Taylandlı tarım işçisi, İsveç’te aç kaldı
EVRİM COŞAR BİLGİN EVRİM COŞAR BİLGİN
Küçücük bir meyve, rengi maviyle mor arası. Tadı çokça ekşi, biraz tatlı. Dünya üzerinde en çok bulunduğu yer, Kuzey Amerika...

Küçücük bir meyve, rengi maviyle mor arası. Tadı çokça ekşi, biraz tatlı. Dünya üzerinde en çok bulunduğu yer, Kuzey Amerika. Avrupa ve Asya’da da yetişiyor. Gerçi kimse yetiştirmek için uğraşmıyor. Dağlarda, tepelerde yerden bitiveriyor. Türkiye’de, Karadeniz sahil şeridinde görebilirsiniz. Biz de bu meyveye, çoban üzümü ya da ayı üzümü deniyor. Sahip olduğumuz, çarşıda pazarda bol bol bulduğumuz, sulu sulu meyvelerimizin yanında, bu yaban meyvesinin soframız da yeri pek yok. Ama İsveçliler için durum aynı değil. Bu meyve, özellikle orta İsveç’te, doğal ortamında, kendiliğinden yetişiyor. Maki tipinde bir çalının üzerinde, birinin gelip onu toplamasını bekliyor. Durum gördüğünüz gibi oldukça ekolojik. Çoban üzümüyle en sık, İsveçlilerin yaptığı turtaların üzerinde karşılaşmışlığım var. Bu yaban meyvesinin, eczacılıktaki yerini ya da içki sektöründe ham madde olup olmadığını bilmiyorum. İsveçliler tatlı turtalarının üzerine bu yaban meyvesini koymayı biliyor ama iş şu ki, ona turtanın üzerine kim getirecek?
Bu meyveyi, İsveç’in dağlarından Taylandlılar topluyor. Biz de Çukurova’ya pamuk toplamaya giden tarım işçileri gibi, İsveç’e de Tayland’dan tarım işçisi geliyor. Bu sene, 5 bin 911 Taylandlıya İsveçli firmalar tarafından, yaz döneminde yaban meyvesi toplamak için çalışma izni alınmış. İsveç’e çalışmaya getirilen Taylandlı tarım işçilerinin sayısı geçen yılla karşılaştırıldığında 2 kat artmış. Borçla harçla İsveç’e uçak bileti alan Taylandlı tarım işçileri, şirketlerin belirledikleri dağlık bölgelerde günde 12 saat çalışıyor. Sabah 4’ten akşamüstü 4’e kadar Taylandlılar, çoban üzümü toplayıcılığı yapıyor. Bir işçi günde 60’la 120 kilo arasında çoban üzümü toplarsa kâra geçiyor. Üzüm tanesi kadar küçük yaban meyvesinden 60 kilo toplamayı başaran Taylandlı işçi, o günkü yatak ve yemek masraflarını çıkartıp memleketine götürmeyi düşündüğü para için pay ayırabiliyor. İsveçli firmalar, geçmiş yıllarda Taylandlı tarım işçilerinin çalışkanlıklarından memnun kalmışlar.
İşçiler paraya muhtaç ve çalışkan, yer gök de yaban meyvesi olunca son yıllara kadar İsveçli firmalar, güzel kârlar kazanmış. Ama işin rengi bu yıl değişti. Dünya piyasasındaki gelişmelerden dolayı bu küçük yaban meyvesinin fiyatı düştü. Bir de üzerine yerden bitercesine bol olan yaban meyvesi, dağlarda azalıverdi. Olan Taylandlı tarım işçilerine oldu. İsveç’e sezonluk işçi olarak gelen, gelirken cebinde sadece dönüş uçak bileti olan bu fakir emekçiler, İsveç’in dağlarında aç kaldı. İsveç’in Tayland Büyükelçiliği, birçok işçi tarafından defalarca kez aranmış. İthal tarım işçileri, günlük giderlerini karşılayamaz durumda olduklarını bildirmişler. Bu kadar işçi arasından en zor durumda olanlar da Naggen bölgesinde çalıştırılanlar. Terk edilmiş bir köy okuluna yerleştirilmiş 55 işçi, bölgede toplayıp para kazanacak kadar yaban meyvesi bulamıyor. Bu tarım işçilerinin memleketlerine döndüklerinde ödemeleri gereken borçları var, dahası şimdi doyurmaları gereken bir karınları var. İşçileri bulup buraya kadar getiren firma, onlara, aç kalmayacakları kadar günlük yemek servisi yapıyor. Firma yetkilileri ”Bizim görevimiz en uygun fiyata kalacak bir yer, yemek ve araç sunmak. Bu duruma göre birçok işçi, şimdi ödeme yapamayacak, fatura da bize düşecek” diyor. Taylandlı işçiler yine de büyük bir azimle günde 12 saat çalışıyorlar ve ”Hiçbir şey kazanmadık, sadece para kaybettik” diyorlar.  Küreselleşen dünyanın toplama kampları böyle oluyor demek ki.
Bu hafta, İsveç gazetelerinde çıkan bir habere göre yaşanan ekonomik krizde işsiz kalan İsveçliler işsizliklerinden utanıyorlarmış. Bazıları psikolojik destek almaya başlamışlar. Para kazanamayan Taylandlı mağdur tarım işçileriyle, işsizliklerinden utanan İsveçli işsizlerin bir süreliğine de olsa yer değiştirmelerini önereceğim. Taylandlı tarım işçileri, devletten işsizlik parası alıp para biriktirsin, İsveçli işsizler de işe yaradıklarını anlayıp utançtan kurtulsun. Küreselleşmenin her yeri giderek toplama kampına çevireceği dünyamızda mutluluk ve memnuniyet fakir işçiye de zengin işsize de en son gelen olacak.