Suriye ve sol alternatif!
İBRAHİM VARLI İBRAHİM VARLI

Suriye’deki olaylar üçüncü yılına girdi. Geride kalan iki yılda Suriye belki de yakın tarihin gördüğü en kirli savaşa sahne oldu. Birkaç günde yıkılacağı varsayılan Şam rejimi kapalı kapılar ardında yazılan onca senaryoyu boşa çıkararak olanca gücüyle yerli yerinde duruyor. Onlarca ülkeden on binlerce cihadistin akın ettiği ülkede muhalifler verilen tüm desteğe rağmen istediklerini elde edebilmiş değil.

Kriz ise derinleşerek sürüyor. Muhaliflerin çatı kuruluşu Ulusal Koalisyon’un ise bugün İstanbul’da başbakanını seçmesi bekleniyor. Fransa ve İngiltere muhalifleri silahlandırmak için Birlik üyesi ülkelerin direncini kırma uğraşısında. Şu an için istediklerini elde edebilmiş değiller. Pentagon, Ürdün’deki kamplarda silahlı gruplara eğitim vermeye başladı.

The Daily Star Sunday, İngiltere’nin Suriye yönetimine karşı savaşan silahlı militanlara yardım etmek için Afganistan’daki SAS komandolarını Suriye’ye kaydıracağını yazdı. Daily Telegraph bu özel birliklerin daha önce de Cameron’un görevlendirilmesiyle Libya saldırısına katıldıklarını, muhaliflerin Trablus’a girmelerine yardımcı olduklarını hatırlattı.

• • •

Kanlı bir vekalet savaşına sahne olan ülkede yaşananların mahiyetine dair kafa karışıklıkları ise sürüyor. Özellikle de sol çevreler içerisinde. Avrupa Sol Partisi ve ÖDP’nin hafta sonunda İstanbul’da düzenlediği “Suriye, Emperyalist Müdahale ve Barış. Sol Bir Alternatif Yaratmak Mümkün mü?” başlıklı iki günlük konferansı bu kafa karışıklığını bir kez daha ortaya çıkardı.

Konferans, zamanın ruhuna uygun “özgürlük” ve “demokrasi” gibi kavramlarla meşrulaştırılmaya çalışılan emperyalist müdahalenin bir hayli taraftar bulduğunu görmemize yol açtı.

Avrupa’dan, Suriye’den, Türkiye’den çok sayıda siyasetçi, akademisyen, gazeteci, ve aktivistin katıldığı panel verimli tarışmalara sahne oldu. Farklı siyasi duruşlara sahip katılımcıların birçoğunun söylediklerine katılmasak da özellikle Suriye Devletini inşaa Akımı’ndan Anas Joudeh ve Suriyeli Kadınların Barışı Grubu Nesreen Hasan gibi konuşmacıların içerden aktardıkları önemliydi. Keza Avrupa solunun olaylara yaklaşımını öğrenme imkânımız da oldu. İyi de oldu. Irak işgaline karşı sokağa çıkan Avrupa solunun neden Libya ve Suriye saldırılarına karşı tepkisiz kaldığını Fransa Sol Cephe’den Alain Billon’un ağzından dinlememize vesile oldu konferans.

• • •

Sol içerisinde Ortadoğu ve bölgede yaşananlara dair bir duyarsızlık ikliminin ve ciddi bir ayrışmanın hâkim olduğunu söylemek acı ama gerçek. Konferans bu iklimin ortaya çıkması için de bir platform oldu. Kendilerini solda tanımlayan katılımcıların sınıf indirgemeci yaklaşımının yol açtığı bakış açısı derin bir hayal kırıklığı yaratmadı değil. Muhaliflerin talep ve amaçlarını, kimlerle ittifak ilişkisine girdiklerini dikkate almadan yapılan yorumlar yaşananları devrim olarak görmek gerektiğine kadar vardırıldı.

Tüm tartışma ve fikir ayrılıklarına rağmen konferans bir hayli yararlı oldu. Öncelikle solun Suriye konusunda henüz bir alternatif üretmekten uzak olduğunu gösterdi. İkincisi uluslararası ilişkileri okumada ‘sınıf indirgemeci’ tavrın yol açtığı handikapları ortaya koydu. Üçüncüsü ise bir takım sol çevrelerin emperyalizm, hegemonya ve devrim okumalarını yeniden gözden geçirmelerinin zaruriyetini ortaya çıkardı. İyi okumalar!