Televizyon yayıncılığı 2020’de bitecek
TİMUR AKKURT TİMUR AKKURT
ABD’de sadece geçen yılın ikinci çeyreğinde 600 bin kişi dijital video servislerine geçmek için geleneksel kablolu televizyon anlaşmalarını fesh etmiş. Youtube yöneticisi Robert Kyncl, geçen günlerde 2020’de internet trafiğinin yüzde 90’ının video kaynaklı olacağı ve tüm video içeriğinin yüzde 75’inin internet kaynaklı olacağı öngörüsünde bulunmuş.

Klasik anlamda yapılan TV yayıncılığının 2020 yılında biteceğini YouTube yöneticisi Robert Kyncl CES 2016’da yaptığı bir konuşmada açıkladı. TV yayınlarının bitmesindeki en büyük etken olan YouTube’un üst düzey yöneticisinden bu tarihi duymak bence çok önemli. Hani bunu ben epeydir söylüyor ve yazıyordum ama bu seviyede bir yöneticinin bu tarihi net bir şekilde vermesinin bir sebebi var. Dört yıl sonrasından bahsediyoruz. Çok iddialı... Şimdi gecen hafta çok az yer verebildiğim Netflix’in 130 ülke ile aynı anda ülkemizde de izlenebilir oldu. Bu ne demek? Şimdi detaylara girebiliriz.

Robert Kyncl konuşmasında öyle bir rakam verdi ki, 2020’yi neden söylediğini anlamak güç değil. ABD’de sadece geçen yılın ikinci çeyreğinde 600 bin kişi dijital video servislerine geçmek için geleneksel kablolu televizyon anlaşmlarını fesh etmiş. Kyncl, 2020’de internet trafiğinin yüzde 90’ının video kaynaklı olacağı ve tüm video içeriğinin yüzde 75’inin internet kaynaklı olacağı öngörüsünde bulunmuş. Üstelik bu trendin ritmik bir artış ile değil katlanarak büyüyeceğini belirtiyor.

Yazılarımı yeni okuyanlar için eskilerden müsahade isteyerek kısa bir bilgi özeti geçmek istiyorum. Eski okurlarım bu paragrafı direk atlasınlar lütfen. Ben 1992’den beri TV yayıncılığının pek çok farklı kademesinde, ağırlıklı olarak haber bölümlerinde çalıştım. 1998’de Show TV’de çalışırken o dönem sabah programı yapan Ece Erken’in programına internet üzerinden canlı bağlantı yapmayı başarmıştım. Bir elinizin parmaklarını geçmeyecek sayıda kişinin anladığı bir ilkti bu aslında Türkiye’de. Çok net söyleyeyim o zamanlar bu bağlantı pek çok kişinin hayal bile edemediği hatta imkansız dediği bir başarıydı. Bundan 18 yıl öncesinden bahsediyorum. ADSL diye birşey yok o dönemler. 56 kbps denilen fakstan hallice bir bağlantı hızından bahsediyorum. İşte ben o gün dijital yayıncılık ile neler yapılacağını görmüştüm. 4:3 dediğimiz ve SD görüntü kalitesinde yaptığım bu canlı bağlantı kafamın sadece bu alanda çalışmasına neden oldu. Tabii o dönemde pek kimseyi ikna edemesem de geleceğin dijital yayıncılık olduğunu biliyordum. Neyse uzatmayalım. YouTube 1.Nesil YouTuber’larından biriyim. Yani Türkiye’de ilk YouTube iş ortaklarından biriyim. Bu alanda gerçekleşen tüm gelişmeleri çok yakından takip ediyorum. İşin içerik üreten tarafında da olduğum için gelişmeleri ilk başından bugüne kadar değerlendirme şansına sahip oldum.



Netflix Türkiye’de açıldığı gün pek çok yorum yapıldı. Türkçe değil, internet kotaları başarısını engeller vs. yavaş yavaş Türkçe içerikler gelmeye başlıyor. Takip edenler farketmiştir. Bu konunun çok uzun sürecek bir problem olacağını düşünmüyorum. Hatta bu konuda söyle bir durumda var. Yunanistan hiçbir zaman devlet kanallarında dublaj yapılmış filmler, diziler yayınlamadı. Her zaman alt yazılı izlendi. Genel olarak baktığınızda da büyük oranda İngilizce bildiklerini görüyorsunuz. Bizde maalesef dublaj yapılarak yayınlar yapılıyor. Hatta bu arada dublaj konusunda bildiğim kadarıyla Türkiye dünyanın en iyilerinden. Bu kolaylaştırılmış yayıncılık bizim İngilizce konusunda zayıf kalmamıza sebep olmuştur diye düşünüyorum.

