Teknolojinin inine girelim
TİMUR AKKURT TİMUR AKKURT
İnşaat gibi ağır bir iş yaparak elde edilen gelire baktığımızda genelin değil küçük bir kesimin zenginleştiğini görüyoruz. Halbuki ‘beyin bedava!’ Yazılım konusunda gelişim ve yatırım şart

Bu hafta çok özel bir konuya değinmek istiyorum. Ağır sanayi devrimi, dev fabrikalar, çevre kirliliğine neden olan, astarı yüzünden pahalıya patlayan ekonomik atakları boşverin. Temiz temiz, sessiz sedasız, oturduğunuz yerden dünya ekonomi devlerine kafa tutmaya ne dersiniz? Pek çok kişi buna olumlu yaklaşacaktır. Bu çok zor değil! İşin derinine inmek gerek. Öyle “araba yapalım, uçak yapalım”a kasmasın kimse. Türkiye’nin yapabileceği çok önemli atılım alanı var. Mevcut nüfus ve performansa baktığımızda bunlardan birincisi ‘çağrı merkezleri’ ikincisi yazılım alanında büyüme hedefi olmalı. Bu iki sektöre yapılacak yatırımlar ülke istihdamına büyük katkı sağlayacaktır. Çağrı merkezi konusunda güzel şeyler yapıldığını biliyorum. Büyümeye de devam ediyor, etmeli de. Ama yazılım konusunda çok gerideyiz.

Türkiye büyük bir gemiyse dümendeki yöneticilerin gücün yüzde 70’ini yazılım alanında yapılacak yatırımlara vermesi gerekiyor. Yapılabilecek çok şey var. Bu konuda eğitim verecek, yatırım yapacak olan kişilere, kurumlara vergi avantajları, teşvikler sağlayarak cesaretlendirilmeli. Dünyanın teknolojik olarak nasıl bir hızda gelişim gösterdiği ortada. Belli ki hayatımızın büyük bölümünde teknoloji ile iç içe olacağız ve bunun için para harcamaya devam edeceğiz. Şimdi birkaç örnekle bu alanda başarılı olmuş hatta almış başını gitmiş örnekler vereyim. Hindistan yazılım ve çağrı merkezi işinde dünya devi oldu. Çok ciddi cirolar ile devasa bir ekonomiye dönüştü. Genetik avantajları olabilir kabul ediyorum. Matematik zekâları epey iyi. Bu konu aşılmayacak bir konu değil. Ülkemizde de ciddi matematik zekâsına sahip gencecik beyinler var. Üstelik bu beyinler şu aralar gelecekleri için kaygı duymaktan başka bir şey düşünmüyorlar. İşsizlik oranımız düşeceği yerde yükseliyor. Sürekli inşaat ekonomisi ile nereye kadar büyünebilir. Bir başka bakış açısı ile bu kadar genç beyin inşaatta çalışmak için eğitim almadı. İnşaat sektöründe çalışanları asla küçük görmek gibi bir bakış açım yok. Benim eleştirim büyümeyi inşaata endeksleyip her yeri betonla kaplamaya. Bunun suni bir büyüme etkisi verdiğini hepimiz biliyoruz. Üstelik çevreye verilen zararlar ve sonuçları bunun başka bir boyutu. İşçi ölümleri konusunda da dünya çapında derecelerimiz olduğu da aşikâr.

Bu kadar ağır bir iş yaparak elde edilen gelire baktığımızda genelin değil küçük bir kesimin zenginleştiğini görüyoruz. Halbuki ‘beyin bedava!’

GENÇLERE İNANIP DESTEKLEYELİM

Yine aynı konuya gireceğim ama bu konuda ne kadar yazsam kendimi sakinleştiremiyorum. Yerli telefon yapmak, otomobil yapmak yerine onların içinde kullanılacak yazılımları geliştirmek hem çok daha kolay hem çok daha gerçekçi!

