Söz sırası Cerattepelilerde: 7’den 70’e direniş!
06.09.2017 09:49 ÇEVRE

BURCU CANSU [email protected] @burcu_cansu

Cerattepe Direnişi’nde gencinden yaşlısına herkes tek yürek, “Mücadelemiz sürecek” diyor. Direniş ile yaşıt gençler, Murgul deneyimini yaşamış ve sevdiklerini kanserden yitirmiş yaşı 90’a dayanan Artvinliler neden madene karşı çıktıklarını anlattı.

Direnişle büyüyen bir kuşak var

soz-sirasi-cerattepelilerde-7-den-70-e-direnis-345972-1.
Direnişin önemli simgelerinden ve direniş içerisinde büyüyen Sercan Dede:
“Bu direniş Artvin’in 25 yıllık bir mücadele serüveni. Bu mücadele toplumsal bir mücadele olduğundan bütün gençler üzerinde yansımalarını görmek mümkün. Artvin’den başka gidecek bir yerimiz yok, Artvin’de yaşamak istiyoruz, en önemlisi de Artvin’i işgal ettirmemek istiyoruz. Artvin’de bir nevi hukuku ve bilimi yok sayarak maden işgali yapılmak isteniyor. Sadece madenle sınırlı da değil, bütün Artvin’i talan etmenin en başı Cerattepe’den geçiyor.

Artvinlilerin 25 yıldır sürdürdüğü kararlı direniş ile Cominco ve İNMET Maning gönderildi. Cengiz Holding gelene kadar önemli kazanımlar elde edildi. Cerattepe mücadelesinin toplumsal gücünü yansıtan en önemli şey, 241 günlük nöbet süreciydi. Tıpkı Gezi Parkı’nda olduğu gibi bir hayat yeşertti. Nasıl bir hayat derseniz farklı görüşlere saygı gösteren, toplum içerisinde ortak bir çıkar için bir araya gelen ve parayı değil de dayanışma kültürünü büyüten bir hayat. O nöbetler bizi gösterdi, güzelliği gösterdi, dostluğu, çevreciliği, dayanışmayı gösterdi. Bizim orada anılarımız var, kulübenin yıkılması bizim için çok üzücü. Cerattepe’nin direniş sembolüydü. Kulübemizi geri alacağız ve yeniden inşa edeceğiz.

Bombaların patladığı, insanların sokağa çıkamadığı, sokakların terörize edildiği bir süreçte Cerattepe bu iklimden sıyrıldı, bir umut oldu. Artvin’in Gezi’si Cerattepe direnişi oldu.

15 Temmuz madencilere yaradı
15 Temmuz sonrası atmosfer daha da zorlaştı. 15 Temmuz sonrasında yaratılan baskı ortamından sonra hem maden yandaşlarının sayısının arttı hem de sokakta rahatça yürümeye başladılar.

Toplumsal muhalefetin sıçrama yaptığı bir süreçte OHAL ilanı ve Artvin’de ikinci bir OHAL ile direnişi kırdılar. KHK’lar, açılan davalar ile şehir terörize edildi. Bir yandan da yukarıda çalışmalar aralıksız sürdürüldü.

Artvin’in sosyal dokusu da bozuldu. BMaden sosyal hayata da zarar verdi. Bütün bu yıkıma karşı mücadeleyi büyüteceğiz. Artvin’in köklü direniş tarihine sahip çıkarak, direnişi büyüteceğiz.

***

Mücadele sürmek zorunda

soz-sirasi-cerattepelilerde-7-den-70-e-direnis-345973-1.
Öğretmen Bilgehan Erdem:
“Kent insanı doğası ile sosyolojik yapısı ile şekillendiriyor. Burada doğa ile insan iç içe geçmiş durumda. Türkülerinizden, danslarınıza, hayat felsefenize kadar sizi her şeyinizle doğa şekillendiriyor. Doktor olan Seher ve Sıla sonrası neşe ablalar, bizler hep birlikte derneği kurduk. O zaman teknoloji bu kadar gelişmiş değildi, tatillerde Milli Kütüphane’ye gider, siyanür hakkında, dünyadaki madencilik hakkında bilgi toplardık. Sonra onları fotokopi çektirip buraya yolluyorduk. Seher ve Sıla onları büyük kartonlar üzerine onları yapıştırıp gazete haberleri ve el ilanları hazırlıyordu. Böyle bir oluşumdu. El ilanları, bültenler oluşturduk. Bizim mücadelemize en büyük keti 15 Temmuz vurdu. Umutsuz musunuz derseniz değilim. Eskiden her kalktığımda ilk yaptığım iş bir bardak su içip camdan dışarı bakıp nefes almaktı. Üzerimizden silindir gibi geçtiler. Bırakmayacağız, devam edeceğiz. Mücadele burada hep sürmek zorunda.”