Adil kullanım kotası yani kısaca AKK Türkiye’nin teknoloji anlamında kanayan yarasıdır. Hayatın internette aktığı bir dönemde çağdışı kalmış internet kotalarımız ile dünyanın en pahalı internetini katmerli faturalar ile kullanmaya devam ediyoruz.

Çağı yakalamalı
AKK konusunun çok ama çok acil çözülmesi gerekiyor. Bu konudaki hizmet sağlayıcılar durumdan elbette çok memnun. Yeter artık kazandığınız bu anlamsız AKK kazançları! BTK acilen yeni düzenlemelere gitmek zorunda. 4.5G internet hızına çıkacağız ama hala ayağımızdan zincirliyiz. Dolayısıyla fiber internet, 4.5G filan hepsi hikaye! Bu şuna benziyor. 8 şerit gidiş 8 şerit dönüş bir otobanınız var ama orada gidecek arabanız yok! En kısa anlatımı bu olabilir.

Bir başka konu da mobil intenernet. Bir çağdışı durum da bu alanda var. Tarifelerimizin yanında satılan internet paketleri hem çok komik limitlerde hem çok pahalı. Makul fiyatlı yüksek kapasiteli paketlere geçmemiz lazım. Tarifeler arasında kaybolduğumuz aşikar. 10 bin SMS 10 dakika konuşma 2GB internet paketi ne mesela? Çok merak ediyorum o kadar konuşan, o kadar SMS atan kaldı mı hala? Bence yok. Operatörlerimizde bu durumu aslında çok iyi biliyorlar. Normal bir kullanıcıya ortalama 500 dakika konuşma 100 SMS yeterli gelecektir. İnternet paketlerininse 10GB’dan başlaması gerekir. Fiyatlandırmanın da tabii ki uygun olarak faturaya yansıtılması gerektiğini söylemiyorum bile.

O gün gelecek!
Nedir o gün? Mevcut yayıncıların sahip olduğu izleyicilerin tıpkı ABD’de olduğu gibi aboneliklerini iptal etmesi. İnternet üzerinden çeşitli mobil cihazlar ile istedikleri zaman istedikleri içerikleri çok daha uygun fiyatlarla izlemeye başlayacağı bu yeni dönemde kullanıcılar ve bu platformlara içerik üretecek olanlar tam anlamıyla ‘KRAL’ olacaklar. İşte bu krallık eski usül iş yapanların sonunu getirecek. Öyle 2-3 saatlik diziler bitecek. Olması gerektiği kadar sürelerde olacak. Reklam dünyası burada en kritik pozisyonda olacak. Yeni nesil yayıncılık yapan şirketler ve içerikleri üretenler ile müthiş bir çalışma içerisine girecekler. İçerik reklamcılığı kavramı öne çıkacak. Bu alanda iyi olanlarla olmayanlar birbirinden çok hızlı ayrışacak. Yeni nesli iyi okuyan ve anlayan hayatta kalacak. Anlamayan yok olacak. Bunun için çok fazla bir deneme süreci geçiremeyecekler. Her şey çok hızlı olacak. Kurumsal dünyada bu alanda iş pozisyonları gelişecek. Bir video içerisine reklamını doğru yediren, eğreti, rahatsız edici olmayan markalar daha çok sevilecek ve amaçlarına ulaşacak. Klasik yayıncılık ile ilgili pek çok doğru bu dünyada işlemeyecek. Kitlesini tanıyan ve ona uygun içeriklerle yaklaşanlar para kazanacak. İşte yakın gelecekten haberler size….

Bu konuda ben yazmaya devam edeceğim. Sürekli kendimizi yeniliyor ve bu yakın geleceğe hazırlıyoruz. Biz üzerimize düşenleri yerine getiriyor ve yeni dünyanın ‘yayın ahlakının’ temellerini atıyoruz. Şunun şurasında 4 bilemedin 5 yıl sonra bambaşka bir yayın dünyası olacak. İyi bir hafta sonu geçirmeniz dileğiyle.