SYRIZA asla teslim olmuyor
SELAMİ İNCE SELAMİ İNCE
Çipras, referandumda her şeyden önce ‘güvenoyu’ almayı umuyor. Referandumun SYRIZA’ya başka bir yararı ise zaman…

SYRIZA lideri ve Başbakan Alexis Çipras’ın elinde Yunan halkına “kemer sıkmak istiyor musun” diye sormaktan başka bir koz kalmadı. Halk “hayır” derse bu sefer “Ne olacak bu Yunanistan’ın hali” diye düşünme sırası AB, IMF ve Avrupa Merkez Bankası’na gelecek.

Avrupa Birliği, IMF ve Avrupa Merkez Bankası’ndan oluşan Troyka, Yunan hükümetlerinin 5 yıldır yapamadığını SYRIZA hükümetinden 5 ayda yapmasını bekledi. Hem de Çipras’ın sırf Troyka’nın isteklerini karşılamayacağı sözü verdiği için seçildiğini yok sayarak yaptı bunu. SYRIZA lideri ve Başbakan Alexis Çipras 5 Temmuz’da Troykanın isteklerini yapıp yapmamayı bir kez daha Yunan halkına soracak. Alexis Çipras’ın elinde zaten bundan başka koz yok ve eğer halk “kemer sıkma” politikalarına hayır derse karar her şeyden önce SYRIZA hükümeti için güvenoyu anlamına gelecek. Sonra ne mi olacak? Bence sonrasını sonra düşünmekte fayda var. Buraya nasıl gelindi önce bunu hatırlayalım:

Alman Başbakanı Angela Merkel’ın önderliğindeki neoliberal kapitalizmin Yunanistan’a (ve bütün Avrupa’ya) dayattığı kemer sıkma politikasına karşı SYRIZA hükümeti, bütün Avrupa’da uygulanmasını umduğu Sosyal Avrupa politikalarını savunarak ve ciddi bir sol alternatif olarak iktidara geldi. SYRIZA’nın bu zamana kadar Troyka’dan ilk ve tek istediği şey, borçların ertelenmesiydi. SYRIZA lideri ve Başbakan Alexis Çipras, Yunan halkının bir soluk alabilmesi için bunun zorunlu olduğunu savundu hep.

Bu arada Yunanistan’da çalışanlar ve yoksullar lehine bir dizi önlemi hayata geçirdi. Her şeye rağmen gelinen noktada Çipras, AB, Avrupa Merkez Bankası ve IMF’ye karşı yenilmiş durumda. Çipras Avrupa Birliği’nden borç erteleme beklerken daha fazla kemer sıkma, daha çok özelleştirme dayatması aldı ki, bu ülkenin toplumsal dokusunu ve ülke ekonomisini daha fazla bozacak yaptırımlar içeriyor. Yani Yunan sol hükümetinin ilk 5 aylık bilançosuna bakılırsa, SYRIZA ilk raundu kaybetmiş gibi görünse de kazanan Merkel olmadı. Yunan Hükümeti’nin 5 Temmuz referandum kararı SYRIZA’nın asla teslim olmadığını gösteriyor.

SYRIZA 5 Temmuz referandumunda doğal olarak “hayır” çıkmasını savunuyor. Ve buna rağmen Avro Bölgesi’nden atılmamayı umuyor. Başından beri SYRIZA politikalarına bakıldığında zaten hükümetin bu politika dışında bir şey savunması mümkün değil. SYRIZA hep “borç ertelensin, biz de Avro Bölgesi’nde kalalım” dedi. Şimdi Çipras, bu politikayı referandumda tekrar halka onaylatmış, yani halktan bu politika için güvenoyu almış olacak.

Öte yandan SYRIZA, olası bir avrodan atılma (Grexit) olasılığına karşı da geleceği ile ilgili kararı halkın kendisinin vermesini istiyor. Bu da Yunan halkının üstlendiği tarihsel demokrasi geleneğine hiç de aykırı bir durum değil.

Avrupa’nın bu sefer Yunanistan’ı avrodan atmasının (Grexit) ciddi olarak gündeme gelip gelmeyeceği ise, bir sonraki adımdaki tartışma konusu. Şimdilik her iki taraf da bu gerçekleşirse dünyanın sonunun gelmeyeceğini söylüyor. Kaldı ki, başından beri Yunanistan’ın avrodan çıkmasının avroyu etkilemeyeceğini savunan Avrupa ekonomi bakanları Yunan Ekonomi Bakanı Varoufakis’e, “Ya siz yine de içeride kalın” demekten de geri durmuyor. Merkel da zaten Çipras ile yarın Hollande falan tekrar görüşüyor.

Avrupa, bu zamana kadar “yanlış tercihte bulunmuş bir halkın yanlış hükümeti” olarak gördüğü SYRIZA yerine, referandumdan sonra, ikinci kez sağlaması yapılmış, bilinçli olarak gönderilmiş “halkın son kararı” SYRIZA’yı karşısında bulacak. Sonuçta SYRIZA güvenoyu alırsa Merkel’in karşısına daha güvenle çıkmış olacak.

Referandumun elbette taktik bazı amaçları da var. SYRIZA bu tür taktiklerle ödeme tarihleri karşısında zaman kazanmış oluyor. Taktik adım atmak sadece Merkel ve yandaşlarının tekelinde olmadığına göre, SYRIZA’nın borç ödemeyi bu yolla ertelemesi hiç de fena bir yol değil. Her ne kadar uzun erimli olarak borç erteletemeyecek olan SYRIZA’nın bugün (Salı) IMF’ye ödemesi gereken 1,6 milyar avroluk krediyi ve diğer ödemeleri bu nedeni öne sürerek erteletmesi, Yunanistan’ı resmen iflas ilan etmesinin önüne geçirecek. SYRIZA’nın elinde şimdi ciddi ve büyük bir koz var: Referandumdan sonra tekrar görüşürüz!

Sonuçta Yunanistan’ın avrodan atılması sadece Yunanların sorunu olmayacak. Bu karar bütün Avrupa’yı etkileyecek. Zaten uzun yıllardır krizde yaşayan Yunan halkı olası krizden korkup SYRIZA’yı referandumda yalnız bırakmaz gibi görülüyor.