Taşerona kadro vaadi haksızlığa dönüştü
17.04.2018 10:03 ÇALIŞMA YAŞAMI

SELÇUK ÖZBEK

Hükümetin taşerona kadro müjdesi olarak duyurduğu taşeron işçilerin kadroya geçiş süreci binlerce işçinin hayallerini söndürürken, ÖDP Emek Çalışma Grubu tarafından hazırlanan rapor, taşerona kadro yalanını gözler önüne serdi.
Rapora göre, söz konusu düzenlemeden Kamu İktisadi Teşebbüsleri’nde (KİT) çalışan 50 bine yakın işçi faydalanamadı. KİT statüsünde olmayıp kendi özel bütçeleri olan 30 kuruluş ve 7 bankadan sadece 9’unun kadro kapsamına alındığı ifade edilen raporda, Anadolu Ajansı, Merkez Bankası, Ziraat Bankası ve TRT gibi kuruluşlardan işçilerin kadro kapsamına alınmadığı bilgisi verildi.

İşçiler arası ayrım oluştu
Merkezi idarelerde ve belediyelerde ‘personel çalışmasına dayalı ihale şartnameleriyle’ çalışmayan işçilerin kadro dışı bırakılmasının taşeron işçiler arasında yapılan başlı başına bir ayrımcılık olduğu vurgulanan açıklamada, “Taşeron işlerle ilgili ihale şartnamelerinde ihale giderinin yüzde 70’inin işçi payı olması şartı ve bu şart olmadığında ihale türünün ‘personel çalışmasına dayalı’ olmadığını söylemek on binlerce taşeron işçiyi mağdur etmiştir. Kamu kurumlarının yemekhanelerinde çalışan taşeron işçilerin büyük çoğunluğu bu kapsamdadır” denildi.

Muhalifleri ayıklamaya çalışıyorlar
Raporda hükümetin kadro uygulamasının sonuçları şöyle özetlendi:

»Binlerce işçi herhangi bir hukuki soruşturma sonucunda olmadan keyfi bir şekilde kendilerini kapı önünde buldu. Solcu-demokrat-muhalif işçiler bu yöntemle ayıklanmaya çalışıldı.

»Kadroya geçtiği söylenen belediye işçileri kadroya geçmedi.

»Büyük çoğunluğu asgari ücret ve asgari ücrete yakın ücretler alan işçiler ‘açlık ücretine’ mahkum edilmeye devam etmektedir.

»Taşeron işçiler, ‘kadroya’ geçmek isterse geçmişe yönelik davalarından ve haklarından vazgeçme şartı getirildi.

Gerçek kadro için mücadele edelim
İçi tuzaklarla dolu olan kadro düzenlemesinin kadrolu-taşeron ayrımına yeni bir boyut kattığı vurgulanan raporda şu görüşlere yer verildi: Artık iki tip kadrolu çalışan vardır kamuda. Birincisi bu düzenlemeden önce kadrolu olan işçiler, ikincisi bu düzenlemeyle ‘kadroya’ geçen ve güvencesizliğin özü korunan ‘ikinci sınıf kadrolu’ statüsünde çalışan işçiler. Eski tip taşeron çalışanların da devam ettiğini bildiğimizde emeğin daha da parçalı bir hale geldiğini rahatlıkla söyleyebiliriz. Taşeronun bitmediğini, gerçekten kadrolu ve güvenceli bir çalışmanın mücadele edilerek kazanılabileceğini akıllardan çıkarmamak gerekiyor. Bugün bazı sendikaların yaptıkları gibi iktidarlardan rica ederek değil, tüm farklı hukuki statülerden güvencesiz işçilerin ortak talebini örgütlemek ihtiyaçtır. Gerçekten kadrolu ve güvenceli çalışma için birleşelim!