Sonbahar kitapsız olmaz
27.10.2017 07:59 YAŞAM
Havanın ne çok soğuk ne de sıcak olduğu bu güzel kırmızı yapraklı güz günlerinde elinizden düşürmek istemeyeceğiniz beş ayrı kitabı sizler için derledik

Ağaçların yapraklarını kızartıp döktüğü, yağmurun eksik olmadığı, hem kendine ait sıcak bir hüznü hem de tarifsiz bir huzuru içinde barındırır güz. Bu güzel mevsime en yakışan şeylerden biri de şüphesiz ki kitap. Biz de sizler için güz mevsiminde iç ısıtan 5 kitap derledik. Keyifli okumalar…

>>İstanbul İstanbul – Burhan Sönmez
“Bir çocuk karanlığa kalmış ve dar sokaklarda yönünü şaşırmışsa orası İstanbul’dur. Eski sevgilisini bulmak için maceraya atılan gencin, siyah tilki kürkünün peşine düşen avcının, fırtınada sürüklenen geminin, dünyayı bir elmas gibi avucuna almak isteyen prensin, boyun eğmemeye yeminli son isyancının, şarkıcılık hayaliyle evden kaçan kızın, para babalarının, hırsızların ve şairlerin vardığı kent İstanbul’dur. Her hikâye burayı anlatır.”

sonbahar-kitapsiz-olmaz-373362-1.

Pus dağıldıkça çoğalan renkleriyle, surları, kuleleri, kubbeleriyle İstanbul… Kırmızı bir şal, siyah bir hırka, Berber Kamo’nun dükkânı, Şerafet Bey’in saati, Küheylan Dayı’nın tabancası… Yerin üç kat altında, küçücük bir hücrede dört adam, titreyip kıvranarak hikâyeler anlatıyorlar birbirlerine. Kaygıyla ve kahkahayla… İstanbul’daki zamanı, geçmiş ve bugün diye ayırmak yerine, yeraltındaki ve yer üstündeki zaman diye ayırarak, anlatıyorlar. Burhan Sönmez, acının ve her şeye rağmen umudun yörüngesinde dönen bir kenti, büyük bir romanla yeniden yaratıyor.

İstanbul İstanbul... Demir kapının paslı sesi… “acıda herkes yalnızdır, sen de çözüleceksin...”

>>Kirliydi Kar – Georges Simenon
Polisiyenin en büyük ustalarından Georges Simenon’un, 20. yüzyıl edebiyatının başyapıtları arasında yer alan 1948 tarihli Kirliydi Kar adlı romanı, 2. Dünya Savaşı sırasında, işgal altındaki Fransa’da ayakta kalmaya çalışan 19 yaşındaki Frank Friedmaier’in suçla tanışmasını, kesif yalnızlığını ve iç dünyasını resmeder.

sonbahar-kitapsiz-olmaz-373363-1.

Annesi genelev işletmecisi olan Frank soğukkanlı bir gençtir. Kasvetli ve sonsuzmuş gibi gelen kış boyunca bir dizi suça bulaşan Frank, karaborsa, şantaj, hırsızlık derken geri dönüşü olmayan bir yolda sürüklenerek batağa saplanır, kendisini işgalci Alman askerleriyle bağlantılı organize bir olayın içinde bulur. Hapisteki sorgulamalar akıl oyunlarına, aklın ve bedenin dayanma gücünün sınanmasına dönüşür. Simenon, yavaş yavaş kendi sınırlarına ulaşan anti-kahramanı Frank aracılığıyla, suçlu bir insanın yıkıma doğru sürüklenen zihnine, varoluş kaygılarına ve savaşa ayna tutar.

