Anasayfa ARŞİV Tiyatroda ‘ego’ya rol var mı?

Tiyatroda ‘ego’ya rol var mı?

Ego, hayatına alıştığı düzende, korunaklı bir şekilde devam edebilmek için, her şeyin olduğu gibi kalması yönünde direnç gösterir. Değişiklik dönemlerinde, alıştığımızdan farklı durumlarla karşılaştığımızda, aslında direnç gösteren içimizdeki şişirilmiş Ben olan, Ego’dur. Farklı bir düşünce kalıbı ya da bakış açısıyla düşündüğümüzde ego, bu değişimleri kendi varlığına yapılan bir tehdit olarak algılar. Ego değişimi istemez çünkü kendimizde yapacağımız her değişim, egonun yokluğuna; yani bir anlamda onun ‘ölümüne’ yol açabilir.

Kendimizi tanıma ve keşfetme sürecinde kendi içimize yönelip, daha geniş bir bakış açısıyla bakıp, daha geniş perspektifle olayları görmeye başladığımızda; kendimizin, şimdiye kadar bildiğimiz kişiden çok daha fazlası olduğunu algılarız. Kendimizde yapmaya karar verdiğimiz ya da uygulamaya başladığımız değişikleri yapabilmek için bilincimizi değiştirmemiz, bizde bir dönüşüm oluşturur.

Son günlerde İstanbul tiyatro kulislerinde de hava tersten esiyor. Tıpkı İstanbul’da fırtınanın koptuğu günler gibi, Şehir Tiyatrosu çalışanları için de sıkıntılı günler yaşanıyor şu günlerde. Kısaca sahne ve kuliste cereyan var. Cereyan belki sert esiyor ama soğukkanlılıkla bugünleri de geride bırakacağımızı ve küsmeden yılmadan antre almaya devam edeceğimizi çok iyi biliyorum.

Gelelim gündeme dair bir nostaljik okuma yapacağımız Saray Tiyatroları’nın ‘hal-i pür melal’ine. Sanatsever padişahların 19. Yüzyılda saraya kurdukları orkestra, tiyatro ve operalar hep dikkatimi çekmiştir.

Osmanlı’da Batılılaşma ve yenilenme rüzgârlarının estiği bir dönem 19.yüzyıl. İmparatorlukta büyük bir kültür değişimi yaşanıyor. Tabii bu değişim, sahne sanatlarını ve müziği de kısa zamanda etkisi altına almakta geç kalmıyor. Sultan III. Selim, II. Mahmud ve özellikle Abdülmecid, sahne sanatları ve müziğin gelişiminde büyük rol oynuyorlar. Sultan II. Mahmud döneminde ünlü opera bestecisi Gaetano Donizetti’nin kardeşi Giuseppe Donizetti, Batı örneğinde bir askeri orkestra kurması için Türkiye’ye çağrılıyor.

SARAY KONSERVATUARI 

Saraydaki gençlerin hem müzik hem sahne sanatlarında eğitim gördüğü, konservatuar gibi çalışan orkestra, Muzıka-i Hümâyun adını alır. Günümüzün Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası’nın temelini oluşturan bu kurumun, bir başka deyişle 176 yıllık bir geçmişi vardır. Sarayda müziğe olduğu kadar, tiyatro ve operaya da büyük bir ilgi vardır. III. Selim’in opera seyrettiğini okumuştum bir zamanlar; 1839-40 yıllarında İstanbul’da sirk gösterimleri için iki amfiteatr ve iki tiyatro salonu yapılır. Bu tiyatrolardan birini, ünlü İtalyan illüzyonisti Bartalomeo Bosco yaptırmış. Naum adını taşıyan tiyatro, Batılı kaynaklarda İmparatorluk Tiyatrosu olarak anılır. İtalyan tiyatro ve opera topluluklarının gösteriler sunduğu bu tiyatro, saraydan büyük destek görür. 1859 yılına kadar sarayların hiçbirinde kalıcı tiyatro yapılmadığından, bu tarihe kadar tiyatro gösterimleri için saraylarda geçici sahne ve salon kurulduğunu da belirtelim.

İLK SARAY TİYATROSU

Kalıcı saray tiyatrolarının ilki, Sultan Abdülmecid’in yaptırdığı Dolmabahçe Sarayı Tiyatrosu. Bu tiyatro, Gümüşsuyu’na çıkan yokuşun başındaymış. Bugün yerinde İnönü Stadı’nın bulunduğu tiyatronun mimarları Dieterle ve Hammont. İç dekorasyonunu ise Dolmabahçe Sarayı’nda Abdülmecid’in dairesinin iç dekorasyonunu yapmış olan Sechan üstlenmiş. 300 seyirci kapasiteli tiyatronun zemin katında parter ve localar, birinci katta yine localar, ikinci katta ise saray kadınları için kafesli localar bulunuyormuş. Sahnenin teknik donanımı ise çağının en iyilerinden.

