Talabani’nin ölümünden sonra… Iraklı Kürtlerin geleceği ne olacak?
08.10.2017 10:32 BİRGÜN PAZAR
Talabani’nin elleri temiz değildi. 1983’te Saddam Hüseyin’le anlaşma yaptıktan sonra, Irak Komünist Partisi’nin gerilla gücünün bölgesine giren kendi taraftarlarıydı. Askerleri komünistleri katletti. Komünist altyapıyı yok ettiler

Vijay Prashad - Ortadoğu Uzmanı, Tarihçi

Kürdistan Yurtseverler Birliği (KYB) lideri Celal Talabani, Almanya’da hayatını kaybetti. 83 yaşındaydı. Talabani, tüm hayatını politika dünyasında geçirdi. Arkadaşları bu ciddi genç adama, ‘Mam’ Celal ya da Celal Amca dediler. Hayatında aldığı farklı yollara rağmen kendini halkına adayan babacan bir adam oldu. Gençliğinde bir Marksist olan Talabani, hayatının son döneminde, Irak Kürdistanı’nın ikinci en büyük partisinin zengin hamisiydi. Vaktiyle, içinde benim de olduğum bir grup solcu gazeteciyi, geçmişte kalan okumalarından kelimeler seçerek, Marksist fikirlerle ağırlayacaktı. Mam Celal sevilmeyi sevdi
Cesur bir adam, Talabani, Kuzey Irak’ta 1961-62 çatışmalarında, Irak ordusuna karşı savaştı. KDP içindeki önderi Mustafa Barzani’den koptu. Mustafa Barzani, partinin şu andaki lideri ve Irak Kürdistanı’nın fiili yöneticisi Mesud Barzani’nin babası.

Bu ayrılık o zamanlar Marksist olan ve Barzani’nin feodal KDP’sinin atmosferine ilgi duymayan Talabani için kişisel ve ideolojikti. Kürt halılarında, Marks, Engels, Lenin ve Stalin resimlerinin kolayca görülebileceği günlerdi…

Talabani Irak Kürtleri arasındaki komünistlerle yakın ilişkileri olan KYB’yi kurdu ve Bağdat’a karşı yeni bir silahlı mücadele başlattı. 1988’de ona Halepçe’de Irak hükümetinin kimyasal silahla çoğu Kürt, 5 bin kişiyi öldürdüğünü haber veren, askerleriydi. O zamanlar ABD, vahşeti reddetti; çünkü Saddam Hüseyin’in ordusunu o silahlarla donatan ve onları İran ve Irak Kürtleri’ne karşı kullanmasına izin veren Batı’ydı. Talabani öfkeliydi. İttifak eğer Iraklı Kürtleri koruyacaksa, zamanında düşman olarak gördükleri dahil herkesle müttefik olabilme kabiliyetinin temelini bu öfke oluşturacaktı.

Talabani’nin elleri temiz değildi. 1983’te Saddam Hüseyin’le anlaşma yaptıktan sonra, Irak Komünist Partisi’nin gerilla gücünün bölgesine giren kendi taraftarlarıydı. Askerleri komünistleri katletti. En az 150 asker ve sivil öldürüldü. Komünist altyapıyı (Radyo istasyonu, örgütsel kayıtlar ve liderlik yapısını) yok ettiler. Komünistler, hem Kürt fraksiyonları KYB ve KDP arasındaki savaşın hem de kendi zayıflığının kurbanı oldu. Komünist Parti bu vahşi saldırıdan sonra hiçbir zaman tam olarak toparlanamadı.

Kürdistanı dışından pek çok kişi, Talabani’nin 1990’dan sonra Amerikalılar’la ittifakını merak etti, fakat bu beklenendi.

Amerikalılar’ın Irak’ı bölmek için kendi nedenleri vardı; özellikle Saddam Hüseyin hükümetini zayıflatmak gibi. Bu aynı zamanda İsrailliler’in ayrılığa arka çıkmalarının nedeni; Kürtler’e özel bir sadakat besledikleri için değil, bu ayrılık Irak’ı zayıflatacağı için destekliyorlar. Talabani jeopolitikayla ilgilenmedi. Vizyonu Marksizm Leninizmi ve Kürt milliyetçiliğinden sadece Kürt milliyetçiliğine doğru değişti. Fakat bu bağlılık bile zayıftı. 2003’teki ABD’nin Irak işgali sonrası, ülkenin Cumhurbaşkanı titrini kabul edecekti. Bu hizmetsiz memuriyet onun kişisel olarak para kazanmasına ve Kürtlerin Irak’ın ayrılmaz bir parçası olduğu fikrinin vurgulanmasına yol açacaktı.

