Anasayfa SPOR Tarih böyle yazılır

Tarih böyle yazılır

Beşiktaş, Şampiyonlar Ligi’ndeki koşusunu sürdürdü ve Monaco deplasmanında 2-1 kazanarak grubun zirvesindeki yerini perçinledi.

Monaco, istikrarı yakalamış bir ekip. Evet, geçtiğimiz sezondan bu yana önemli kozlarını kaybettiler, ancak Ligue 1’de zirveyi takibi sürdürüyorlar. Ligde 29 gol atan PSG’den sadece 5 gol daha az attılar. Bunu da Mbappe’nin bir takımdan diğer takıma gidişine sayabiliriz belki de. Teknik direktörleri Leonardo Jardim’in dün akşamki maç öncesi hücum hattına oldukça fazla güvenmesinin arkasında da bu yatıyor. Özellikle ilk yarıda Balde ve Tielemans’ı Falcao’nun yanına sokmak için oldukça çabaladılar, ancak oyunda olduğu sürede Tolgay ve alışıldığı gibi Atiba gerektiğinde kenarlara açılarak onları durdurma planının uygulanmasına yardımcı oldular. Bunu başardıktan sonra iş siyah-beyazlıların meşhur kare asına kalmıştı, yani Talisca, Babel, Quaresma ve Cenk dörtlüsüne.


Zor oyuncu Ricardo Quaresma. Hem takım arkadaşları hem de kenardaki teknik direktörü için. 34. dakikada Beşiktaş’ın rakibine çok çabuk cevap verdiği golün pasını, rakip kale sahasına kadar girmiş iki takım arkadaşının ikisinin de vuracağı şekilde indirene kadar ortalıkta pek görünmüyordu, daha doğrusu görünüyordu ama neredeyse buluştuğu tüm topları ezerek. Ancak o dakikada Monaco’nun üstünlüğünün uzamasına izin vermedi. Tabii bu gol özelinde olmasa da genel olarak Cenk Tosun’a da değinelim. Beşiktaşlı futbolcu için nerede ise her maçta gol atacağını hissettiriyor diyebiliriz, daha da önemlisi hissettirmekle kalmıyor artık yakaladığında cezayı kesen bir golcüye dönüşüyor. Bir not da Caner için verelim. Fransız spikerler maçın son dakikasına girerken onu öve öve bitiremediler ve hem defansif hem de ofansif anlamda komple bir sol bek olduğundan bahsettiler.

Maçın 65. dakikasından itibaren, skor üstünlüğünün de etkisiyle önemli bir şey oldu. Beşiktaş her geçen dakikayla rakibe bu maçı kazanacağını kabullendirdi adeta. Grupta 3 maçta 9 puan yapmanın ötesinde bir şey bu bahsettiğimiz. Şampiyonlar Ligi gibi, dünya futbolunun kulüpler düzeyindeki en büyük organizasyonunda rakiplerinize, bileğinizin bükülemeyeceğinin mesajını verdiğinizde büyük yol kat etmişsiniz demektir. Bu mesajı 2000-02 yılları arasında Galatasaray, Avrupalı rakiplerine veriyordu, ancak unutmayalım ne Terim ne Lucescu hiçbir zaman grup maçlarına 3 maçta 9 puanla başlamamışlardı.

Grubun puan durumu ve gidişi Şenol Güneş’in takımının gruptan rahatlıkla lider çıkacağını gösteriyor. Daha ağustos ayında 2 takımımızın veda ettiği Avrupa arenasında oldukça ihtiyacımız olan bir performans.

- Reklam -

SON HABERLER

Bir yere kadar

MEVSİM YENİCEVerandaya geldiğimizde onu koltuk altlarından tutup...

İnsanın içinde umuda dair büyük bir güç var

Gazete yazılarıyla geniş bir kitleye ulaşan yazar, senarist Zehra Çelenk’in öykü kitabı...

İstanbul’da bugün toplu taşıma ücretsiz

19 Mayıs Atatürk'ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı nedeniyle İstanbul'da toplu taşıma...

Rantınız batsın be ya!

İstanbul’un Fatih ilçesinde yaklaşık bin yıllık tarihi olan bir Roman mahallesiydi Sulukule…...

Kurtuluş Savaşı’nı nasıl kazandık?

KONUK YAZAR: ZEKİ SARIHANMustafa Kemal Paşa’nın Samsun’a...

ABD-Çin ticaret savaşları: Hegemonya krizi

PINAR YÜKSEKÇin Devrimi’nin 70.yılının kutlandığı bugünlerde ABD...

100’üncü yılda 19 Mayıs coşkusu

Mustafa Kemal Atatürk’ün Samsun’a giderek milli mücadeleyi başlatmasının bugün 100’üncü yılı. 19...

Pazarlık sonunu getirdi

Avusturya’da adı video skandalına karışan Başbakan Yardımcısı Heinz-Christian Strache görevinden istifa etti....

Samsun’un konut krizi üzerine bir ön değerlendirme

MERİÇ KIRMIZI - Ondokuz Mayıs Üniversitesi, Fen Edebiyat Fakültesi

Seçim bitti, sondaj başladı!

Dilek YeğinVerimli tarım arazisi, 1. Derece...

Sonraki haber