Sorumsuzca harcayacak!
FİKRİ SAĞLAR FİKRİ SAĞLAR

RTE başta olduğu sürece, “hayretle” karşılayacağımız çok konu olacak. Aslında “şaşırmaya” gerek yok. Hani, “.....dir, ne yapsa yeridir!..” diye tekrarlanan bir söz vardır ya! Bu sözü en az 7 Haziran’a kadar söyleyeceğimiz açık!.. Tabii bugün yapılanları unutmamak adına çetele tutmayı ihmal etmeden.

Bilinmeli ki; seçim sonrası RTE’den yaptıkları için “hesap sormak” ülkenin geleceğini belirlemek için önemli atılım olacak.

•  •  •

RTE’nin istediği ve AKP’nin kayıtsız şartsız ona biat ederek yaptığı her iş, yasa, anayasa, devlet geleneği ve genel “ahlak dışı” taleplerden oluşuyor. Yaklaşan seçimler ve tekrar milletvekili olmak isteyen zaaf içindeki vekiller, buyrulan her konuyu düşünmeden yerine getirmeye çalışıyor. Onlar taleplerin, hukuk devletiyle bağdaşmadığının, yasalara aykırı olduğunun farkında bile değiller.

RTE de bu vurdumduymazlıktan yararlanıyor.

•  •  •

Geçen hafta, evrensel hukuk ilkelerini benimseyen, demokratik haklara uyan, eşitlik ve özgürlükler adına yurttaşının çıkarını düşünen, adil paylaşımı sağlayan ülkelerde görülmeyen bir olay Türkiye’de gerçekleşti. AKP, 92 yıllık Cumhuriyet’e yakışmayan bir zorlamayı karşımıza getirdi. Bu ülkede sağın en fanatiklerinin dahi düşünmediği bir saygısızlığı halkımıza karşı yaptı. Milletin vergilerini peşkeş çekti. “Örtülü ödeneğin” RTE tarafından kullanılmasına izin veren bir yasa çıkardı. Hem de dolambaçlı yollardan. Torba içine saklayarak.

•  •  •

Öncelikle söylemek gerekir.

Dünyanın hiçbir ülkesinde; “SORUMSUZLUĞU OLAN BİR SİYASETÇİYE ÖRTÜLÜ ÖDENEĞİ KULLANMA YETKİSİ VERİLMEZ!”

Bugüne kadar verilmemiştir. Anayasa’ya göre Cumhurbaşkanı sorumsuzdur. Bir tek “vatana ihanetten sorumlu tutulur.”  

Anayasa’nın 105. maddesi çok açıktır; “Cumhurbaşkanı’nın resen imzaladığı kararlar ve emirler aleyhine Anayasa Mahkemesi dahil, yargı mercilerine başvurulamaz” der.

Bu nasıl iştir;

“Sorumsuz bir kişiye devletin bütçesinden hesapsız para harcama yetkisi nasıl verilebilir!?“

Denilebilir ki, “Başbakanlığın kullandığı örtülü ödenek kurallara bağlıdır.”

Güzel, bu kuralları denetleyen kimdir?!

Denetleyeni olsa bile “ödenek” kullanıldıktan sonra “örtünün altına kolaylıkla saklanır” ve takibi zorlaşır.

Örneğin; “Çiller’in Parsadan’a partisi için örtülü ödenekten aktardığı para” gibi... Susurluk dosyasında; “silah alımı için aktarılan ancak hesabı verilemeyen milyon dolarlar!..” gibi...

Sorumlusu varken bile usulsüzlüğü yakalanamayan, dolayısıyla, yolsuzlukların “örtü altında” gizlenebildiği bir “ödeneğin”, şimdi, sorumsuz ve de taraflı bir kişinin eline bırakılması tehlikelidir.

Ayrıca ciddi şaibeler de taşıyacaktır.

•  •  •

Başka ülkelerden örnek veriliyor. O ülkelerdeki devlet başkanları anayasaları ve yasaları önünde sorumluluk taşıyor. Ayrıca kullandırılan fon ya da ödeneklerin sınırları ve etkin denetim mekanizmaları var. Nitekim hükümet işin farkında. Torbadan çıkardığı yasada Cumhurbaşkanlığı’na vereceği “örtülü ödeneği” başbakanlık bütçesi ve sorumluluğu altında gösteriyor.

Örtülü ödenekler; klasik olarak  ülke güvenliği, milli menfaatler, siyasal, sosyal ve kültürel amaçlarla kullanılır.

Bu amaçlar dışında ve ailesinin kişisel harcamaları ile siyasi partilerin idare, propaganda ve seçim ihtiyaçları için kullanılamaz.

•  •  •

Daha şimdiden RTE il il dolaşıp 400 milletvekili istiyor.

Bu milletvekillerini hangi parti için istiyor?!

Yani hangi parti için propaganda çalışması yapıyor?! Sır değil AKP adına yapıyor.

Anayasal suçtur bu!

•  •  •

Tüm siyasi partiler Yüksek Seçim Kurulu’nun takvimine göre hareket ederken, RTE AKP için kendi seçim takvimini uyguluyor.

YSK’ye sormak gerekir: Hukuk devletinde buna nasıl müsaade edilir? YSK seçimin tek hâkimi değil midir?

Üstelik Anayasa’ya göre Cumhurbaşkanı’nın tarafsız olması gerekmez mi?

•  •  •

Son bir vahim konuya daha dikkat çekmek istiyorum.

Cumhurbaşkanı’nın bu “ödeneği nasıl ve nerede kullanacağına” ilişkin düzenleme de sadece RTE’nin imzaladığı kararnameyle belirlenecek!..

Oysa eski yasada, “Örtülü ödeneklere ilişkin giderler, Başbakan, Maliye Bakanı ve ilgili Bakan tarafından imzalanan kararname esaslarına göre gerçekleştirilir ve ödenir” deniliyordu!..

•  •  •

Kısaca durum, “yağma Hasan’ın böreği!”

Bütçeden, keyfi bir şekilde, sorumsuz birisi, istediği kadar para harcayacak!

Ve kimseden ses çıkmayacak!

İçim acıyor!..

Bizim halkımız bu kadar vurdumduymaz mı?

Yoksa!..