Taş evlerin Başkanı Mugabe: İyi başladı kötü bitirdi
15.11.2017 12:27 DÜNYA
Kim ne derse desin, batı ve İngiltere/ABD destekli ordu tarafından devrilen Mugabe emperyalizmin hedefindeki adamdı.

MUSTAFA K. ERDEMOL

Güney Afrika ülkesi Zimbabwe'de ordu, devlet televizyonunu ele geçirdi ve bazı hükümet yetkililerini gözaltına aldı. Birçok kaynağa göre ise Cumhurbaşkanı Robert Mugabe ve ailesi de gözaltında.

Orduya göre ise tüm bu yaşananlar bir 'darbe' değil. Devlet televizyonu ZBC'de Tümgeneral Sibusiso Moyo yaptığı açıklamada, "askerin hükümete el koymadığı"nı ve Mugabe'nin güvende olduğunu belirtti. Yapılan daha sonraki açıklamalarda da operasyonun Mugabe'yi değil etrafındaki "suçluları hedef aldığı"vurgulandı.

Moyo'nun okuduğu açıklamada, "Ulusumuza ekselansları cumhurbaşkanımız... ve ailesinin güvende olduğunu ve güvenliklerinin garanti edildiğinin teminatını vermek isteriz. Bizler yalnızca, cumhurbaşkanının etrafında olan ve ülkemize hem sosyal hem de ekonomik zarar veren suçluları hedef alıyoruz. Görevimizi tamamladıktan sonra durumun da normale dönmesini bekliyoruz" denildi.

Peki Afrika kıtasının güneyindeki 16 milyon nüfuslu ülkenin tartışmalı lideri Mugabe kimdir?

Dünyanın en yaşlı devlet adamı olarak tanımlıyorlar onu. O kadar zamandır oturuyordu ki şimdi indirildiği o makamda, 1980’de bağımsızlığına kavuşan ülkesinin ilk başbakanı olarak yaptığı olağanüstü muhteşem icraatlarını unuttu bile dünya. Anlamı Afrika dilinde “Taş evler” olan Zimbabve’nin yetersiz beslenen çocuklarının yüzde 30’lara varan oranını yüzde 13’e, çocuk ölüm oranını bin doğumda 90’dan 40’ye düşürdüğünü anımsayan da yok.

ETNİK KÖKEN ÇATIŞMALARINDA MUGABE

Robert Gabriel Mugabe başbakanlığının ilk dönemlerinde ülkesindeki beyazlarla siyahların bir arada yaşaması konusundaki çabalarıyla büyük takdir toplayan bir liderdi. 70’li yılların bu ünlü siyah gerilla lideri ülkesini ciddi oranda kalkındırmayı da başarmıştı. Bağımsızlık sonrası iç siyasetin çirkinlikleri Zimbabwe’de de kendini gösterdiğinde Mugabe “ulusal kahraman” kimliğinden soyutlanıp sıradan bir politikacıya dönüştü. Birlikte hükümet ortaklığı yaptığı Joshua Nkomo ile işbirliğini, Nkomo’yu kendisini devirmekle suçlayıp sonlandırdıktan sonra rakiplerine karşı son derece acımasızca davranan bir tiran oldu. O da benzeri birçok politikacı gibi siyasi çatışmaya “etnik” köken çatışmalarını da soktu. En sevimsiz tarafı budur.

SOSYALİSTLERİ EZİP GEÇTİ

Bir zamanlar savaştığı sömürgeci ülkelerin de araya girmeleriyle Nkomo ile yeniden uzlaşıp ülkede “barış” sağlandıktan kısa süre sonra, 1987 yılında ülkenin ikinci devlet başkanı seçilen Mugabe’nin ilk yaptığı iş Başbakanlık kurumunu ortadan kaldırmak oldu. O günden görevden alındığı güne kadar ülkeyi demir yumrukla yönetti. Ülkesindeki sosyalistleri de ezip geçti.

Zimbabwe ekomomisinin kötü gidişinden, toprak reformundaki başarısızlıktan, insan hakları ihlallerinden sorumlu tutuldu. İngiltere ile yapılan anlaşma gereği beyazların elinde olan toprakların siyahlara verilmesi uygulaması gecikince, Mugabe bunu fırsata çevirdi. Beyazları zorla topraklarından çıkarması batı dünyasında büyük tepkilere yol açtı. İngiltere ile olan tüm bağlarını kopardı. Doğal olarak Çin’e yaklaştı. Oysa yapılan bir anlaşma vardı, bu anlaşma uyarınca hakkı olanı yerine getiriyordu ama yöntemi konusunda kimse Mugabe’yi savunamazdı. Yapılan suçlamaların çoğu batı medyasında çok sık dile getirildi. Evet, bir otoriter olduğu doğrudur ama Batı’ya özellikle İngiltere’ye karşı taviz vermez bir tutum aldığı, bu nedenle emperyal merkezlerce dünya kamuoyunun gözünden düşürülmek istendiği de bir gerçektir. Belki de bu nedenle, bu algıyı değiştirmek istercesine Çin Halk Cumhuriyeti’nce Mugabe’ye 2015 yılında Konfüçyüs Barış Ödülü verildi. Aynı ödül Fidel Castro ile Vladimir Putin’e de verilmişti.

EMPERYALİZMİN HEDEFİNDEKİ ADAMDI

Mugabe 2008 yılından beri AB ülkelerine girişi yasak olan bir liderdi. Afrika Ülkeleri Birliği’nin Başkanı olduğunda ancak geçici izinle AB ülkelerine girebilmiştir. Emperyal güçlerin sürekli hedefi olmuş ama onlara kendisine karşı kullanacakları birçok malzeme de vermiştir.

Kim ne derse desin, batı ve İngiltere/ABD destekli ordu tarafından devrilen Mugabe emperyalizmin hedefindeki adamdı. Çokca yanlış yaptı ama ülkesinin “yeniden sömürge” olmaması için çaba göstermediğini kimse iddia edemez.