>>Her Günün Derdi Kendine – Antonio Fusco
Uyuşuk Toscana şehri Valdenza sıra dışı bir cinayetle altüst olur.
Cinayet gerekçesinin ilk bakışta tutkudan kaynaklandığı düşünülür, ancak birbiriyle çelişkili pek çok durum, davayı üstlenen deneyimli Komiser Casabona’nın aklını kurcalar. Üstlendiği meslekte uzun yıllar geçirmiş olmanın verdiği duygusuz ve mesafeli tavrına rağmen güçlü bir sorumluluk duygusuna sahip Casabona anlamakta gecikmez: Bu cinayet, bir ölüm girdabının, akıldışı ve sıkı kuralları olan bir seri katil tarafından belirlenmiş tehlikeli bir oyunun sadece başlangıcıdır. Biri ona meydan okumaktadır ve Casabona’nın bunu kabul etmekten başka çaresi yoktur.

sonbahar-kitapsiz-olmaz-373364-1.

Komiser, başını döndüren iş arkadaşı Cristina Belisario’nun yardımıyla, olayları çözmeye çalışacak ve bunu yaparken, kendi eylemlerinin beklenmedik sonuçları karşısında insanın çaresizliğini derinlemesine düşünmesi gerekecektir.
Her Günün Derdi Kendine, Antonio Fusco’dan kaçırılmayacak bir roman. Komiser Casabona ise akıllardan çıkmayacak bir karakter.

>>Çelişki – Barış İnce
“Yanılmıştın… Zaten hep yanılırdın. O günden bugüne geçen yıllar boyunca tüm arzularımda yanıldın. Ömrüm boyunca sadece bir şeylere inanmak ve bağlanmak istedim dostum. Derinlemesine düşünmeden… Uzun uzadıya değil kestirmeden… Her beğenir gibi olduğu şeye ‘süper’ diyen beyaz yakalı gibi üstünkörü… Derinliğin caydırıcılığından ötürü… Misal kaçaklık gibi bir vasatı sevmek istedim, vasata sarılmak, vasatı koklamak istedim. Çabalarımızın ve çabalayanlarımızın imkânsızlığını bildim. Onları beceriksizliklerinden, başarısızlıklarından sarmak istedim.”

sonbahar-kitapsiz-olmaz-373365-1.

Doksanlı yılların sonu… Yolunu kaybetmiş bir ülke ve birçok benzeri gibi yaşadığı toplumla hesaplaşma çabasında yolunu kaybetmiş bir delikanlı. Çevresindeki herkes, her şeyin hızla değiştiğini düşünüyor; oysa yaklaşmakta olan esas değişime kendilerini hazırlamaktan başka bir şey yaptıkları yok. Seçim otobüslerinin masum duyguları solladığı yollarda, kavurucu Akdeniz güneşi altında kaçak bir hayat ne kadar sürdürülebilir. Ki, iyi bir yol arkadaşı yoksa. Çelişki, son yılların cesur kalemi Barış İnce’den zülfüyâre dokunan bir roman…

>>Bir Dostluk Masalı – Susanna Isern
Koca kuyruğu, çizgili sırt çantası ve sevimli yüz ifadesiyle etrafına neşe saçan Sincap, aynı zamanda çok da yardımseverdir. Bir sabah uyandığında kovuğunda gizemli bir mektup bulur ve telaşla yola koyulur.

Ormanda karşılaştığı hayvanlar peşi sıra Sincap’tan yardım isterler. Yol boyunca, Geyik Bey’in boynuzlarını çiçeklerle süsleyen, şevkle örgü ören kaplumbağa için yün yumak peşine düşen dostumuz kurda, dağ sıçanına, tilkiye, sansara, kurbağalara, nehirdeki balıklara derken neredeyse bütün orman sakinlerine yardımcı olur.
sonbahar-kitapsiz-olmaz-373366-1.
Peki ya bulduğu o esrarengiz mektup? Sincap asıl hedefine ulaşabilecek midir?

İspanyol yazar Susanna Isern ve illüstratör Marco Somà imzalı bu eğlenceli resimli kitap, dostluğu yücelten güçlü hikâyesinin yanı sıra ormanda geçen olağanüstü bir düşü andıran naif resimleriyle gözlere hitap ediyor.

Uçanbalık Yayınları etiketiyle raflardaki yerini alan Bir Dostluk Masalı, her yaştan okurun gönlünü çelmeyi başararak unutulmaz bir sevgi hikâyesi paylaşıyor.