarına peşkeş çekildi.

Devletten adeta gasp edilen bu madenlerden çıkarılan kömürlerin pazarlanmasında sorun çıktı. Yandaşlar bu kömürleri fahiş fiyatlarla devlete satıp tatlı para kazanmak istiyordu. Ancak önlerinde bir engel vardı. Devlet ihale yapmadan mal alamıyordu. İhale yapılınca birçok firma katılıyor, fiyat düşüyor ve yandaş o tatlı parasını kazanamıyordu.

İşte tam bu noktada bazı bürokratlar oturma organlarından “rödövans” diye bir kelime uydurdular. Yapılan plana göre devletin madenleri ihalesiz olarak yandaşlara peşkeş çekilecek ve yandaşlardan fahiş fiyatlarla ihalesiz kömür alınacaktı. İşte bu yolsuzluk düzenin adı uygulamada rödövans sözleşmesiydi. Soma Madencilik AŞ’nin Soma’da işlettiği üç madenden ikisi Soma AŞ’ye rödövans usulüyle ihalesiz olarak verildi. Şimdi bu bilgiyi aklınızda tutunuz.

Hizmet İhalesi

Devlet adına linyit madenlerimizi Türkiye Kömür İşletmeleri (TKİ) yönetiyor. TKİ madenlerinin bir kısmını rödövans usulüyle veriyor. Bir kısmını ise hizmet ihalesiyle işletiyor. Rödövans usulünde kiracı kendi nam ve hesabına kömürü çıkarmakta ve çıkardığı kömür için ton başına TKİ’ye belirli miktar ödeme yapmaktadır.

Hizmet ihalesi yönteminde TKİ ihale açmakta, kazanan firma belirli bir ücret karşılığında TKİ için kömür çıkarmaktadır. Hizmet ihalesinin bilinen adı taşeronluktur. Hizmet ihalesi yöntemi bir sürü sakıncasına rağmen rödövans usulüne göre daha temiz bir yöntemdir. Rödövansın ne kadar kirli olduğunu varın siz hesaplayın.

Soma Madencilik AŞ’nin Soma’da işlettiği üç madenden biri Soma AŞ’ye hizmet ihalesi yapılarak verildi. Bu bilgiyi de aklınızda tutunuz.

Bizden Öğrendi Bizi Suçladı

Yukarıda iki bilgiyi aklınızda tutmanızı rica etmiştim. Soma AŞ hem rödövans usulüyle (2 maden) hem hizmet ihalesi yöntemiyle (1 maden) maden işi yapmaktadır. Soma’da kaza olduktan sonra hem Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, hem de Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik Soma’da kaza olan madenin rödövans usulüyle işletildiğini açıkladılar.

Biz de rödövans usulü verilen madenin ihalesiz verildiğini ve bu madenden ihalesiz fahiş fiyatlarla kömür alındığını açıkladık. Bütün bu açıklamalarımızı Sayıştay raporlarıyla belgeledik.

Kazadan yaklaşık 10 gün sonra TKİ’nin denetimiyle görevli TBMM KİT Komisyonu’nun toplantısı yapıldı. Toplantıya CHP adına Kocaeli Milletvekili Haydar Akar katıldı. Bu toplantıda Haydar Akar’ın ısrarlı soruları karşılığında TKİ Genel Müdürü Mustafa Aktaş kazanın yaşandığı madenin Bakanların söylediği gibi rödövans usulüyle değil, hizmet ihalesi yöntemiyle işletildiğini açıkladı.

