Tekerleği Egemen Bağış keşfetti
KADİR CANGIZBAY KADİR CANGIZBAY
Amerika’yı Müslümanlar keşfetti; tekerleği de Egemen Bağış. Otomobilin kâşifi Erdoğan’ın kayınpederi, hindinin mucidi ise oğlu Bilal.

Amerika’yı Müslümanlar keşfetti; tekerleği de Egemen Bağış. Otomobilin kâşifi Erdoğan’ın kayınpederi, hindinin mucidi ise oğlu Bilal.

Keşif ile icad tabii ki aynı şey değil, ama, bunlar için fark etmez: Davutoğlu, bilgisayarın keşfinden bahsediyordu, geçen ay. Erdoğan, Arap’ın zenci, siyah, koyu tenli anlamına geldiğini bilmiyor; güneşte yanıp esmerleşmiş insana “Arap gibi olmuşsun” deriz, biz normal insanlar; Anadolu’da da İstanbul’da da esmer, hele ki kıvırcık saçlı kız çocuğu ‘Arap kızı’ diye sevilir; fotoğraf filminin karanlık/kara olan versiyonuna, yani negatifine de ‘arap’ adı verilir.

Arabistanlı (Suriye, Irak, Mısır vb) olup da siyahi olmayanlara ‘Beyaz Arap’ dendiğini de bilmiyordur: İnşallah bilmiyordur ve de cehalet, 60’ından sonra giderilemese de, affedilebilir; cahilin haddini bilmesi şartıyla. Ama, bildiği halde, “Bu İslam düşmanları Araplar üzerinden Müslümanları aşağılamak üzere köpeklerine ‘Arap’ adını koyuyorlar” diyerek halkın bir bölümünü bir diğeri üzerine kışkırtma peşindeyse yalancının, müfterinin, provokatörün, iç savaş kışkırtıcısının, melûnun, katilin en affedilmezidir.

Bunlar, “kustu” demek kaba kaçar diye “istifra etti” diyeceğim diye “istifa etti”, “öldü” yerine de “vefat etti” demek isterken “mefat etti” deme kıvamındaki yaratıklardır.

Haydi bu, kültürel seviye, sosyal çevre sonuçları; ama, bunlar ahlakî olarak da yerde sürünen canlı türündendirler; kadın, kaymakamlıktaki bahçıvan sevgilisi aracılığıyla kendisine ‘çocuk yardımı’ bağlatmış, işte o yüzden de kocasından(?) hamile kalıp tayyipçocuğu üretmeye devam ediyor; doğurdukça aldığı para, daha kendisi devlete müracaat etmeden otomatik olarak iki misli artsın diye.

Karım da dahil, bir sürü yakınım, Müge Anlı’nın programının tiryakisi olduğum için dalga geçmekten küçümsemeye kadar çeşitli tepkiler veriyorlar; oysa, tam da bu program sayesinde öğreniyorum, ‘torba yasa’da, evlenen öğrencilerin ödenmemiş kredi borcu bursa çevrilecek diye acele alacele tanımadığı/sevmediği/istemediği bir erkek öğrenciyle nikâhlanıp sonra da canının çektiği çocuğa kaçan üniversite son sınıf öğrencileri olduğunu: Erdoğan yönetimi, ahlaksızlaştırıcıdır.

Ahlaklı olmanın/kalmanın, bireyi aşan belirleyicilikleri vardır: 12 Eylül’den sonra, yıllarca vizesini yaptırtmadığım ‘profesyonel rehber’ sertifikamı vizeletmiş ve de sınava girip ‘amatör şoför’ ehliyetimi ‘profesyonel’e çevirtmiştim, işimden atılıp da aç kalırım korkusuyla faşist yönetime teslim olma eşiğimi biraz olsun yükseltebilmek üzere ve de ‘sosyoloji’ bir davranış bilimi değil, insan davranışları üzerinde etkili olan toplumsal belirleyicilikleri ortaya koymaya yönelik bir bilim olup her türlü toplumsal belirleyicilik de, mutlaka ve mutlaka belirli bir toplumsal grubun eseriydi.

Bunları bize öğreten Georges Gurvitch ‘güle güle’ uyusun, Doğan Ergun Hoca’mız da “sonsuza kadar yaşasın”; tabii, tercihan bizimle beraber.

Bu arada, BirGün’deki ilk yazılarımdan birinde (Nisan,2004) Gurvitch’ten naklettiğim bir önermeyi tekrarlayayım da, demokratik özerkliğin ruhunu kavrayamayanlara rehber olsun: Demokrasi, insanların çoğunluk olamayacakları bütünlüklerin dışında, çoğunluk oluşturacakları birlikler kurmalarına imkân veren rejimin adıdır.