Taşıtlarda enerji verimliliği
22.09.2015 08:48 YAŞAM
Türkiye’de yasalar ve teknoloji altyapısı tüketicileri elektrikli veya alternatif yakıt teknolojilerine sahip araçlara yönlendirmiyor. İyimser olmak için somut bir nedenimiz olmasa da çevre ve sürdürülebilirlik adına yapılan çalışmaları izlemek sevindirici

ERSOY YAŞAR - [email protected] - @ersysr - www.otosafari.com - youtube.com/otosafari

Aslında bu hafta Frankfurt Motor Show’un önemi ve tarihçesi üzerine bir yazı yazmayı planlıyordum ki Türkiye İstatistik Kurumu’nun Temmuz 2015 verileri dikkatimi çekti. Sayfada yer verdiğim haberde detaylarını okuyabileceğiniz üzere, Türkiye’de trafikteki araç sayısı 20 milyona yaklaştı. Sayısal veriler kimi zaman gerçeği anlaşılmaz kılacak kadar karmaşık olabiliyor ama 2010 verileri bile dünyada yaklaşık 1 milyar motorlu taşıtın trafikte olduğunu söylüyor. Artan nüfus ve satın alma alışkanlıklardaki değişimse bu sayının küresel ölçekte sürekli artış gösterdiğini doğruluyor.

DİKKAT ÇEKEN BİR RAPOR

Elbette otomotiv endüstrisi de bu verileri yakından izliyor. Nitekim Frankfurt’ta bu yıl yeni spor otomobiller kadar, elektrikli konsept araçlar dikkat çekti ve dünya otomotiv medyasında manşetlere yerleşti.

Türkiye’de yasalar ve teknoloji altyapısı tüketicileri henüz elektrikli veya alternatif yakıt teknolojilerine sahip araçlara yönlendirmiyor. İyimser olmak için somut bir nedenimiz olmasa da izlerini takip edebileceğim bilim insanları ve profesyonellerin olduğunu bilmek, çevre ve sürdürülebilirlik adına yapılan çalışmaları izlemek sevindirici. Yaşanabilir bir gelecek inşa edebilmek adına bu çalışmaları endüstri ve paydaşlarının da dikkate alması gerekiyor.

İş Dünyası ve Sürdürülebilir Kalkınma Derneği’nin hazırladığı ‘Taşıtlarda Enerji Verimliliği’ başlıklı bir rapora geçen hafta ulaştım. Marmara Üniversitesi Mühendislik Fakültesi öğretim üyelerinin katkılarıyla hazırlanan rapor, derneğin yönetim kurulu başkanı Hakan Bayman’ın sunuş yazısı ile başlıyor. Bayman, kentleşme ve trafiğe çıkan araç sayısındaki artışın ekosistem üzerinde kurduğu baskının iklim değişikliği ile mücadeleyi her gün biraz daha fazla gündeme taşıdığını söylüyor.

Marmara Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Endüstri Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Seniye Ümit Oktay Fırat ise devlet yönetimleri, sektör kuruluşları ve firmaların iklim değişikliğine karşı sera gazı emisyonlarının azaltılması, operasyonların yeşil üretim, yalın üretim, yeşil filo gibi sürdürülebilirlik boyutlarını gözeten tarzda değiştirilmesi yolunda önemli kaygılar taşıdıklarını ve geleceklerini bu özellikleri dikkate alarak planladıklarını söylüyor.

ÇEVRE ODAKLI İŞBİRLİKLERİ

84 sayfalık raporu burada özetlemek mümkün olamasa da bazı başlıklardan söz etmek anlamlı olabilir. Raporda rekabet, AB düzenlemeleri, ağır ve hafif vasıta filolarının yakıt verimliliği, bakım/onarım, sürüş teknikleri, rotalama başlıkları altında bilimsel ve istatistik veriler paylaşılmış.

Yine rapordan, Dünya Sağlık Örgütü’nün 2013 yol güvenliği küresel raporunda, 2010 verilerine göre Türkiye’nin ölümlü trafik kazalarında 100 bin nüfus başına 12 ölüm sayısı ile Yunanistan’dan sonra en kötü ikinci sırayı aldığını öğreniyoruz.

Raporda, işletmelerin yatırımcılar dahil tüm paydaşlarının yalnızca kar değil aynı zamanda topluma olumlu katkıda bulunan ve çevreye zarar vermeden faaliyet gösteren iş ortakları talep ettikleri de yer alıyor. Bu cümle, uluslararası haberlerde son zamanlarda çok kez karşıma çıkan bir söylem olarak özellikle dikkatimi çekti. Raporun ilgi çeken bir diğer yanı ise küresel şirketlerin filo ve tedarik zinciri yönetimi modelleri üzerinden somut verilere dayanarak analizlere, bulgulara, sonuç ve değerlendirmelere de yer verilmiş olması.

Bu değerli çalışma derneğin www.skdturkiye.org adresinde paylaşılıyor. Göz atmanızı öneririm.

***

Enerji verimliliği için sürüş teknikleri

>>Hızınızı sabit tutun

>> Trafiği öngörün

>> Fren yerine motor freni kullanın

>> Yüksek hızlardan kaçının

>> Trafik akışını tahmin edin

>>Düşük devirde sabit hızınızı koruyun