Talabani’nin eski rakibi Mesud Barzani, Irak Kürdistanı’nda muhaliflerini zayıflatmak ve kendini bölgenin tek lideri olarak kabul ettirmek amacıyla referandum için bastırdı. Talabani Almanya’da hastaydı. KYB ve diğer muhalif gruplar, Barzani’yi petrol fiyatları düşerken bölgedeki ekonomik sorunlar nedeniyle eleştirmeye başladı. Barzani’nin hamlesi zekiceydi. Bağımsızlık referandumu istediği gibi gitti. Diğer tüm Iraklı Kürt partiler Barzani etrafında manevra yapamadılar. Şimdi de başkanlık ve meclis seçimlerinin 1 Kasım’da yapılması çağrısı yaptı. Barzani teknik olarak artık Kürt Bölgesel Yönetimi’nin başkanı değil. 2005 ve 2009 seçimlerini kazanarak Irak Kürdistanı’nı iki dönem yönetti. 2013’te parlamento görev sürecini iki dönem uzattı. Şu anda anayasaya aykırı şekilde yönetimde. Yasalar, üçüncü döneme izin vermiyor fakat bağımsızlık çalımı Barzani’nin iktidarını uzatmasına yol açabilir.

KYB ve Talabani, Kürt halkının isteklerinin elde edilmesini sağlayacak bir adımdan çok Barzani’nin güç oyunu olarak gördükleri referandumdan, memnun değildi.

Ambargolar ve enerji
Mesele tehlikeli boyutunu koruyor. İran tankları sınırda. Türk ve Irak orduları tatbikatlarını sürdürdü. Irak, İran ve Türkiye’nin uçuş yasakları devam ediyor. Kaynaklar, Irak Kürdistanı’nın kasabaları üzerinde, Irak askeri uçaklarının devriye gezdiğini söylüyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha fazla yaptırım çağrısı yaptı. Bunlar ciddi şeyler.

Bu sırada, Rus Devlet Başkanı Vladimir Putin, Kürt petrolüne ambargo koyulmaması gerektiğini söyledi. Rus petrol şirketi Rosneft, referandumdan bir hafta önce Kürt Bölgesel Yönetimi’yle bir anlaşma imzaladı. Ruslar’ın Irak Kürdistanı’nın enerji ekonomisi üzerinde büyük menfaati var. Rusya herhangi bir gerginlikle ilgilenmiyor. ABD de öyle. Büyükelçi Douglas Silliman Kürt Bölgesel Yönetimi Başbakanı Neçirvan Barzani’yle ABD’nin bölgenin istikrarsızlaşmasına karşı görüşünü ifade etmek için görüştü. Başkan’ın yeğeni olan Neçirvan Barzani, Irak hükümetinin referandumun sonucunu konuşmak için masaya gelmesi gerektiğini söyledi. Amerikalılar buna hevesli değiller. Irak Kürdistanı’nın şimdilik, en az IŞİD yenilene kadar, Irak’ın otonom bir parçası olarak kalmasını istiyorlar.

Ne ABD ne de Ruslar Irak Kürdistanı’nın ayrılmasına istekli değiller. Irak, İran ve Türkiye’ye ambargoyu durdurmaları için birinin bastırması olasılığı düşük. Talabani’nin ölümü üzerine Neçirvan Barzani, Mam Celal’i Irak siyasi dünyasını 2005 Irak Anayasası’na bağlı tutan büyük bir ‘kişilik ve karizma’ olarak anımsıyordu. Bu Irak’taki azınlıkları koruyan bir anayasaydı. Talabani’nin hastalığıyla dedi, Neçirvan Barzani, anayasanın ihlalini önleyecek kimse kalmadı. Diğer bir değişle, Talabani ve partisi sessiz şekilde referanduma karşı çıktıysa da Barzaniler şimdi onun hastalığını ve ölümünü ayrılığın gerçekleşme gereksiniminin nedeni haline getiriyor. Eğer Mam Celal sağlıklı olsaydı, diyor Neçirvan Barzani, ihlaller kontrol edilirdi. Ölümü ayrılmanın kapısını araladı, diye üsteliyor.

Çeviri: Ömür Şahin Keyif