Suudi Krallık’ta Vatikan ve ABD onaylı değişiklikler
MUSTAFA K. ERDEMOL MUSTAFA K. ERDEMOL
Krallığı yönettiği kesin olan Veliaht Prens Muhammed bin Salman’ın “Ilımlı İslam’a geçeceğiz” sözleri de onlarca prensi tutuklatması da sadece ülke içi dinamiklerle ilgili değil

Yolsuzluğa karşıymış gibi gösterilmesine aldanılmasın, bu düpedüz bir aile içi iktidar kavgası. Krallığı artık fiili olarak yönettiği bilinen Veliaht Prens Muhammed bin Salman bir süre önce başlattığı bu kavgayla yapmayı düşündüğü tasfiyenin sınırlarını genişletiyor.

Bunu yaparken kendi kamuoyu ile dış dünyaya vereceği mesajları çok iyi seçtiği de dikkatlerden kaçmıyor. Son prens tutuklamaları için “yolsuzluk” dediğinde buna Suudi kamuoyundan itiraz edecek kimse çıkar mı? Bu ayrıca yeni bir olgu mu? Ya da “Ilımlı İslam’a geçiyoruz” dediğinde batı dünyasından karşı çıkacak olan var mıdır? Tasfiyeleri bu mesajlarla gizlemek Veliahtın en becerikli yanını oluşturuyor.

Şunlar rastlantı mıdır peki?
26.10.2017 tarihli BirGün’de değinmiştim, Sahve imamlarının tutuklanması ile başlayan bir temizlik operasyonu vardı Suudi Arabistan’da. Bunlar El Kaide’ye esin kaynağı olmuş görüşlere sahip, aslında El Kaide’nin eylemlerini reddeden din adamlarıydı. O zamandan beri başlayan bir süreç var ülkede. Şimdi Veliaht Prensin geçen hafta “Ilımlı İslam’a geçiyortuz” demesinden çok kısa bir süre önce yani eylül ayında şu yaşananlar rastlantı mıdır?

Rabıta yani İslam Birliği, Suudi Arabistan’ın ülke dışında faaliyetleri de olan en tanınmış kurumu. 18 Eylül 2017 tarihinde New York’da “ABD ve İslam Dünyası Arasında Medeniyetler Etkileşimi” adıyla uluslararası bir konferans düzenledi. Bu konferansa dünyanın tüm ülkelerindeki İslami kurumların temsilcileri ile onların ABD’li mevkidaşları katıldı. Konferans iki gün sürdü. Burada “ABD ve İslam Dünyası arasındaki kültürel katkı, dünya barışının geliştirilmesinde İslami katkı, ABD’de Müslümanlar, Dini özgürlüklerin istihdamında entelektüel eğilimler, ABD ile Müslüman dünyası arasındaki bilgi iletişimi, Sivil toplum ve insanlık, ABD ile Müslüman dünyası arasındaki karşılıklı kültür alışverişi” gibi konular ele alındı. Konferansta çok sayıda Hıristiyan, Yahudi din adamı da vardı. Rabıta Genel Sekreteri Dr. Muhammed el-İsa, birliğin konferansı düzenlemedeki amacının, İslam medeniyetinin diğer uygarlıklara öncü olan tarihsel tecrübesini hatırlatmak olduğunu açıklamıştı. Genel Sekreter’in konferansta yaptığı konuşmada en çarpıcı ifadesi, Suudi Arabistan’ın, “radikalizm ve terörle ideolojik ve askeri olarak mücadele etmeye hazır olduğunu” söylemeseydi. El- İsa, Suudi Arabistan’ın bu bağlamda küresel bir platform haline geldiğini, ABD Başkanı Donald Trump ve bir grup ABD’li politikacı, entelektüeller ve medya mensuplarının huzurunda Dünya Radikalizmle Mücadele Merkezi’nin açılışının yapıldığını belirtti. Veliaht Prens Mumahhed bin Salman’ın “Ilımlı İslam’a döneceğiz” demeden önce ABD’deki bu toplantıyla gerekli yerlere mesaj ulaştırdığı, onay aldığı çok net. (Haberin detayları için bknz; https://turkish.aawsat.com/2017/09/article55358146/new-yorkta-abd-islam-dunyasi-arasinda-medeni-iletisim-konferansini-duzenliyor).

Rabıta Genel Sekreteri ile Papa görüşmesi
Bu konferansın üzerinden birkaç gün geçtikten sonra Rabıta Muhammed el-Îsâ Vatikan’a gidip Papa ile görüştü. Görüşmede ikilinin “barış ve uzlaşı” üzerinde konuştukları belirtiliyor. Özellikle, Vatikan ve İslam alemi arasında karşılıklı barış içinde yaşama ve sevginin yayılması konularında işbirliği sağlandığı da belirtiliyor. Eş Şarl el Awsat gazetesinde yer alan haberde “Papa Franciscus terör eylemlerinin İslam’la ilgisi olmadığını, tüm dinlerde aşırıya kaçanların bulunduğunu söylemişti. Dr. Muhammed el-İsa, Papa Franciscus’un aşırılık ve şiddetin İslam ile ilgisi bulunmadığı yönündeki açıklamalarını takdir ettiğini dile getirdi” deniliyor. (Haberin detayları için bknz; https://turkish.aawsat.com/2017/09/article55358715/vatikanda-baris-uzlasi-bulusmasi)

11 Eylül saldırılarında yaşamını yitirenlerin ailelerinin Suudi Arabistan hakkında da dava açabilmesine izin veren Obama yönetimi sırasında, krallığın ABD’deki mal varlığının dondurulması tehlikesi Trump’ın başkanlığa seçilmesiyle atlatıldıktan sonra Prens Muhammed bin Salman, aile içi temizliği ABD Başkanı’nın da tam desteğiyle yapacak. Çünkü bazı prenslerin, seçim kampanyası sırasında Trump karşıtı açıklamaları olmuştu.

Yani Muhammed bin Salman, “Ilımlı İslam’a geçiyoruz” demeden önce Vatikan’ın, Prenslerin tutuklanması dahil aile içi tasfiyede ABD’nin tam desteğini almış durumda.