Tan ağartısından önce
ZAFER DİPER ZAFER DİPER

Sağolsun, “BirGün yazılarınızı beğenerek okuyorum,” diyor sevgili okuyucu Cem (soyad belirtilmemiş); ama bana sunduğu içgücü(morali) sanki kendi içinde taşımıyor görünüyor. Doğru saptamalar içeren mektubu şöyle başlıyor: “En yeni yazınızdan aklıma geldi: Şu an sendikaların hali gerçekten içler acısı. 80’in hemen öncesinde iyice küçüktüm; bilmem pek; ama tabii, siyasi tarih okumalarından biliyorum ki, o zamanki sendikalarla şimdikiler arasında dev gibi fark var. Yakın gelecekte silkinip kendilerine geleceklerini de maalesef sanmıyorum. Sizce? Bitirmeden şunu diyeyim... bazı muhalifler maalesef çok naif....

Polyanna’lar adeta. ‘Siyasal İslam’ın sonu geldi’, ‘Ülkeden kaçmalarına az kaldı’, veya ‘Yakında yargılanacaklar’ filan diyorlar.

Ben ise, maalesef, daha çok uzun süre, bu İslamcılık hegemonyasından kurtulamayacağımızı düşünüyorum. Hele, bu tiplerin sandıkla gidebileceklerini sananları okuyunca, sadece acı şekilde gülümsüyorum. Faşizmin/despotizmin sandıkla gittiğine kaç örnek var dünyada ??! Eleştirim, tabi ki, sadece sendikalara değil... Medya, akademi, yargı, siyasi muhalefet hatta sivil toplum örgütleri... Tünelde ümit ışığı görünmüyor maalesef...”

Umutsuzca biten satırla; şimdilerde biraz emeklilik yaşayan Türk satrancının büyük ustalarından biri olarak gösterilen diğer Cem’i, Cem Pekün’ü anımsıyorum. 2000’lerde satranç üzerine ünlü oyuncuların deyişlerini kapsayan bir derleme oluşturmak düşüncesiyle yola çıksa da Cem; sonradan giderek işi büyütüyor, “yaşam ve satranç üzerine söylenen sözler arasında bir sürü benzerliğin bulunduğu” teziyle sonuçta “Özlü Sözler ve Satranç Alıntıları”(FMV, 2007) adlı kitap çıkıyor ortaya.
Kitaptaki “umut” bölümünden kimilerine bakalım:

“Umut iyi yol arkadaşı, kötü bir kılavuzdur. Lord Halifax”
“En geveze kuş umuttur. Yüreğimizde hiç susmaz. Cenap Şehabettin”
“Umut uyanık bir adamın rüyasıdır. Aristo”
“Her şeyin yok olduğu anda bile umut vardır. Thales”
“Umut hayat boyunca sürer ve ölümle sona erer. Bernard Shaw”
“Umutsuz kalınca bile hiçbir şeyden umut kesmemek gerekir. Seneca”
Özlü sözler bende genelde “çok bilmişlik” izlenimi bıraksa da, kimi zamanlar onlara göz atmaya gereksinim duyarım yine de... ve Cem’in sonlamasına(“ümit ışığı görünmüyor maalesef”) karşılık bir yanıt vermektedir belki, kısa öykücülüğün önemli adlarından Katherine Mansfield: “Şafaktan önce ortalık karanlıktır.”
Hadi, tan ağartısından(şafaktan) esinlenerek ben de bilgiçlik(ukalalık) taslayayım biraz bilinesi bir tümceyle:
“Karamsar olmamak için bir neden yok ortada; ama umutsuzluğa da yer yok...”