Tarihin en büyük ayrımcılığını sınavla gizlemek
ÜNAL ÖZMEN ÜNAL ÖZMEN

450 bini merkezi idarede, 450 bini yerel yönetimlerde, 120 bini geçici işçi olarak kamuda istihdam edilen bir milyon 20 bin taşeron işçiyi ilgilendiren Taşerondan Kadroya Geçiş Sınavı takvimi açıklandı. Böylece, TKGS olarak kısaltacağımız sınav, taşeron uygulamasına son verilmediği sürece belli aralıklarla yapılacak sınavlardan biri olarak hayatımızdaki yerini almış oldu.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Politikalar Bakanı Jülide Sarıeroğlu, Anadolu Ajansı Editör Masasında, taşeron işçilerin kadroya alınması sınavı hakkında bilgi verirken “Şu an zaten kamuda istihdam etmek için aldığımız kardeşlerimiz yıllardır görevlerini yapan kişiler, bu anlamda da hiçbir sıkıntıya kapılmasınlar. (Merkezi idareyi kastederek) 450 bin kişi şartsız, yaş kriteri olmadan, eleme anlamı taşıyacak hiçbir düzenleme olmadan kadroya geçecek.” dedi. Yorum gerektirmeyecek kadar açık; kamu işyerlerinde çalışan taşeron işçinin tamamı kadroya alınacak. Hiçbir işçi elenmeyeceği için sınav, hangi işçinin hangi birimde istihdam edileceğine karar verileceği becerileri belirlemesi amacı taşıyor!

Sınav programına bakıldığında taşeron işçinin kadroya geçebilmesinin, Sırat Köprüsü’nden geçmek kadar zor olduğu gözüküyor. Bir taşeron işçinin kadro alabilmesi için önce şubatta askıya çıkacak “taşeron kadro kesin listesi”ne girebilmesi gerekiyor. Sonra sınav, ardından mülakat, onun ardından güvenlik soruşturması! Üstelik her kurum ister yazılı, ister sözlü, ister uygulamalı, isterse sözlü uygulamalı olarak tercih ettiği bir sınav yöntemi belirleyecek. Buna göre A kurumundaki çaycı yazılı sınava tabi tutulurken B’deki çaycı, müdürün çayını servis hızıyla test edilebilecek!

Bakan söylediği gibi taşeron işçiler “hiçbir şart aranmaksızın 657 sayılı devlet memurları kanununun 4(D) kapsamına” alınacaksa insanlara bin dereden su getirtmenin anlamı ne; bakanın dediği gibi yıllardır aynı yerde çalışan taşeron işçilerin, aynı yerde aynı işi yapmaya devam edebilmeleri için onlara hendek atlatmak niye? Öyle ya, hastanede morg bekçiliği, belediyede lağım kazıcılığı yapabilmek için bu denli kapsamlı bir sınav programına ne gerek var?

Eğitim yazan biri olarak, Taşerondan Kamuya Geçiş Sınavının lüzumsuzluğu kadar adil olmayan yönünü yazmak niyetindeydim. Herkes gibi benim de sınava ilişkin ilk yorumum, AKP’ye yakın olmayan taşeron işçilerin sınavla eleneceği yönündeydi. Fakat sınav yapmaya karar veren devlet ‘bu bir formalite’ anlamında açıklamalar yaptığına göre sınav açmanın başka bir nedeni olmalıydı. Bu noktada kafam karıştı!

Bize anlamsız gelen bu sınavın arka planında başka neler olabileceğini anlayabilmek için sosyal güvenlik politikaları konusunda uzman, yılların gazetecisi dostum Ahmet Kıvanç’ı aradım. Ahmet, “Taşeron işçilerin kadroya alınmasına ilişkin olarak AKP’nin TBMM’ye 2015’te sunduğu yasa tasarısını, üzerinden üç yıl geçmesine rağmen neden yasallaştırmadığını sanıyorsun” diye bana yönelttiği soruyla ayılmamı sağladı.

Dostumun soruya yanıtı şöyle oldu: AKP tarafından meclise sunulan taşeron işçilerin kadroya alınmasına ilişkin kanun tasarısı gündeme alınmayarak AKP’ye yakın olmayan taşeron işçilerin, bu sürede bizzat (CHP’li belediyelere işçi bulanları da dahil) AKP’li olan taşeronlar tarafından elenmesi sağlandı, yeni işçi alımları kadro hesabına göre yapıldı; bugün açılan sınav ise tarihin bu en büyük kadrolaşmasına meşruiyet sağlama amacı taşıyor!

“Şartsız, yaş kriteri olmadan, eleme anlamı taşıyacak hiçbir düzenleme olmadan kadroya geçecekler” diye yapılan Taşerondan Kadroya Geçiş Sınavının, tarihin en büyük kitlesel adaletsizliğini gizlemek amacıyla yapıldığını anlıyoruz. Sınavın karmaşıklığı kadar gündemde tutulması haksızlığa, adaletsizliğe, ayrımcılığa uğrayanlarda bir milyon kişinin adil bir seçimin sonunda güvenceli bir işe başladığı algısını pekiştirecek. Bu denli büyük bir adaletsizliği adil bir işlemle(!) meşrulaştırmak ancak Şeytan’ın fikri olabilirdi!

•••

Burada dikkat çekmeye çalıştığımız iktidarın vatandaşları arasında ayrımcılık yapıyor olması, bunun böyle bilinmesini isteriz. Tabi ki güvenceli, düzenli, istikrarlı bir iş sahibi olması için çaba içinde bulunduğumuz tümü yoksul mevcut taşeron işçilerinin kadroya alınmasını destekliyoruz. Onların haklarına dil uzatmamız söz konusu olamaz, şimdiden kadroları helali hoş olsun.