‘Ticanilerin yönetiminde zülüm vardır!’*
FİKRİ SAĞLAR FİKRİ SAĞLAR

Her yeni yıl umutlarla başlardı. Bu kez  böyle olmayacağını biliyordum. Bir kere, ülkenin hali çok sıkıntılı. Kimin eli, kimin cebinde belli değil. Devlet açıklamış; 30 milyon yardıma muhtaç yurttaş var. Yani nüfusun yarısı. Ne olmuş?! İktidar da 40 tane dolar milyarderi yaratmış!.. Umurunda mı sanki!.. Kısaca millet açlığa, beyler saraya “mahkûm!..”

İşçi madende, patron himayede!.. Çalışan ölüyor. Sömüren semiriyor. Maden sahibi devlete kömür kadar taş satıyor. Madenci onuruyla kalıyor. Ailesi perişan. Kış geldi çocuklar hasta, verilen sözler havada. Anlaşılan o ki; yalanla dolanla geçecek bu yıl da.

•••

Yeter desen bir türlü!.. Demesen başka türlü. Diklensen sana ne, diyorlar. Söyleyecekleri belli “bunlar zaten muhalif!” Sonra da “Meclis’i uyutup” gidiyorlar.

Başımızda sultan var. Yani başımızda da onun adamları.

Gerçeği gösterenlere, doğruyu söyleyenlere, haksızlığa tepki gösterenlere, Sultan’ın yandaş medyası, bodoslama saldırıyor. Suçluyor...

Yalanı patlatıyor... Hedefi gösteriyor... Polisi yakalıyor... Yargısı da içeri atıyor...

•••

Düşünenlerin özgürlüğü bitti. Konuşanların  sesi kesildi. Direnenlerin beli eğildi. Söz söylersen darbeci, ses çıkarırsan paralelsin. Aynen daha önce “Ergenekoncu, vesayetçi olduğun” gibi. Meclis elinde. Yargı elinde. Yürütme elinde.

Aman dikkat!.. Biliyorsunuz bugünlerde Türkçe’de “yürütme” sözü çok tehlikeli. Felsefe yapamazsın. Yanlış anlaşılır. O zaman da gününü görürsün. Çünkü sultanın her yerde gözü, kulağı var. Dahası adamlarının belinde de copları  var. Maazallah sorgu sual etmeden alıp götürürler. Malum “makul şüphe” meselesi.

•••

Dün Berkin Elvan 16 yaşına girdi. Ama Sultan hâlâ ondan korkuyor. Ailesini de, arkadaşlarını da, onu ananları da kodese tıkmanın yollarını arıyor. Bir fırsat çıksa da yine annesini yuhalatsam diye fırsat kolluyor.

•••

Haziran Direnişi’nin ölmeyen çocuğu Berkin’in dün doğum günüydü. Evine ekmek almak istedi, ona ekmeği bile çok gördüler. Başından acımadan vurdular. Sonra da terörist dediler. Farkında değiller, katillerin inadına Berkin yaşamaya devam ediyor.

“Çocuktan terörist olabilir de Bakan’dan hırsız olmaz!” diyorlar. Ne yaman ülkeyiz. Sultan fermanıyla hal böyle olunca, çalınan çırpılan devlet, “memleket meselesi” olmaktan çıkıyor. Hırsızlar bey, özgürlük, eşitlik ve hak arayan yurttaşlar hain olmaya devam ediyor.

•••

Oysa devletin nasıl soyulduğunu TV’lerde gördük. Telefon konuşmalarını dinledik. Sıfırlanamayan paralara şahit olduk. Kağıt kırpma, para sayma makinelerine ve bolca kasalara sahip olduklarını öğrendik. İhaleleri peşkeş çekerek havuz medyasının yaratıldığını anladık. Ama bir türlü gözümüzü açamadık.

AKP’liler ısrarla “yanlış görüyorsunuz” diye illüzyon yapıyor. Safça 4 Bakan’a ceza verilecek mi? diye soranlar, ağzının payını alıyor. Berkin’den korkanların çetesi  işine devam ediyor. Yazıyı kaleme aldığım an itibariyle, “hırsızlık komisyonundan” ses çıkmadı. Karar alamadılar.

•••

Başından sonu belli olan bir aklama çalışması, aylardır, gözümüzün önünde sürüyor. Komisyonun AKP’li üyesi Bülent Turan, 4 meşhur Bakan’ı öyle bir korudu ki sormayın. Müthiş bir konuşma yaptı. Kendi de şaşırdı. Hızlı ve anlaşılmayan kelimeleri arka arkaya sıraladı. Kimse anlamadan işi bağladı. Konuşmasının bir yerini yakalayabildim. Diyor ki, ”Bilal Oğlan ne yapmış? Vakfına bağışlar almış, araziler verilmiş. Ne için  almış? Yurt yapmak için. Bunun neresi suç? “Anlaşılan o ki; AKP hırsızlarını aklayacak, Bakanlar yüce divana gitmeyecektir. Müthiş bir performans. Beyoğlu’nun arka sokaklarında rastladıklarımızı aratmayan bir anlayış. Adeta “Bul karayı al parayı” diyenlere  taş çıkartıyor.

•••

Ülkenin hali belli. O nedenle ocak ayı beni daha ilk günden sıkmaya başladı. Herkes “bana ne?!” derken birileri sorumluluk hissetmeli. Belki bugün olduğundan fazla karamsarım.

Yılın ilk gününde ailemizin en büyüğü, “Durdu” halamı kaybettim. “Ticanilerin yönettiği yerde her zaman zülüm olur!” diyen köylü, ama asil bir Cumhuriyet kadınını yitirdim. Başsağlığı dileyen tüm dostlarımıza ailemiz adına teşekkür ederim.

*Durdu Angın