Sosyalist zaferin önemi
DEFNE GÜRSOY DEFNE GÜRSOY
Fransız Sosyalist Partisi’nin La Rochelle’de düzenlenen yıllık “Yaz Üniversitesi”ne ilk kez katıldık.
Fransız Sosyalist Partisi’nin La Rochelle’de düzenlenen yıllık “Yaz Üniversitesi”ne ilk kez katıldık. Bu yılki “yaz okulu”nun önemi, 9 ve 16 Ekimde iki turda düzenlenecek cumhurbaşkanlığı adaylığını belirleyecek ön seçimden önce sosyalistlerin son büyük buluşması olması. Sosyalistler güçlü bir aday çıkartırsa, 2002’den beri iktidarı elinde tutan Sarkozy’nin giderek aşırıya kaymakta olan sağının sonunu hazırlayacak. Ve Mayıs ayında sol cumhurbaşkanlığını alır, ardından Haziran’daki genel seçimleri kazanırsa, giderek sağın sağına kaymakta olan Avrupa’da önemli bir kale kazanmış olacaktır. Fransa’da Sosyalist Parti, sol cepheyle birlikte (Sol Parti, Fransız Komünist Partisi ve Avrupa Ekoloji-Yeşiller) Avrupa’nın en güçlü ülkelerinden birinde iktidar olursa, diğer Avrupa ülkelerinde bunun yansımaları olacaktır. Örneğin Almanya’da, zayıflama emaresi gösteren Merkel’e karşı Yeşiller’in sağ kanadı kopabilir, Die Linke ile birlikte yeni bir sol zafere gidebilir. Keza Norveç’te ve İsveç’te, hatta İtalya’da sol güçlenebilir. Danimarka ise sınavı üç hafta sonra geçecek gibi görünüyor.

Gelelim Fransız sosyalistlerine... Altı aday adayı arasında Martine Aubry’yi desteklediğimi bu köşede yazmış, nedenlerini aktarmaya çalışmıştım. Kamuoyu araştırmalarına göre şu anda Aubry’nin tek rakibi, bir önceki parti birinci sekreteri François Hollande. Doğrusu Hollande’ın dişe dokunur bir aday olup olmadığı konusunda şüphelerimiz vardı. Ancak La Rochelle’de izlediğimiz kadarıyla, Hollande hitabetini oldukça geliştirmiş durumda. Mizah gücünü doğru kullanarak, henüz ikna edilmeyi bekleyen Fransızları peşinden götürebilecek kıvama gelebilir. Martine Aubry’nin temel dezavantajı olan sertliği, parti militanlarını biraraya getiren bu toplantıda oldukça azalmıştı. Ancak aday adaylarını seçecek parti militanları ve sempatizanlarının yaz okulu bittiğinde en çok Aubry’den yana meylettikleri kulağımıza fısıldanıyordu. 16 Ekim’de parti militanları ve sempatizanlarının belirleyeceği sosyalist cumhurbaşkanlığı adayı Hollande veya Aubry olursa, kamuoyu yoklamaları ilk turda Le Pen’i, ikinci turda ise Sarkozy’yi yenebileceklerine işaret ediyor.

Önümüzdeki 9 ay Fransa ve Avrupa için ne kadar önemliyse, aynı oranda Türkiye için de belirleyici olacak. Fransız sosyalistleri, La Rochelle’de parti olarak Türkiye’nin AB adaylığını desteklediklerini bize sözcüleri aracılığıyla tekrar teyid ettiler. Sarkozy’nin Türkiye karşıtı politikasından sonra, Almanya ile birlikte Avrupa’nın atardamarını oluşturan Fransa’nın resmi çizgisinin Türkiye yandaşlığına kayması nedense ülkemiz basınını pek ilgilendirmiyor. İlgilenenler ise yanlış bilgiler yüklüyorlar. Örneğin Euronews’un Türkçe sitesinde La Rochelle’deki Yaz Üniversitesi’nde “Sosyalistlerin Adaylarını Belirledikleri” belirtiliyor (http://tr.euronews.net/2011/08/27/fransiz-sosyalistler-adaylarini-belirliyor/). Fransız basınında günlerdir ana sayfadan tüm ayrıntıları aktarılan buluşmanın, aylar öncesinden ilan edilmiş “adayları belirlemek” için düzenlenmediğini anlamak için herhangi bir gazeteyi/siteyi okumak yeterli olacaktı. Fransa’da yaşayıp, böylesi ciddi yanlışlar yapmak da ancak bizlere mahsus olsa gerek...

Sol adaylar iki seçimi de kazanırsa, AKP hükümetinin karşısında Türkiye bakışı daha olumlu ve destekleyici bir Fransa çıkacaktır, doğru. Ancak La Rochelle’de adayların söylemlerine bakılırsa, AKP’nin liberal çizgisinden oldukça uzakta bir ekip yönetecektir ülkeyi. Devletin iç borcunu en zenginleri ve finansal işlemlerden elde edilen gelirleri vergilendirmek isteyen, nükleer enerjiden kademeli olarak çıkmaya hazırlanan, gençlerin işsizlik sorununa ağırlık veren, ekonominin büyüme oranını gemlemeyi amaçlayan bir sol iktidar Erdoğan’ı rahatsız edecektir. Üstelik Kürt sorununu iyi bilen, Ermeni soykırımını önemseyen, Kıbrıs krizinin çözümü için çaba sarfedecek bir sol iktidar Türkiye’nin AB çabalarını gerçekten görmek isteyeceğinden, AKP iktidarı kafadan Türkiye’yi reddeden Sarkozy’yi mumla arayacak hale bile gelebilir!