Süheyla Artemel, bir Türk hümanisti gitti
12.05.2018 01:17 GÜNCEL

PROF. DR. MARTIN VIALON

Son elli yılın en önemli Türk entelektüel ve eğitimcilerinden olan Profesör Dr. Süheyla Artemel, 1 Mayıs 2018 günü vefat etti. Avukat Ali Doğan Artemel (1924 – 1999) ile evliydi, ardında, Boğaziçi Üniversitesi’nde Fikri Mülkiyet Hukuku öğreten oğlu Yard. Doç. Dr. Mehmet Nafi Artemel’i bıraktı.

Süheyla Hanımın birçok eski öğrencisi, meslektaşı ve dostu ani ölümüyle sarsıldı. Onu, sağlam bir hümanist ve göç edebiyatı da dahil İngiliz ve Karşılaştırmalı Edebiyatın ilham veren bir öğretmeni olarak anacağız. Türk ve yabancı, genç nesilden bir sürü akademisyeni gerek hür ve hoşgörülü karakteriyle, gerek kültürel birikimiyle gerekse uluslararası ve yerel araştırma projelerine olan gayretleriyle desteklemiştir. Süheyla Hanım, sorumluluk eğitimi ya da bir insanın manevi kapasitesini, kalbini ve duygularını, göz önünde bulundurarak anlama gibi konularda her zaman muhteris oldu. Son yirmi yılını Boğaziçi Üniversitesi sınırları içinde bulunan İslami-Alevi Nafi Baba Tekkesi’nin kurulması ve Alman göçmen filolog, ressam, şair Traugott Fuchs’un (1906-1997) arşivini bir araya getirw mekle geçirdi.

Artemel 6 Aralık 1930 yılında eski Pera’da doğdu; hekimler, avukatlar ve mühendislerle dolu Alevi bir ailede büyüdü, İngiliz Kız Lisesi’nde okudu, 1940ların sonlarında Halide Edip Adıvar (1884 – 1964) ve Mîna Urgan (1915 – 2000) danışmanlığında İstanbul Üniversitesi, İngiliz Dili ve Edebiyatı bölümünde okudu. Doktora çalışmasını The idea of Turkey in the Elizabethan period and the early 17th century with special reference to drama başlığıyla Durham Üniversitesi’nden 1966’da kazandı. Artemel, akademik kariyerine Boğaziçi Üniversitesi’nde başladı, 1997 yılında buradan emekli oldu. Sonrasında İSTEK Vakfı kurucusu Bedrettin Dalan ve Yeditepe Üniversitesi Rektörü Ahmet Serpil’in (1944 – 2013) davetiyle burada, İngiliz Dili ve Edebiyatı bölümünü kurdu. Bölümün kurucusu olarak 2011 yılına dek bölüm başkanlığı görevini devam ettirdi, ayrıca 2002 – 2005 tarihleri arasında Fen Edebiyat Fakültesi Dekanlığı görevinde de bulundu. Nedret Kuran Burçoğlu, Cevat Çapan, Saffet Babür ve Ahmet T. İnce ile birlikte fakültede huzurlu ve verimli bir çalışma ortamı sağladı; Türk, Romen, Amerikalı, İngiliz ve Alman akademisyenlerinin çok yönlü öğretim ve akademik çalışma yöntemlerini destekledi.

Artemel kendi karşılaştırmalı ve felsefi yöntemini arkadaşı Traugott Fuchs’tan esinlenerek elde etmiştir. Fuchs, Atatürk’ün laik reform projesi kapsamında Almanya’dan gelen Leo Spitzer (1887 – 1960) ile Erich Auerbach’ın (1892-1957) asistanlığını yapmıştır. Süheyla Hanım onlardan dilbilim, psikolojik, kültürel yahut dini anlamlarını belirli bir tarihsel döneme özgü hale getirmek için tek bir üslup olgusunun seçilmesine dayanan hermeneutik yaklaşımı öğrenmiştir.

Atatürk’ün laikleştirme sürecine dönük röportajların olduğu bir kitapta Deutsche Akademie für Sprache und Dichtung (Göttingen: Wallstein Verlag 2011, p. 65-82), Artemel kendisinin birçok kez Romans filolog Süheyla Bayrav’ın (1914 - 2008) evine davet edildiğinden bahseder. Auerbach’ın varisi olan Bayrav, yetenekli öğrencilerin Ahmet Hamdi Tanpınar (1901-1962), Adnan Benk (1922-1998), Sabahattin Eyüboğlu (1908-1973), Berna Moran (1921-1993), Güngör Dilmen (1930-2012) ve Turan Oflazoğlu (1932-) gibi Türk entelektüellerini dinleyebilmeleri için bu tıp ev toplantıları düzenlerdi. Edebiyat okurları çok iyi bilirler ki, Bayrav’ın 1958’deki İstanbullu entelektüel çevresinden olan Tanpınar’ın Günlükler’inde Artemel’den “küçük Süheylâ […] çok şirin” diye bahseder (Günlüklerin Işığında: Tanpınar’la Başbaşa, İstanbul: Dergâh Yayınları 2007, p. 126).

Süheyla Artemel’in İstanbul vatandaşı olarak Avrupai entelektüel görüşünü özleyeceğiz. Artemel, kardeşliğin, sevginin ve iyiliğin hiçbir zaman sınırı olmadığına inandı. Süheyla’nın en önemli yorumlarından olan Doğu ile Batı’yı Panteizm fikirleriyle birleştirmesi, Nature and Mysticism in the Poetry of Henry Vaughan, Yunus Emre and Nesimi (Boğaziçi Üniversitesi Dergisi, 1978, Vol. 6, p. 27-45) kitabında yer alır. Tarihi Rumeli Hisarı’na işlenmiş lükse kaçmayan, basit bir yaşam tarzını benimseyen Süheyla Artemel, kültürel ve sosyal adalet arayan diğer Türk entelektüelleri gibi terk edilmişliği deneyimledi. Baskılanan sınıfların ve azınlıkların acı gerçeğine her zaman yakın hissetti kendini, muazzam bir öğretmen olarak hayattaki etik düsturu Sufizmden aldığı kanaat ile hep savundu: “İyiyi yap Kötüyü reddet.”

*Prof. Dr. Martin Vialon 2000-2013 yılları arasında Yeditepe Üniversitesi’nde Karşılaştırmalı Edebiyat ve Felsefe Bölümlerinde ders vermiştir.