Son dönemin sevilen sesi Ezgi aktan: Senin dilinde savaşamıyorsam suç mu?
04.06.2017 12:54 BİRGÜN PAZAR

BURAK ABATAY
@abatayburak

Ezgi Aktan geçen yıl çıkardığı ‘İyi ki’ adlı ilk albümünün ardından ikinci solo çalışması ‘Gece’yi Ada Müzik etiketiyle sevenleriyle buluşturdu. Aktan, kentli politik tavrıyla suya sabuna dokunan ama bunu bağırmadan usul usul, sakince yapan çok iyi bir şarkıcı. Aşkı, sevgiyi, rengi ve hatta renksizliğe karşılık gelecek hislerinizi sözü ve müziği Aktan’a ait olan şarkılarda bulabilirsiniz. Kendisiyle Beşiktaş’ta bir araya geldik, müziğini ve yaşamı konuştuk

» Gece albümü yayımlanan ikinci albümünüz. Neler değişti müzik anlayışınızda?

Müzikal dünyam büyüdü bir kere. İlk albümde sözlerde daha mahcup, daha çekinik bir Ezgi vardı. Daha naif olsun, kenarda çalsın, duyan duysun gibi bir yaklaşımım vardı ilk albümde. Tamamen ruh haliyle alakalı bir şey bu. İlk albümden sonra geçen bir yıl içerisinde çok daha fazla insan girdi çıktı hayatıma ve her çay sohbeti başka başka değerler kattı hayatıma. Çok daha fazla müzisyenle tanışma fırsatım oldu ve o müzisyenlerden de yeni müzikler dinledim. İster istemez müzikal dimağsı genişliyor insanın. Bu yüzden Gece albümü daha fazla renklendi.

» Gece albümünü nasıl tanımlıyorsunuz? Bir müzikal yolculuğunuz var ve bu albüm o yolculuğun neresinden geçiyor?

Dinlediğinizde de hissedeceksinizdir, karanlık bir albüm. Hem ülke adına hem de kendim için daha üzgün bir yıldı geçtiğimiz yıl. Daha fazla yorulduğum ve yorulduğumu da hissettiğim bir zaman geçirdim. Bunları ifade etmekten de çekinmedim.

» Gökkuşağı şarkısı da öyle bir şarkı sanırım.

Kötü şeyler yaşadığımda, sözgelimi terk edildiğimde, ‘çok üzgünüm, allah kahretsin’ demektense umutlu bir şey söylemeyi tercih ediyorum. Gökkuşağı şarkısı da öyle bir şarkı. Çok korkunç bir şeyi, bir LGBTİ bireyin intihar videosunu izlemiştim Facebook’ta. Onun üzerine yazmıştım o şarkıyı. Güzel bir yerden anlatmaya çalıştım. Bilmem becerebildim mi?

» Dediğiniz gibi albüm karanlık bir albüm. Ama şarkı sözleri ve şarkı isimleri arasında tuhaf da bir zıtlık var. Bahar Geldi şarkısında bunu görüyoruz. Tuhaf olan baharın geldiği için üzgün olmak. Bu zıtlıkları bilerek mi yaptınız?

Hayatımda zıtlıklar çok fazla. Çok gülerken, birden bire ağlayabiliyorum. ‘Bahar gelmiş, gelsin!’ Evet bir şeyler oluyor ve çok mutsuzum ama böyle de yaşayamam. Ben varım, sen varsın, güzel insanlar var... Bunlar varken dünya için çok korkunç bir yer diyemem. Umut aşılamak şarkılarımda önemli bir yerde. O yüzden Bahar Geldi’nin nakaratında ‘Masmavi gökyüzü, Güneşi soluyorum’ diyorum. Nefes al ve umuda tutun. Kendini hatırla. Bu zıtlıklarla besleniyorum. Umudun anahtarını atıyoruz, tutmak isteyen tutuyor. Öbür türlü yaşamak çok zor.

» İki albüm arasında 1 yıl kadar bir zaman var. Gece’deki şarkıların tümü yeni şarkılar mı?