Donanım üretmeyi boş verelim. Zaten o konuda millet almış başını gitmiş. Dünya üzerinde bu konuda para kazanan şirketlerin sayısı ‘1’ elin parmaklarını geçmiyor. Bu konuda en doğru hareket bir ‘çip’ icat edeceğiz diye kendimizi yardırmayalım. Zaten olmuş bir şeyi icat edemeyiz o da ayrı bir konu. Yerlisini yapmadan da telefon yapamayacağız. Gelin artık kartlarımızı açık koyalım. Hep küçük düşünüyoruz, hep hazırcıyız, hep kolaycıyız, hep kısa yoldan köşe dönmek istiyoruz. Telefonun parçalarını Çin’den oradan buradan getirtip burada birleştirme işleriyle uğraşmayalım. O konuda da zaten Çin yürümüş durumda. Dünya devleri bile kendi geliştirdikleri telefonları orada montajlatıyor. Biz şu işin içine odaklanalım. Hatta son dönemin popüler lafı buraya çok güzel uyar ‘Teknolojinin inine girelim’ yazılım geliştirelim, tasarım geliştirelim. Beyin gücü ile iş üretip satalım!

O kadar çok avantajı var ki bu işin. Nakliye sorunu yok. Gümrüğe takıldı yok, kayboldu yok, yandı yok. Don yedi mahsül gittisi yok. Yazılımı global standartlarda geliştiren, kitleleri peşinden koşturan işleri bizim gençlerimiz çok güzel yapar. Onlara inanalım, destekleyelim, eğitelim. Bir dönem meşhur olan Flappy Bird oyununu bilmeyeniniz yoktur. Resmen üç kuruşa hazırlanan bu oyun günde 50 bin dolar kazandırdı yazan 2-3 kişiye. Yeni dünya böyle. İster bireysel olun ister kurumsal çok büyük cirolar elde etmek için dünya ile aynı şansa sahibiz.

Not: Soğuklar başladı, sokakta yaşayan küçük dostlarımıza elimizden geldiğince yardımcı olmalıyız. Aklınızın bir köşesinde bulunsun lütfen.

***

teknolojinin-inine-girelim-93771-1.

Çocuklara yazılım atölyesi

Haftaya benim için çok önemli, sizin içinde çok önemli olması gereken bir etkinlik düzenleniyor. 7-13 Aralık ‘Bilgisayar Bilimleri Eğitim Haftası’nın yaklaşmasıyla beraber harekete geçen code.org, Apple’ın desteği ile 6 yaş ve üstü çocuklar için İstanbul’da atölye düzenleyecek. Bilgisayar bilimleri eğitimini destekleyen geliştiricilerin ve mühendislerin katılımı ile gerçekleşecek atölyelerde öğrencilere özel eğitim videoları ile bilgisayar programlamanın temellerine giriş konuları aktarılacak.

Apple’ın İstanbul’daki iki mağazasında (Zorlu AVM, Akasya AVM) gerçekleşecek atölyelerde çocuklara bilgisayar programlarının temeline giriş hakkında bir saatlik eğitim verilecek. New York, Tokyo, San Francisco, Sidney ve Brüksel gibi kentler de aynı atölyeye ev sahipliği yapacak.

Amerika’da Barrack Obama bir video mesaj yayınlayarak bu projeye destek verdi. İşin önemini siz düşünün. Gençlere verdiği mesaj çok net ve güzel çıkarımlar sağlanacak cinsten. “Yeni bir oyun satın almayın, bir tane yapın. Son çıkan mobil uygulamaları sadece indirmeyin, tasarlanmasına yardım edin. Telefonunuzla sadece oynamayın onu programlayın” sözleri belki de video da yer alan en dikkat çekici kısımları. Ülkesindeki gençlere koşun diyor. Özünde demek istediği ‘Yazılım işinde büyük para var. Amerika olarak bu konuda çok iyi olmalıyız.’

Sonuç olarak bu kadar bariz gerçekleri görüp uygulamak bizim elimizde. Herkes üzerine düşen sorumlulukları yerine getirmeli. Getirse iyi olur demiyorum. Getirmeli. Ben gazeteci olarak bu konularda yazmalıyım, kurumlar gereksiz yarışmalar, kampanyalar yerine bu tip aksiyonlar planlamalı, gençlerin kendilerini geliştirecekleri doğru ortamları kurmalı, öncü olmalı. Devlet de bu konuda gerekirse yasal düzenlemelerle yazılım konusunda devrim niteliğinde kararlar alarak var olduğunu göstermeli. Keyifli hafta sonları.

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlarınız