-Reklam-
Anasayfa YEŞİL BİRGÜN Suyun zekâ ve bekayla imtihanı

Suyun zekâ ve bekayla imtihanı

Konuk Yazar: Erol KESİCİ*

Su, yerine başka bir şeyin konulamadığı, tek üretim yeri doğa olan, yeryüzündeki en yaygın ve en hayati maddelerden biridir. Su haktır. Bu hakkı, yönetmeye çalışanlar suyun yok edilmesine göz yummuş durumda.

Ülkemizde; su HES, kuyu, gölet, baraj yapımındaki aşırılıkla adeta bile isteye yok ediliyor. Sulak alanlar koruma altında olmasına rağmen doldurularak yapılaşma işgali altına sokuluyor. İnsan ve diğer canlıların kullanabileceği tatlı su kaynaklarının yüzdesi ise sadece %0,3 tür. İşte bu yüzden ülkemizde son 50 yılda 6 kentte 36 göl tamamen kurumasına (Akşehir, Avlan, Eber…)14 gölün de kuraklık tehlikesi altında ( Eğirdir, Burdur, Kovada) olmasına şaşırmamak ve buna öfkelenmek lazım…

İlginizi çekebilir:  Çizgili sırtlanı köpeklere parçalatan kişilere para cezası

Toprakların plansız kentleşmeyle betonlaşması, suyun korunmasına yönelik olmayan uygun tarımsal uygulamalar, ormanların giderek azalması ve kirlilik yoluyla ekosistemlerin bozulması; temiz suyun da dâhil olduğu, çevrenin ekosistem hizmetleri sağlama kapasitesine zarar veren başlıca nedenlerdir. Türkiye’de son 20 yılda kişi başına düşen su miktarı 4 bin metreküpten 1330 metreküpe inmesi bizim ülkemizin de su kıtlığı çeken ülke olduğunun göstergesidir.

Geleceğin savaş nedeni

Dünyadaki akiferlerin (ekonomik olarak önemli miktarda suyu depolayabilen ve yeterince hızlı taşıyabilen geçirimli jeolojik birimlerdir) yaklaşık yüzde 30’u aşırı kullanım yoluyla tahrip edilmekte ve yer altı suyu kaynakları da azalmakta.

Bilimin öngördüğünden uzak bir şekilde kullanıldı su. Suyun güvenliğini düşünmeyen eğitim ve ekonomi politikaları sonucunda su krizi yaşanmaya başlandı. İklim değişikliği de tuz biber oldu. Suyun önemi hakkında sadece yazılar yazıldı, analizler yapıldı. Çünkü suyun hali neyse hayatınki de odur. Nasıl mı?

Sağlığın, gıda güvencesinin, ekonomik gelişmenin ana kaynağını sağlayan bu inanılmaz bileşiğe dikkat çekmek, anlamak ve farkındalık uyandırmak adına suyla ilgili şu gerçeği hatırlatalım: Dünyadaki suyun sadece yüzde biri kadarı insanların kullanımı için uygundur.

Dünya Sağlık Örgütü, “Temel hijyen ve gıda hijyeni gibi ihtiyaçlarını karşılamak için günde kişi başına yaklaşık 18 litre su düşmektedir” diyor. Her on beş saniyede Dünyada yaklaşık 1 milyar 800 milyon insan; atık su kullanımı sonucu ortaya çıkan hastalıklarla (kolera, dizanteri, tifo ve çocuk felci) karşı karşıya kalıyor.

Su yoksa ekonomi yok

“Kimin kimi yiyeceğine su karar verir” der Afrika atasözü. Yakın gelecekte, uluslararası bir silah değerini alması söz konusu. Çünkü, Amerikan Ulusal İstihbarat Müdürlüğü’nün raporuna göre, “Dünyada içme suyu kaynakları, 2040 yılına kadar küresel talebe cevap veremeyecek duruma gelecek. Dolayısıyla 2020’den sonra su savaşları yaşanabilir.”

