Terzi Fikri’nin ülkesi: FATSA
NAZIM ALPMAN NAZIM ALPMAN

Ordu’nun Fatsa ilçesi 1970’li yıllarda Türkiye çapında bir şöhrete ulaşmıştı. 1979’un 14 Ekim günü yapılan belediye seçimlerini bağımsız aday Fikri Sönmez kazanmıştı.

Yeni başkan ilçede lakabıyla tanınıyordu:

“Fatsalı Terzi Fikri!”

Fatsa uzun yıllar Terzi Fikri ile birlikte anıldı.

Fikri Sönmez 1979’da başkan seçildi ama bu başarının arkasında 1960’lı yıllara kadar uzanan, kuyumcu titizliğiyle yapılmış bir halk çalışması vardı.

1938’de Fatsa’nın Kabakdağ köyünde doğan Sönmez, ilçede mesleğiyle ünlenmişti. 1961’de kurulan Türkiye İşçi Partisi’nin Fatsa’daki örgütlenmesi Fikri Sönmez ve yakın arkadaşları tarafından yapılıyor. Sonra 1968 Devrimci Gençlik hareketi üniversitelerden taşıp Anadolu’ya doğru uzanınca DEV-GENÇ’in önderleri ile Fatsa arasındaki sıkı bağlar kuruldu. Fikri Sönmez gibi Fatsalı olan Ziya Yılmaz’ın DEV-GENÇ içindeki üst düzey ilişkileri 1972’de Kızıldere’ye kadar varacaktı.
12 Mart döneminde bütün devrimciler gibi Fikri Sönmez de cezaevine konulacaktı. Çıktığında yine kaldığı yerden devam eden Sönmez, Fatsa’da yediden yetmişe herkesi çevresine topluyordu.

Öncelikle çok iyi bir terzi olduğu için şehrin önde gelenleri onun müşterisiydi. Gençlere olan yakınlığı, hoş sohbeti halk önderi olma yolundaki taşları döşüyordu.

Mesela o yıllarda 12-13 yaşlarında olan Mustafa Tatlıelma’nın ilk futbol oynadığı takımı Fikri Sönmez kurmuştu. Kısa kollu fanilaların arkasına eliyle numaralar yazıp çocuklara formalar armağan etmişti.

Gençler ise onun terzihanesini “akademi” olarak görüyorlardı. Akşamüzerleri politik tartışmaların özgürce yapıldığı bir mekân haline gelmişti.

Solun yaşadığı bölünmeler, yeniden yapılanmaların hızla sürdüğü o yıllarda Fikri Sönmez ve yakın çevresi artık kısa adı DEV-YOL olan Devrimci Yol siyasetinin içindeydiler.

Terzi Fikri ve çevresinde halkalanan arkadaşları belediye seçimlerini kazanmaya giden yolda halkın pek çok sorununa el atmışlar ve çözüm de bulmuşlardı.

Mesela yüksek faizle çiftçileri borçlandıran tefecilerin ellerindeki senetleri alıp, ana parayı ödedikten sonra yırtıp atıyorlardı.
Bölgenin temel geçim kaynağı olan fındık için 1960’lardan başlayan görkemli mitingler yapıyorlardı. Taban fiyatlarının yükselmesini sağlıyorlardı. Terzi Fikri önderliğinde Fatsa halkı örgütlü olmanın bütün avantajlarını yaşayarak öğreniyordu.
İşte böylesi bir ortamda 1979’un 14 Ekim’ine gelindi. Terzi Fikri, Devrimci Yol’un bağımsız adayı olarak seçimlere girdi. Sönmez 3096, CHP adayı Zeki Muslu 1133, AP adayı Rıza Özmaden 859 oy aldılar.

O tarihten itibaren adı efsaneye dönüşmeye başladı. Fatsa’nın şehir içi yolları onunla birlikte açıldı. Bataklıkları onunla kapatıldı. Kamulaştırmaya parası yetmezse, sözlü olarak borçlanıyor, belediyeye para gelince de ödüyordu. Terzi Fikri’nin sözü bütün kağıt senetlerin üzerinde bir itibara sahipti. Ne diyorsa onu yapıyordu.

Fatsa’da “Mahalle Komiteleri” kurdu. Yedişer kişilik komiteler sorunları saptıyor, Komite Başkanı Başkan’a iletiyordu. Çok kısa süre sonra sorun çözülüyordu. Komiteler devrimci bir yapılanmaydı. Ama sadece devrimciler değil, CHP’liler, AP’liler, MSP’liler de bu komitelerde yer alıyorlardı.

