Taşlı tarlada arpa boy atmaz mı?
MURAT YAYKIN MURAT YAYKIN

Birçok insan seçim sonuçlarına şaştı, kimi "hiç şaşırmadım," dedi. Şaşmak/şaşırmak nasıl okunmalı? Endazeyi şaşırmaktan, yani ne yapacağına karar verememekten, eli ayağı dolaşmaktan bahsetmiyorum.... Karşılaşılan hiçbir şeye şaşırmamak, herşeyi normal karşılamak, hayatın rengini görememek gibi değil midir biraz? Tepkisizleşmek, hissizleşmek gibi gelmiyor mu size? Bilim felsefesine göre, bilim yapmak her bulduğu bulguya şaşırarak bakmak ve soru sormakla mümkün değil mi? Berdrand Russell arkadaşı Moore'a, Wittgenstein hakkında ne düşündüğünü sormuş. "Çok iyi şeyler," yanıtını almış. "Çünkü," demiş; "derslerimde bir tek o şaşırmış gibi duruyor da ondan."

Bertolt Brecht'in 'Epik Tiyatro' kitabında bir bölüm var, paylaşmak istiyorum:

"Sorulabilir hani: Yaşamımızı, başka insanlarla birlikte yaşamımızı oluşturan olaylarda nedir böyle yadırgatıcı nitelik taşıyan şey? Pek doğal değil midir bu olaylar? Nihayet hepsi de sürekli gerçekleşip durur, hepsi de doğa görüngülerinin (fenomen) bir parçasıdır. Özellikle kendilerini egemenlik altında bulunduranlarda şaşırma duygusu uyandırmazlar; böyle bir duyguya kapılanlar, daha çok, yaşamın hışmına kapılanlardır. "Tarla taşlıysa arpa boy atmaz," demez miyiz? Peki bu sözün şaşırtıcı bir yanı yok mudur? Sonra "Kira ödemeyen kimseden oturduğu evi boşaltması istenir" sözünü ele alalım. Bu söz de, şaşırtıcı bir özelliği içermez mi?

bazı filozoflar (...)Taşlı tarlada arpanın güdük kaldığına şaşmış, yüzyıllar boyu durumun değişmemesine bakmayarak, bunu pek de doğal saymamışlardır. Taşlı tarlada da boy atan arpa türleri aramış ve sonunda aradıklarını bulmuşlardır. Yani karşılığını görmüşlerdir şaşmalarının.

bazı (...) yukarıdaki cümlelerden ikincisini boyuna yenileyip duranlar; yalnız tarlaları değil, evlere de sahip olmuş, kirayı ödeyemeyen kiracılarını acımasız evlerinden kapı dışarı etmişlerdir. Kapı dışarı ettiklerine de, böyle davranmalarının hiç de şaşılacak bir şey sayılamayacağını açıklamışlardır. Ama kira ödemedikleri için evlerinden kapı dışarı edilenler, kendilerine reva görülen davranışa şaşmamak için neden görmemişlerdir. Kimbilir, belki onların da şaşması gün gelip meyvasını verecektir.

(...) Bir bakmışsınız, üniformalı bir adam bir mektupla çıkagelmiştir; şu ya da bu kiracının oturduğu evi boşaltması, eşyalarını derleyip toplayarak sokağa yığması istenmektedir. Anlaşılmayacak bir yanı var mıdır bunun? Hanidir gerçekleşip duran bir süreç değil midir bu? Evet, hanidir böyle olmuştur. Peki öyleyse, doğal bir olay sayılmaz mı? Hayır, sayılmaz.

(...)her vakit böyle değildi bu. Örneğin taş devrinde kimse bir mağaraya sözü geçen bir mektupla gelmemiş ya da mektubun içeriğini üzerinde taşıyan bir taş levha getirmemiştir. (...)Elbet hep kovulup sürülmüş insanlar, ama bu kovulup sürülmeler bir başka biçimde gerçekleşmiştir. Mektubu iletmek için yollanan adam, devlet tarafından kiralanmamıştır örneğin. Evlerinden çıkıp gitmeleri istenen, kendilerinden bunu isteyenle bir başka ilişkiyi sürdüregelmiştir. vb.

(...) Taş devrinde mağaralarda yaşayanların mağaralarından sürülüp atılmasına evinden barkından edilme gözüyle bakıldı mı, günümüzdeki evinden barkından edilmeler 'dikkat çekici' bir özellik taşımaz kuşkusuz. (öyle ya geçmişte de oluyordu gibi. yn.) Ama böyle bir durumda olayın tüm kendine özgülüğü, olaydaki özgün nitelik silinip gider; toplumsal olaylarda gerçekleşmiş değişiklikler, değişme olarak, yani başkalaşma açısından anlatılmayarak, değişmelere diretişler gibi sergilenir. Öyle olunca, toplumsal yeni çabaların da ayrı özellikleri göz önünde tutulmaz, bunlar da somut biçimde dışa vurmaz kendilerini. Ancak toplumda köklü değişiklik sağlayabilecek davranış biçimleri, yeni gözüyle kavranıp betimlenebilir.

Nedir bu olaylar gerisindeki olaylar? Bu üstü kapalı, bu açığa çıkarılması gereken olaylar?"

Ancak şaştığımız zaman bu soruların yanıtlarını ararız. Bu seçimlerin de kendine özgülüğü vardı. Biliyor olmak; sonuçları yeniden, gerisindekileri, üstü kapalı, açığa çıkarılması gerekenleri analiz etme önünde, en hafifinden tembellik oluşturacaktır.

Şaşırmak bilmenin başlangıcıdır. Dikkat edin çocuklar şaşırmaya ve hayrete düşmeye bayılır.