***

Murgul’dan biliriz madeni

soz-sirasi-cerattepelilerde-7-den-70-e-direnis-345974-1.
Miyaser Şeyhoğlu
“Yeşil Artvin kalacak burası. Karşımızda dert yanacak kimseyi bulamıyoruz. Ömrümün genç yaşını Murgul’da geçirdim. Oradaki zehir burada akmıyor ama zehrin yarısı da zehirdir. Doğa mahvolmuştu, Murgul’da taşlar bile eriyordu. Aynısının burada olmasını istemiyorum. Sularımız, oksijenimiz kirletilmek isteniyor. Murgul’da yüzlerce arkadaşımızı kaybettik. Babam 50 yaşında zehirden mahvoldu. Murgul halkını susturmak kolay oldu. O zaman aklım ermiyordu ama şimdi aklım eriyor. Tahsilim yok, işçi emeklisiyim. İnsanlar hayvanlar gitti, karşılığında para verildi. Bir insanın canı kaça, ne kadar vereceksin? Bir karıncanın canını nasıl geri vereceksin? Nereye gidelim, kime söyleyelim derdimizi. Dereden serçeler içtiğinde ölürlerdi, burada sularımız ne duruma gelecek? Bizler nereye gideceğiz. Kendimden çok arkamdan gelecek genç nesle üzülüyorum. Her türlü mücadeleye varız bu kötülüğü Artvin’e yapmasınlar.”

***

Polisler evimize saldırdı

soz-sirasi-cerattepelilerde-7-den-70-e-direnis-345975-1.

Şubat 2016’daki polisin saldırısında elinde biber gazı kapsülü ile polise hesap sorarkenki fotoğrafı ile tanınan Hacı Ali Keklik
“40 doğumluyum, ikinci savaşta askerdim, 48 ay askerlik yaptım. Atatürk’ten bu yana bir sürü parti geldi geçti. Şubat 2016’da hastanenin önünü polisler kesti, her ağacın altında 10 polis vardı. evim hastanenin önünde, milletin önünü kestiler. Herkese gaz bombası attılar. Mezarlıkta bekleyen polisler evimize saldırdı. Evime 6 tane gaz bombası atıldı. Mermiyi aldım, polislere götürdüm, ‘Kim atabilir bunları’ dedim. Peşimden 5 gaz bombası daha atmışlar. Emniyet müdürü kameraya aldı. İçişleri Bakanı, Artvin’i kırın geçin demişti ya, onun dediğini mi yapıyorsunuz dedim. Hastanenin içine de gaz attılar. Hükümet halkına sahip çıkmazsa millet ne yapacak?”

***

Cerattepe için geç olmadan iktidar değişmeli
soz-sirasi-cerattepelilerde-7-den-70-e-direnis-345976-1.
CHP İlçe Başkanı İlyas Şahin
“Cerattepe direnişi burada bütün halk tarafından haklı bir direniş olarak kabul edildi. CHP’de bu direnişe her zaman destek verdi. Genel Başkanımız Kılıçdaroğlu da dahil olmak üzere CHP bu yaşam savunusuna destek verdi. Artvin halkı polis saldırıları ile deneyim kazandı, direniş büyüyecek. Mayıs 2013’te başlayan Gezi’de örgütsüz bir direnişti ve Taksim’i aşmıştı. Taksim’deki de doğayı savunmaktı buradaki de... Ülke genelinden yollara düşenlerin yolları kesildi, Samsun’dan Artvin’e gelmek isteyenler dahi GBT’lerle yıldırıldı. Hopa Cankurtaran Geçidi iki gün boyunca kapalıydı, Artvin’e girişler ve çıkışlar iki gün boyunca kapatıldı. Bu da şunu gösterdi ikinci bir Gezi’nin Türkiye’ye yayılmasından korktular. Burada bizim geçmişimiz var. Burası bizim geçmişten aldığımız miras değil, geleceğe devretmek zorunda olduğumuz bir emanettir. Madene destek verenlerin yaptığı çok ayıptır. Madenin etkileri doğada kendisini göstermeye başladı. Artvin halkı direniş ile daha önce iki şirketi gönderdi, Cengiz’de gönderilecektir.”