Suyun kullanımı, bekası da zekâmızla ilgili.

Ne yapmalı?

Ekosistemlerin korunmasında karar verme yetkisine sahip olanların ve planlamacıların ekosistem temelli yönetim biçimini benimsenmesinin uzun vadeli sürdürülebilirliğin sağlanması için kilit rolde olduğu bir gerçek. Bütün kentlerde, göller-su kaynakları için su bütçemizi yapmalı, az veya yetersiz su durumuna göre alınacak önlemleri mutlaka uyulmalı.

İlginizi çekebilir:  Büyük barajlara teşvik kıyağı

Yağmur sularının kanalizasyon sularına karışımı engellenerek yağmur suları depo edilmeli. Atık su üretiminin azaltılması ve yeniden kullanılmasının artırılması hedeflenmeli. Hızla azalan su kaynaklarının insanlık için çok önemli olduğu kabul edilmeli. Atık suların uygun arıtma işlemine tabi tutularak arıtılmasından sonra istenilen değerleri sağlaması halinde tarımda kullanma suyu olarak çeşitli alanlarda kullanılması mümkün hale getirilmeli.

Bilinçsiz su kullanımı, su kıtlığı küresel ısınmanın temel nedeni olduğu unutulmamalı. Yaşanan kuraklık, suya ulaşamama, kirlilik, seller- taşkınlar, insan eliyle doğaya verilen zarara bağlı gelişen felakettir ve doğal afet değildir. Böyle giderse “Dünya Su Günü” kutlama değil, yas günü olarak tescillenecektir.! “Anmaya” dönüşmeden suyun bekasını ( kalıcılığını) sağlayalım!

*Emekli akademisyen-Türkiye Tabiatını Koruma Derneği Bilim Danışmanı

- Reklam -

SON HABERLER

Siirt kayyumu, makam odalarına kurşun geçirmez cam taktırmış

Siirt Belediyesi’ne atanan kayyum Ceyhun Dilşad Taşkın’ın hem kendisine hem de özel...

İzmir’de 4 çocuğa cinsel istismarda bulunan şahsa 84 yıl hapis cezası

İzmir'de, 4 çocuğa cinsel istismarda bulunan tutuklu sanığa 84 yıl hapis cezası...

“Mazbatamı aldım, ertesi gün alacaklılar kapıya geldi”

Selçuk Belediye Başkanı Filiz Ceritoğlu Sengel, geçen perşembe günü mazbatasını aldığını, cuma...

MHP’li Başkan, AKP’li selefinin bıraktığı borçları belediye binasına asarak ifşa etti

31 Mart 2019 yerel seçimlerinin resmi olmayan sonuçlarına göre Tokat’ın Erbaa ilçesinde...

Kuzey İrlanda’da gazeteci McKee öldürüldü

Kuzey İrlanda'da protesto gösterilerini izleyen gazeteci Lyra McKee öldürüldü. Polis olayı "terör"...

Kasaplardan zamlara tepki: Fiyatların önünü alamıyoruz

Türkiye Kasaplar Federasyonu Genel Başkan Vekili ve Antalya Kasaplar Odası Başkanı Osman...

Tunç Soyer: Adil biçimde paylaşmayı, daha çok üretmeyi başarmalıyız

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, kenti tüm paydaşlarıyla birlikte yönetme doğrultusunda...

AKP’nin kaybeden adayları bakan yardımcısı yapıldı

Yerel seçimleri kaybeden AKP'nin Kadıköy ve Bolu adayları, bakan yardımcılığı görevine getirildi.

GMK 40. yılını poster sergisiyle kutluyor

Kardelen TatarGrafik Tasarımcılar Meslek Kuruluşu (GMK), 40’ıncı...

YDS sonuçları açıklandı

Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığınca (ÖSYM) 24 Mart'ta 25 farklı dilde...

Sonraki haber