Fatsa’da sahici bir halk iktidarı oluşuyordu. İşçilik gereken işlerde devrimci gençler öne düşüyorlar, halk da onlara katılıyor, müteahhit elinde aylarca sürecek hafriyatlar, bina yıkımları, yol yapımları sadece bir hafta sonu çalışmasıyla bitiriliyordu.
Başkan Terzi Fikri de, bu “iş alaylarının” önünde yer alıyor, onlarla birlikte sabah alacasından gece karanlığına kadar çalışıyordu.

Terzi Fikri ve ekibinin iyi yaptığı bir iş daha vardı. Fatsa’da karaborsa mal satışı sonlandırılmıştı. Mahalle Komiteleri bir depoda stok mal tespit ettiler mi, belediyeye bildiriyorlar, devrimciler zabıtalar eşliğinde baskın yapıp mallara el koyuyorlardı. Etiket fiyatları üzerinden satışı yapılıyor, parası da mal sahibine veriliyordu.

Terzi Fikri’nin icraatları yıllar sonra 2004’te “Avrupa Yerel Yönetimler Yasası olarak” TBMM’den geçecek, Cumhurbaşkanı vetosu ile uygulama imkânı bulamayacaktı.

Fatsalılar Terzi Fikri’den çok hoşnuttular.

Ama devlet değildi.

Fatsa’da devrimciler bir başka hayat kurulabileceğini gösteriyorlardı.

Devlet “gerekenleri” yapma kararı aldı. 11 Temmuz 1980 günü tarihe Fatsa Nokta Operasyonu olarak geçecek, polis destekli askeri harekât başlatıldı. Devlet, Fatsa’ya huzur getirecekti!

Bu operasyon öncesi Fatsa CHP, AP, MSP ilçe başkanları ortak basın toplantısı yaptılar:

-Fatsa’da operasyon yapılacak hiçbir şey yok. Biz Fatsalılar huzur içindeyiz.

Ama devlet karar vermişti. Hürriyet gazetesi iki gün önceden 9 Temmuz 1980 günü manşeti patlatmıştı bile: Fatsa’ya nokta operasyonu!

O özel günü Fatsalı tarih araştırmacısı Sinan Demirbilek “Terzi Fikri” kitabında şöyle anlatıyor:

“TSK Kıbrıs Çıkarmasından sonra ikinci amfibi harekatını Fatsa’ya yaptı. Operasyona üç hücumbot, bir mekanize piyade taburu, üç jandarma komando birliği, il alay komutanlığı takviye kuvvetleri ile çok sayıda polis birimleri katıldı.
Operasyonu yeni atanan Ordu Valisi Reşat Akkaya yönetiyordu. O yılların bir başka yasa dışı kavramı olan “Devletin Güvenlik Kuvvetlerine Yardımcı Güçler”adı altında ülkücü hareketin militanları Vali Akkaya tarafından Fatsa’ya salındılar. Vali, İçişleri Bakanı yerine düzenli olarak MHP Genel Başkanı Alpaslan Türkeş’e bilgi veriyor, ondan silahlı militan desteği istiyordu.

Vali’nin Ordu ve ilçelerine bakış açısını o yıllarda CHP’den Gürgentepe Belediye Başkanı olan Ekrem Aydın, Vali ile yaşadıkları üzerinden şöyle anlatıyor:

-Bizim belediyemizi bastılar, ‘burayı Türk topraklarına katma zamanı geldi’ dedi. Ben de buralar hiç işgal görmedi. Ama öyle bir kabiliyetin varsa, önce kendi geldiğin memleketi git kurtar!

Vali Akkaya’nın Kırım kökenli olduğunu öğrenmişti.

Nokta Operasyonu ile Fatsa Yerel Yönetim deneyimi sonlandırıldı. Terzi Fikri tutuklandı. Ardından gelen 12 Eylül Darbesi ile ağır işkencelere maruz kaldı. Avukatı Haluk Türkmen “o işkenceler sonucu kalp krizi geçirerek öldü” diyor. Fatsa’nın efsanesi Terzi Fikri, 5 Mayıs 1985 günü Amasya Cezaevinde tutuklu olarak hayata veda etti.

Bütün bunları neden mi yazıyorum?

Bir haftadır Doğu Karadeniz’de onun çocukları, arkadaşları, dostları ile çekimler yapıyoruz. 24 Nisan 2017 gecesi iztv ekranlarında olacak:

“Terzi Fikri’nin ülkesi Fatsa!”