***

Artvin’in Haziran’ı Cerattepe direnişi
soz-sirasi-cerattepelilerde-7-den-70-e-direnis-345977-1.
Direniş içerisinde büyüyen gençlerden Onur Dede:
“Şubat 2016’ya gelene kadar gerginliğin olmadığı, insanların basit eylemlerle devam ettirdiği bir çevre mücadelesi vardı. Şubat 2016’da şirketin arabalarının gelmesi ile gerginlik oldu. Öncesinde halkın şiddet görmemesinden ötürü herkesin çoluk çocuk geldiği bir direniş vardı. O süreçte jandarmanın şirket arabaları ile ilk gelişinde bir kazanımımız oldu ve şirket arabaları jandarma ile birlikte aşağı inmek zorunda kaldı. Bu insanlara güven verdi. 255 gün süren bir nöbet sürecimiz başladı. Nöbetin 1-1,5 ayı çok yoğundu. Bugün doluyuz gibisinden nöbet sırasına yetişemiyorduk...

Artvin’e aydınlar, sanatçılar, taraftar grupları çok sayıda ziyaret gerçekleşirdi.

Gezi’yi İstanbul’da yaşamıştım, Artvin’in Haziran’ı Gezi’si Cerattepe oldu. Artvin kendi gezisini yaşattı. İstanbul için Gezi neyse Artvin için Cerattepe onun çok çok daha fazlasıydı. Gençlerin birçoğu da ilk defa polis şiddeti ile tanıştı.

Siyasetler üstü birlikteliğe tanıklık ettik. Farklı görüşlerin bir arada olmasının sebebi birazda beşeri ilişkiler. Üniversiteyi ayrı tutuyorum. Keskin bir ayrım burada hissedilmezdi. MHP’liler, AKP’liler, CHP’liler... Aynı beşikte büyüyen çocuklarız hepimiz. Akşam birlikte oturduğumuz insanlar birdenbire AKP’li olduğunda da ilişkiler hemen bitmedi. Toplantılarda da maden istemediklerini onlar da ifade etti. Bugün bunları yaşamamızın sebebi ise AKP’dir demiyorlar. O topa hiç girmiyorlar. Bu siyasi mesele değildir deseler de bu siyasi bir mesele.

Sağ kesim bu iş bitti dese de bizler diyoruz ki diğer şirketler de geldi ve gitti. Çevresel etki çok çabuk başladı. Ormanın içinde hafriyat var, dereler kirlendi, ağaçlar kesiliyor, bunları herkes görecek. Artvinliler için yerin üstü altından daha değerli. Buraya sadece Artvin’e gelmek için gelirsiniz, yol üzeri bir şehir değil. Hukuk yolları da kapandı biz direneceğiz ve kazanacağız. Buranın maden şehri olmasına izin vermeyeceğiz.”

***

Direnişçi Erzade Nine: Vazgeçmeyeceğiz

soz-sirasi-cerattepelilerde-7-den-70-e-direnis-345978-1.

Erzade Yalçıntaş:
“Ben Artvin’de yaşıyorum. 94 yaşındayım. Doğamız güzel, dağlarında bin bir türlü ilaç deposu var, bütün turistler çiçekleri toplayıp götürüyor. Babamın amcası da doktordu, burada sağlık ocağı kurulana kadar doktorluk yapardı. Tüm Artvin’i dağlardan topladığı bin bir çiçekle iyileştirirdi. Ben doğayı böyle gördüm. Doğamızı kirletmesinler, memleketimizi çöle çevirmesinler, suyumuzu kirletmesinler, balıklarımızı öldürmesinler, arılarımızı söndürmesinler, ormanlarımızı kaybetmesinler... Sonuna kadar mücadele etmeye razıyım. Ellerini vicdanlarına koysunlar. Çok üzgünüm. Bu doğaya kıyılır mı hiç, kıyılmaz.”