İlk albüm çıkmadan evvel, kaydedip bitirdikten sonra ben çok heyecanlıydım. O süreçte birçok şarkı çıktı. Yapacak enerjim ve gücüm varken neden elimde tutayım ki? Hele ki içime sinmişken. Şarkıların yüzde sekseni yeni.

son-donemin-sevilen-sesi-ezgi-aktan-senin-dilinde-savasamiyorsam-suc-mu-297025-1.

» Sofar başta olmak üzere akustik dijital projelere katılan bir isimsiniz. Müziğin buraya doğru kayıyor olması sizce nasıl bir durum?

Güzel bir durum. Şirketlerin önünüze sunduklarıyla kısıtlı kalmıyorsunuz. Herhangi bir zamanda oturup 3 saat müzik dinleyeceğim dediğinizde bundan on yıl öncesine göre çok daha fazla isimle karşılaşabiliyorsunuz. Bu çok güzel bir şey. Çok amatör ya da profesyonel birilerini dinleyebiliyoruz o platformlarda. Normal şartlarda bir plak şirketinden albümünü çıkarmaya şansı olamayacak amatör bir müzisyeni de bu platformlarda duymuş oluyoruz. Bu müthiş bir renk. Böyle platformlar önemli.

» Kendi şarkılarını yazan müzisyenleri gördükçe mutlu oluyorum ve sayı her geçen gün daha da artıyor. Siz de o isimlerden birisiniz. Bu üretim bolluğu sizi nasıl hissettiriyor?

Çok mutlu ediyor. Özgür hissetmekle alakalı. Özellikle kadın olarak aşkını, sinirini kendi üslubunla anlatabiliyor olmak kocaman bir özgürlük. Bunu başka herhangi birinin yönetmeksizin kendi adıma yapabiliyor olmam olağanüstü bir özgürlük. Herkesin sesi çıksın istiyorum. Yeter ki çıkıp birileri bir söz etsin. Ve bu söz etme özgürlüğü de hep olsun insanların elinde.

» 90’lardaki pop müzikte yapılan başarılı işler sanki alternatif müzik diye adlandırılan bir ruhla şimdi yapılıyor. En azından ben böyle hissediyorum. Sizce birkaç süre sonra tıpkı 90’ları pop müzikle andığımız gibi 2010’lu yılları da alternatif müziğin başarılı üretimleriyle anabilir miyiz?

Dediğiniz gibi bu dönemi bir kırılım olarak görüyorum ben de. İnsanlar başka bir şey buldular. Bunun da adı sanırım samimiyet. Ulaşılabiliriz çünkü. İnsanlar Twitter’dan bir şeyler yazabiliyor ve anında yazdığı o sanatçıdan bir geri dönüş alabiliyor. Diğerleri samimiyetsizdi demek istemiyorum ama şarkıcının ulaşılabilirliği arttıkça samimiyeti de artıyor. Elenenler kesin olacaktır. Şu anki kadar çok sayıda isim 10 yıl sonraya belki kalmaz ama ben çok büyük bir kısmının kalacağını düşünüyorum. İkinci albümümü yaptım. Ne kazanıyorum? Sizin gibi gözler kazanıyorum. Benim kazancım bu. Bununla yetinip bir albüm daha yapıyorum. Bu dönemde alternatif olarak adlandırdığımız tüm isimler müziği çok sevdikleri için müzik yapıyorlar. Ben müzikten yana umutluyum. Dar zamanlarda müzik kurtaracak bizi!

» Üretilen eserler içinden geçtiğimiz kötü zamanlara ait hikayelerin taşınması yönüyle de etkili olacak sanırım...