Dolmabahçe Sarayı Tiyatrosu 12 Ocak 1859’da açılır. Açılışa şehzadeler, bütün saray halkı, devlet ileri gelenleri ve yabancı devletlerin elçileri çağrılır. Önce Ricci’nin bir operasının iki perdesi, arada kısa bir keman konseri ve en son bir bale gösterisi sunulur. Bu tiyatronun Türkiye dramatik yazarlığı için de önemi büyüktür. Çünkü ilk Türkçe oyun bu tiyatroda oynanmak üzere şair-gazeteci İbrahim Şinasi Efendi’ye ısmarlanır. O da Anadolu’daki evlilik törelerini hicveden kısa, fakat güzel bir komedya olan ‘Şair Evlenmesi’ni yazar. 1863 yılında binada yangın çıkar ve bir daha da onarım yapılmaz.

Abdülhamit ise bu binayla ilgilenmeyip, Yıldız’da başka bir tiyatro sahnesi yaptırmayı tercih eder. 1939 yılında İstanbul’a büyük bir stat yapma fikri gündeme gelince bu binanın yıkılmasına karar verilir. 1947 yılında stadın yapımı tamamlanır; İsmet Paşa, Mithat Paşa isimleri alan stada son olarak İnönü Stadı adı verilir.

YILDIZ SARAY TİYATROSU

Günümüze ulaşmayı başaran ikinci saray tiyatrosu, Yıldız Sarayı’ndadır. Tiyatro ve operaya ilgi duyan Sultan II. Abdülhamid tarafından yaptırılmış, 1889’da açılmıştır. Mimarı Raimondo d’Aronco, uygulamasını ise mimar Vasilaki Kalfa’nın oğlu Yorgo yapmıştır. Salon ana projede at nalı gibi tasarlanmışsa da, uygulamada dikdörtgen biçimindedir. Aşağıda parter, yukarıda locaların bulunduğu bir galeri vardır. Sahnenin tam karşısında, ana girişin üstünde sultanın geniş locası bulunur. Padişaha yakın locaların bazısı kafeslidir; Harem’deki kadınlar oyunları buradan seyrederler.

İstanbul’a gelen yabancı topluluklar, Avrupa’nın ünlü sanatçıları da ara sıra Yıldız Sarayı Tiyatrosu’nda gösterimler verirler. İtalya’dan gelen komedyen bir opera sanatçısı, sultanı öyle çok güldürür ki, sultan onu yarbay rütbesiyle tiyatronun yönetmeni yapar. Bu kişi, Arturo Stravolo’dur. Eşi, babası, kızı, iki kardeşi ve onların eşleri, hepsi opera sanatçısı olarak saray tiyatrosu kadrosuna alınırlar. Stravolo, 1956’da bu şehirde dünyaya gözlerini yumar.

Son olarak; Şehir Tiyatroları’nın yok edileceğine ise asla inanmak istemediğimi belirtmek istiyorum. Egolarımıza hâkim olalım ve yapı değişikliğinin yeniden düzenlenerek İBŞT sanatçıları için faydalı olmasını isteyelim. Gelecek, kendi içimize yapmaya başladığımız yolculuklar sonrası daha sağlıklı kurulur diye düşünelim…   

BİRGÜN TV'Yİ YOUTUBE'DA TAKİP EDİN

9,977AbonelerAbone
- Reklam -

SON HABERLER

Pakistan’da camide patlama

Pakistan'da bir camide cuma namazı esnasında patlama meydana geldiği açıklandı.

DSİ’den uyarı: Keban’da su seviyesi yükseldi, taşkın olabilir

Elazığ'ın Keban ilçesinde bulunan Keban Baraj Gölü'nde su seviyesinin yükselmesi nedeniyle taşkın...

Antalya’da vahşet: 55 yaşındaki çiftçi 160 TL’lik borcu olduğu için tecavüze uğradı, zanlılar serbest bırakıldı

Antalya'da çiftçilik yapan 55 yaşındaki bir erkek, 160 TL'lik borcunu ödemediği gerekçesiyle...

İstanbul’da kaza: 1 polis hayatını kaybetti

İstanbul'un Eyüp ilçesinde yunus polisleri sağanak yağıştan dolayı motosikletin hakimiyetini kaybederek kaza...

Son anketlere göre İmamoğlu 5 puan önde

CHP’de Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) iptal ederek 23 Haziran’da yenileme kararı aldığı...

Theresa May istifasını duyurdu

İngiltere Başbakanı Theresa May bugün yaptığı açıklamayla istifa edeceğini duyurdu.

CHP’li Kaftancıoğlu’ndan dava açıklaması: Tek gündemim İstanbul

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, yandaş Sabah'ın duyurduğu...

Adalet Bakanı’ndan ‘çözüm süreci’ açıklaması

Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, süresiz nafaka ile ilgili ''Süresiz nafaka adil değil,...

YSK’nin iptal gerekçelerindendi: Yeni oluşturulan sandık kurullarında da memur olmayanlar var

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, 23 Haziran'daki ...

Esenyurt Belediyesi’nde intihar girişimi: Evini su basan yurttaş isyan etti

İstanbul Esenyurt'ta şiddetli yağış nedeniyle evine su bastığı için isyan eden bir...

Sonraki haber