Stamford Bridge; Matthew Harding’in hikâyesi…
ZİYA ADNAN ZİYA ADNAN

Geçen hafta Avrupa arenalarında oynanan maçlarda, Manchester derbisinde 75.272, Schalke 04 – Bayern Münih maçında 62.271 taraftar. Dönüyorum bizim Kurşunlu Süper Lig’e, dokuz maçtaki toplam taraftar sayısı 73.752... Türk futbolunun en önemli sorunu budur kanımca, ülkenin dört bir yanına stat yapsan ne yazar, o statları dolduramadıktan sonra…

Bizim futbol fakiri coğrafyadaki boş statlar meselesini başka bir yazıya bırakıp, futbolun keyif verdiği, maç günleri taraftarların statlara akın ettiği topraklara bakalım…

Yaz güneşinin yerini güz mevsimine bırakmaya başladığı zamanlarda, bir cuma akşamı maçında Chelsea’nin Stamford Bridge Stadı... 1877 senesinden beri Batı Londra’nın zenginler kulübüne ev sahipliği yapıyor 41.663 kapasiteli o tarihi futbol mabedi, Premier Lig’in en büyük 8. stadı. Henüz çalışmalara başlanmamış olsa da, yakın gelecekte stadın kapasitesi 60 bine yükseltilecek. 70’li senelerde Steve McQueen ve o zamanların güzel aktrisi Raquel Welch de tribünlerin müdavimleri arasındaymış. Ada futbolundaki holiganizm illetinin futbol sahalarını kana buladığı 80’li yıllarda, o zamanların sevimsiz başkanı Ken Bates, taraftarların sahaya girmesini engellemek için sahayla tribünlerin arasını elektrikli tellerle çevirmiş, ancak federasyonun itirazı sonucu hiç kullanılmadan kaldırılmış bu teller. Sonraları bu fikrin ilham kaynağının eskilerde sahip olduğu sığır çiftliklerinden geldiğini söylemiş dahi (!) başkan. Eh, taraftara bakış açısı bu olunca pek sevilmemiş olmasına da şaşırmamak gerek. Stattaki bir tribünün adı 1996 senesinin Ekiminde, bir helikopter kazasında hayatını kaybetmiş olan kulüp yöneticilerinden Matthew Harding’in adını taşıyor. Bu vesileyle ölümünün 20. senesinde yâd edelim Chelsea sevdalısını…

26 Eylül 1953 tarihinde West Sussex bölgesinde dünyaya gelmiş. 70’li senelerde sigortacı olarak başladığı Benfield, Lovick & Rees şirketinde kısa sürede yükselerek iş dünyasında sivrilmiş. 1980 senesine gelindiğinde şirketin büyük ortaklarından biri olarak İngiltere’nin en zengin yüz iş adamı arasında yer alıyormuş. 1994 senesinde başkan Bates’in ısrarı sonucu çocukluğundan beri sevdalısı olduğu Chelsea’nin yönetim kuruluna kulübe 26,5 milyon Sterlin hibe ederek katılmış. Ancak ilerleyen zamanlarda Bates ile ters düşünce kulübün yönetim kurulundan ihraç edilmiş…

O yıllarda kendisi gibi Chelsea sevdalısı arkadaşlarıyla deplasmanlara arabası ile giderlermiş. Zaman içinde araba yerine helikopter kullanmaya karar vermişler, ancak Bolton Wanderers deplasmanı dönüşünde helikopterin elektrik tellerine takılması sonucunda iki arkadaşıyla birlikte hayatını kaybetmiş. Bates, Harding’in ölümünden sonra bile husumetini sürdürürken, onun başkanlığı bırakmasından sonra kulüp yönetimi stadın bir tribününe Harding’in adını vermiş…

• • •

Cuma akşamı oynanan maçta, geçen sezonunun hüsran takımları o eski futbol mabedinde karşı karşıya. Zaman içinde nasıla da değişmiş her şey. 80’li senelerde biri Ada futbolunda esip kükrerken, diğeri asansör takım görüntüsünde düşmeler ve çıkmalarla geçen zamanları yaşardı…

Bu sezon Premier Lig’de oynadığı ilk dört maçta 10 puan toplamış Conte’nin takımı, yenilgisi yok. Takımın en göze batanı dört maçta dört golü bulunan Diego Costa. Bir de agresifliği yüzünden gördüğü gereksiz kartlar olmasa! Liverpool ise ofansta iyi, savunmada kötü. Dört maçta 9 gol atıp 7 gol yemişler. 2016 senesinde oynadıkları lig maçlarında 50 gol kaydetmişler. Geçen sezon bu statta 3-1 kazanmış deplasman takımı. Chelsea evinde Liverpool’a karşı oynadığı son dokuz maçın sadece ikini kazanabilmiş. Teknik direktör Antonio Conte çalıştırdığı takımlarda 2013 senesinin Ocak ayından beri evinde yenilmemiş; evinde aldığı en son mağlubiyet Juventus’un başında olduğu zamanlarda Sampdoria karşısında.

Ev sahibi Chelsea savunmada sakatlığı bulunan Terry’nin yerine David Luiz ile başlıyor maça. İlk dakikalarda topa daha çok sahip olan Liverpool… Sturridge, Wijnaldum, Coutinho çok hareketli bu dakikalarda. 17. dakikada golü buluyor kırmızılı takım, Coutinho’nun ortasına arka direkte rahat vuruyor Dejan Lovren: 1-0. Liverpool formasıyla bu onun ligdeki ilk golü. Chelsea savunması duran toplarda Terry’nin yokluğunu hissediyor. Golden sonra savunmasını kalesine daha yakını oynatıyor Chelsea, Liverpool ikinci gol için saldırıyor. 36’da Jordan Henderson ceza sahasının dışından mükemmel vuruyor, kaleci Courtois çaresiz izliyor doksana giden topu. 2-0. İlk yarı Liverpool’un üstünlüğü ile tamamlanıyor.

İkinci yarıya istekli başlıyor Chelsea. Liverpool’da 58’de sakatlanan Sturridge’in yerine Origi sahada. Liverpool’un golcüsü son başladığı son 12 deplasman maçından sadece dördünde 90 dakika sahada kalabilmiş. 61’de Nemanja Matic, Hazard’ın pasıyla soldan hareketleniyor ve ceza sahasında bekleyen Costa’ya mükemmel çıkartıyor topu, Costa da nefis tamamlıyor: 1-2. 80’de Origi’nin kafa vuruşunu mükemmel çıkartıyor Courtois. 83’de üç oyuncu değiştiriyor ev sahibi: Willian, Matic ve Oscar’ın yerine Moses, Fabregas ve Pedro sahada. Ancak Conte’nin hamlesi sonucu değiştirmiyor ve Jurgen Klopp’un öğrencileri bir kez daha kazanıyor Stamford Bridge Stadı’nda. Chelsea ligdeki ilk yenilgisini alırken Liverpool’un yükselişi sürüyor…

Dipnot: Tarık Akan gençlik yıllarımızın neşesi, sevgisi, romantizmi, güzelliğiydi. Bizim neslin kızlarının ilk aşkı, gülen gözlü Ferit’iydi. Şimdi biraz daha eksildik, mekânı cennet olsun…