Haydar Akar bu bilgiyi TBMM Genel Kurulu’nda bizimle paylaştı. Biz de o sırada TBMM Genel Kurulu’nda bulunan Bakan Taner Yıldız’dan bu bilgiyi teyit etmesini istedik. Haydar Akar Taner Yıldız’a gitti. “Siz kaza olan maden rödövans usulüyle çalışıyor diyorsunuz Genel Müdürünüz hizmet ihalesiyle verdik diyor hangisi doğru?” diye sormuş. Taner Yıldız “Olur mu öyle şey bana rödövans dediler” diyerek hemen Genel Müdürü aramış. Genel Müdür Bakan’a: madenin rödövansla değil hizmet ihalesi yöntemiyle işletildiğini söylemiş. Yani Taner Yıldız madenin rödövans usulüyle değil hizmet ihalesiyle işletildiğini Haydar Akar’dan öğrenmiş. TBMM Genel Kurulu’nda geçen bütün bu görüşmelerin kamera kayıtları var.

Haydar Akar’dan bu bilgiyi alan Taner Yıldız hemen basına açıklama yaptı.

Açıklama şöyle "Sosyal medyada bir CHP'li milletvekilinin (benden bahsediyor) başlattığı ve son derece yanlış yönlendirdiği bir konu var. Bunun ihalesiz yapıldığına dair. Dün TBMM'de grubu bulunan/bulunmayan bütün partilere ikişer nüsha, hem ihale ilanlarını, hem ihale tutanaklarını, bununla ilgili yönetim kurulu kararlarını, komisyon kararlarının her birisini verdim. O milletvekilinin kalkıp 'Ben bilerek yalan söyledim. Bundan dolayı da yalnızca AK Partilileri değil, aynı zamanda halkımı da yanılttım' diyerek açıklama yapmasını bekliyorum. Basın mensubu arkadaşlarıma da bu evrakları dağıtacağım"

Şimdi yazının önceki kısımlarında verdiğim bilgileri hatırlayalım. Soma AŞ hem rödövans usulü, hem de hizmet ihalesi yöntemiyle maden işletiyor. Kaza olan madenin rödövans usulüyle işletildiğini Bakanlar açıklıyor. Biz rödövans usulüyle verilen madende hangi yolsuzluklar yapıldığını açıklıyoruz. Sonra Haydar Akar kaza olan madenin rödövans usulüyle değil hizmet ihalesiyle verildiğini açığa çıkarıyor. Bakan Haydar Akar’dan öğrendiği bilgiyle geçmişte yaptığı açıklamaları düzeltiyor. Kendisine inandığımız için bizi yalan söylemekle suçluyor. Şimdi Bakana cevaplarını bildiğim aşağıdaki soruları soruyorum:

1- Soma AŞ’ye ihalesiz rödövans usulüyle madenleri verdin mi? (Evet verdin)

2- Soma AŞ’den ihalesiz fahiş fiyatlarla kömür aldın mı? (Evet Aldın)

İki sorunun da cevabını Sayıştay Raporlarına dayanarak verdim. Enerji Bakanı kaza olan maden rödövansla değil hizmet ihalesiyle işletiliyor diyerek rödövans yolsuzluğunu kapatmaya çalışıyor. Taner Yıldız’ın mantığına göre eğer madende 301 işçi ölmediyse yolsuzluk yok sayılıyor?

Enerji Bakanı bu konuyu basına açıklamakla kalmamış beni yazıyla Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu’na şikayet de etmiş. Genel Başkanımız bu konuyla ilgili beni çağırıp bilgi istedi. Bütün bu hususları belgeleriyle kendisine anlattım.

Enerji Bakanı Taner Yıldız şanslı adam. Beni şikayet edebileceği dürüst ve namuslu bir Genel Başkanım var. Kendisi de buna güvenerek beni Genel Başkanımıza şikayet edebiliyor. Genel Başkanımız da beni çağırıp önyargısız olarak konuyu araştırıyor.

Ben, Taner Yıldız’ı kime şikayet edeceğim. 630 Milyon Dolarlık rüşvet havuzu kurdurduğu ve evinde 1 Milyar Dolar rüşvet parası olduğu iddia edilen AKP Genel Başkanı’na mı?

Bu arada Soma AŞ’ye hizmet ihalesiyle verilen ve 301 emekçiye mezar olan madenle ilgili tespitleri haftaya yazacağım.