Anasayfa ARŞİV Taraf’ın tarafında olmalı mıyız?

Taraf’ın tarafında olmalı mıyız?

Küskünlük bayramlarda yapılan ziyaretlerle geçer.

Bu toprakların barışma ritüeli böyledir.

İnsani iletişim için açılan kapıdır. Ancak siyasi özlemi, hevesi ve hırsı olanların bayramı beklemek gibi bir fantezisi olamaz. Siyaset Mao Ze Dung’un pragmatizmi ile de yapılmaz. Yani düşmanınızın düşmanı dostunuz olmaz. Olursa ortaya Ergenekon çıkar.

Dolayısıyla duruşunuzu koruyarak, müttefikiniz veya haksızlığa uğradığını düşündüğünüz kesimlerle dayanışma ve ortak tavır/akıl üretmek mümkündür.

Taraf gazetesi ile Birgün gazetesi arasında soğuk rüzgârlar esti. Kendi adıma Birgün gazetesinin Ergenekon sürecindeki “yiyin birbirinizi” manşetini erken bulmuştum. Zira ortada iddianame yoktu. Yani ‘birbirini yiyenlerin’ yedikleri herzelerden habersizdik.

Ancak Taraf gazetesinin Birgün çevresini ve yazarlarını Ergenekoncularla özdeşleştirme ya da empati kurma suçlamaları bütünüyle haksızdı. Yaşamları ve ideolojileriyle Ergenekon’un hedefi haline gelmiş, bedel ödemiş ve devleti yekpare gören bir anlayışı savunanların böylesi bir indirgemecilikle  algılanması hatalıydı. “Muhafazakâr sol” denilerek suçlanan ve “demode” bulunan Birgün gazetesi ile “yandaş medya” olmakla suçlanan Taraf gazetesi arasında kurgulanan mantık dizisinde gazetecilik  hiç konuşulmadı.

Oysa bir gazetenin yazarlarının ideolojisi tartışılabilir ama gazetenin yayın politikası mesleğin evrensel ilkeleri ve etik değerleriyle sınanabilir. Bu bağlamda Birgün ile Taraf arasındaki polemikte bu ilke ve değerlerin tartışılmaması anlamlıdır.

Taraf gazetesi yayın politikası itibariyle Türkiye’nin en çok tartışılan, konuşulan ve devlet kurumlarıyla ilgili ciddi şüphe ve soru işaretleri uyandıran haberlere imza attı. Açıkçası –kaynağı ne olursa olsun– hangi gazeteciye gelse o haberleri yapardı. Tabii eğer ki mesleki değil, devlet ricali kaygıları yoksa!

Taraf gazetesi ile ilgili en çok konuşuyan iki iddia vardı.

Birincisi AKP’yi yıpratan haberler yapmadığı, AKP’yi yıpratmak isteyen derin devlet mekanizmasını yıprattığı şeklindeydi.

İkincisi ise Taraf’ın mali kaynakları ile ilgiliydi. “Yandaş medya” olduğu için Gülen cemaati ve devlet kuruluşlarından reklam alıyordu.

Bu dönemde Taraf gazetesi özellikle Türk Silahlı Kuvvetleri’nin PKK ile mücadelede ve sivil topluma karşı tavır ve algısı ile ilgili haberleriyle öne çıktı. Gazetecilik yaptı.

Önce Dağlıca saldırısı ve ardından Aktütün Karakolu ile ilgili yapılan yayınlar ise gazetecilik cesareti açısından mesleğin şahikaları arasında yer aldı. İlk defa Türk Silahlı Kuvvetleri ile ‘bir gazete’ arasında böylesi bir polemik yaşandı.

Daha da önemlisi yaşanan bütün gerilime rağmen Taraf’taki meslektaşlarımız mesleki duruşlarını hiç bozmadan inandıklarını sonuna kadar savundu.

Bu aşamada Taraf’a yaklaşım da bir turnusol kağıdı niteliğindeydi. Zira “ikili iktidarın” Taraf karşısında yekpare tavrını gören ama bu dinamiği –yani Taraf gazetesini– görmezden gelenlerin tavrını yadırgamamak elde değil. Tabii daha beteri ise böylesi bir süreçte mesleki reflekslerini, inanç ve değerlerini rafa kaldırarak Taraf’a karşı devleti, mesleğe karşı memleketin ali menfaatlarini savunanlardı.

Bu aşamada soru şudur:

“Paşasının başbakanı” manşeti ile Taraf’a dair “yandaş medya” suçlaması bitmiş midir?

Bir başka soru daha var:

Neden Birgün gazetesinde bu haberler ve Taraf gazetesi çevresinde oluşturulan kuşatmaya karşı bir dayanışma sergilenmemiştir?

Bu konjonktürde de bu defa tutuklanma tehlikesi ile karşı karşıya kalan ve daha da vahimi tutuklanmaları halinde –haklarındaki suçlamaların bile avukatlara gösterilmemesi gibi bir uygulamaya maruz kalacak– meslektaşlarımız ile dayanışma içinde olmamız gerekmez mi?

Yoksa yine “yiyin birbirinizi” deme kolaycılığı mı galebe çalacak?

 

- Reklam -

SON HABERLER

Bakanlık onayladı, Söğütlüçeşme gar oluyor: Yeşil alana beton!

İstanbul’un ana ulaşım hatları olan metrobüs, Marmaray, hızlı trenin kesiştiği Kadıköy Söğütlüçeşme,...

Tsitsekun!

Başlıktaki sözcük, 7 Ekim 1992’de onu konuşan son kişinin de ölümüyle yok...

Rabia adalet arayan herkesin sesi oldu

Giresun’un Eynesil ilçesinde 11 yaşındaki Rabia Naz Vatan’ın şüpheli ölümünün üzerinden 13...

Kanserli çocuklar rahatlıkla oynayabilecek

Gülmenin gücüne inanarak ciddi hastalıklar ve travmalar nedeniyle yaşıtlarıyla birlikte oyun oynayamayan...

‘Gerekçesi bilahare gönderilecek’

İstanbul BBB seçimlerini iptal ettiğini, ama “gerekçesi bilahare gönderilecek” dediği ve “kısa...

İmamoğlu, Kampanya Tanıtım Toplantısı’nı gerçekleştirdi: İBB bir avuç insanın malı mülkü değil

31 Mart seçimlerinde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı seçilen ancak AKP-YSK ortak girişimiyle...

Aman dikkat!

Parti başkanlarının 19 Mayıs günü, Atatürk’ün Samsun’a ilk adımını attığı iskelede çektirdikleri...

Halkın parasıyla yandaş kayırması

CHP İstanbul Milletvekili Avukat Mahmut Tanal, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun grup...

İBB’nin ihale cinliği

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin yönetim anlayışının yol açtığı ve ihaleler yoluyla bazı şirketlere...

İktidara güveniyoruz!

Türkiye hakkında içte ve dışta yapılan araştırmaların vardığı ortak nokta “güvenilmez” durağında...

Sonraki haber