Moğollar’ı neden hala çok seviyoruz? Geçen hafta sahnede izledim ve hala ‘siyanürcü güle güle’ diyor. Evet bu isyan olmuştu ama bugün Soma’ya da uyarlayabiliyorsun. O şarkıyı bir şekilde yaşatıyorsun. Dedim ya, bir trans cinayeti görüyorsun ve onu şarkına koyup yaşatıyorsun. Şarkı yazmak, yaşadığının yüklerini üzerinden atmak belki ama o histen kurtulmak değil. Onunla barışmaktır. Ben bunu hatırlamak istiyorum, insanlar da bunu unutmasın diyerek bir şarkı yazıyorsun. Bence öyle bir misyonumuz da var.

son-donemin-sevilen-sesi-ezgi-aktan-senin-dilinde-savasamiyorsam-suc-mu-297026-1.

» Gece albümündeki şarkıların sizdeki karşılıklarını konuşalım mı sırasıyla?

Olur!

» Kapanın Elinde Kalıyorum: Çok sıkılmıştım. Bireysel anlamda kötü bir zamandan geçiyordum ve bu şarkını nakaratı çıkmıştı öyle bir anda. Kapanın elinde kalıyorum hakikaten diye düşünmüştüm. Şımarma ve delirme anında yazılan bir şarkı.

Bulanık: Geride bırakmak istediğim bir his için yazdığım bir şarkı Bulanık. Kendimi suçladığım ve kendimi dövdüğüm bir şarkı o.

Bambaşka: O benim yaşamadığım bir şarkı. İnsanlar yazın aşık olur ya, yazdı ve aşık olmuşsam diye hayal ettim ve bu şarkıyı yazdım. Oysaki benim yaz aşklarım olmuyor, uzuyor.

Sordum: Sordum döneme yazdığım bir şarkı. Herkes çok mutsuzdu. Ama benim de umut vaat edecek sözüm yoktu. Şarkının başına bakarsanız, umutlu sözler söylemeye çalışıp söyleyemediğimi de fark edersiniz. “Kötüyüz ve öyle, n’apayım!” şarkısı o.

» Neler oldu? En çok ne etkiledi sizi?

Yürürken insanların gözlerinin içine bakamıyorduk. Bir patlama oluyor ve yaşadığımdan utanıyorum. Evden çıkmaya korktuğum için utanıyorum ama eyleme gitmem gerekiyor. Gidiyorum, gazdan korktuğum için utanıyorum. Kendim için korktuğum için utanıyorum. Ben neden ölmedim diye düşünüp utanıyorum. Bölündük. Paranoyakça tacizkar tavırları görüp utanıyorum. Eteğimi gördü de ona kızdı, acaba onun için laf mı atacak diye tetikte geziyorum. Metroda insanlar birbirlerinin montlarına bakıyorlar. Sordum şarkısı o ruh haliyle yazdığım bir şarkıydı.

Gülmüyorum: Ben gülen ve güleç bir insanım. Hiç ağlamayan biri de değilim. İlk kez tanıştığım insanlar bu güleç tavrımla alakalı, ‘Hiç mi üzülmezsin? Hep mi gülersin?’ diye sorarlar. Bu duruma karşı isyanımdır Gülmüyorum şarkısı.

Gece: Eski bir şarkıydı. Kurtulduğum için çok mutlu olduğum bir aşkın dışa vurumudur. Aşk acısı şarkısı.

Bahar Geldi: Bahar Geldi’nin özel bir yanı var. Arkadaşımız Değer Deniz aramızdan vahşice alındı. Değer’i uğurlarken aklıma gelen bir şarkıydı. Değer’e hediye ettiğim bir şarkı.

» Kafanızda devamlı şarkılar mı çalıyor?

Ben şarkıları metroda, metrobüste, Mecidiyeköy Viyadüğü’nde yürürken yazıyorum. Hiç evde şarkı yazdığımı hatırlamıyorum.

Ah Sevgilim: İlk albümdeki ‘Sen’ şarkısının devamı o.

Hatırım Kalır: Ara Dinkjian’ı çok severim. Even If You Leave şarkısı vardır. Enstrümantal bir parça. Ben ona bir söz yazdım. Dinkjian’a bir e-mail attım ve o da şarkıyı verdi.

Suç mu?: Baştakilere kızdığım bir şarkı o. Senin dilinde savaşamıyorsam suç mu?