TMMOB Yönetim Kurulu’ndan açıklama: Baskılara karşı direneceğiz
14.02.2018 08:03 GÜNCEL
TMMOB Yönetim Kurulu, meslek kuruluşlarına yönelik başlatılan linç kampanyasına karşı Anayasal ve yasal meşru direnme haklarını kullanacaklarını açıkladı

BirGün ANKARA

TMMOB Yönetim Kurulu, meslek kuruluşlarını hedef alan karalama kampanyaları ve TMMOB’ye yönelik baskıcı tutuma yönelik kararlarını açıkladı. Kamu yararını savunan tüm meslek kuruluşlarına yönelik müdahale ve baskılar karşısında tam dayanışma içinde olunacağı belirtildi.

TMMOB Yönetim Kurulu’nun, Cumhurbaşkanı ve hükümet sözcülerinin meslek kuruluşlarını hedef alan ifadelerine ve baskıcı ortama ilişkin tespitleri şu şekilde:

»Siyasi iktidarın tasarruflarını eleştiren kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarına karşı bir linç kampanyası başlattı. Bu kuruluşların isimlerinden Türk ve Türkiye kelimelerinin çıkartılması, birden fazla meslek odası ve birliği kurulması gibi kutuplaştırıcı ve ayrıştırıcı söylemler üst düzeye çıkarıldı.

»İktidarın kamu kuruluşu niteliğindeki meslek kuruluşlarına ve TMMOB’ye yönelik baskıları yeni değildir. TMMOB Yasası’nın defalarca değiştirilmeye çalışılması, Birliğimiz ve Odalarımız üzerinde İdari ve Mali Denetim adı altında hiyerarşik yapının kurulmak istenmesi, Kimya Mühendisleri Odamız Yönetim kurulunun görevden alınması için dava açılması bu baskıların bazılarıdır.

»Bu baskıların gerçek nedeni TMMOB’nin mesleki alanlardan hareketle oluşturulan mesleki politikalarla; tüm yeraltı ve yerüstü zenginliklerimizin, kültürel varlıklarımızın, insan kaynaklarımızın rant ve çıkar çevreleri için değil ülke ve halk yararına değerlendirilmesi için yürüttüğümüz mücadeledir.

»Siyasal iktidarın idari, ekonomik, siyasi, sosyal dönüşümlerle gerçekleştirdiği piyasacı-rantçı yeni devlet yapısına ve bu yeni liberal rantçı politikalar uyarınca kamu yararı ve bağlantılı sosyal işlevlerin tasfiye edilmesine karşı çıkan kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarını mevzuatlarına müdahale ederek böl, parçala yönet mantığıyla işlevsizleştirmektir.

»TMMOB ve bağlı Odaları Anayasa’nın 135. Maddesi kapsamında kurulmuş kamu tüzel kişilikleridir. Meslek kuruluşlarının, kamusal nitelik kazandırılmış anayasal bir kurum haline dönüştürülmelerinin ve siyasal iktidarların keyfi takdiri ve güdümüne karşı yasal güvence altında tutulmalarının temel gerekçesi işte bu kamusal zorunluluktur.

»Anayasa, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının yönetim ve işleyişlerinin demokratik hukuk devleti esaslarına uygun olması kuralını öngörmüş ve kurum içi demokratik yapıyı sağlamıştır.

»Birliğimiz ve Odalarımızın en önemli işlevlerinden biri de kamusal nitelikli mesleki denetimdir.

»Kamu Kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının kuruluş kanunlarında yapılmak istenen değişiklikler ile rejimin meslek odalarını buyruğu altına sokmak istediğini göstermektedir.

Mücadeleye devam
TMMOB Yönetim Kurulu kararları ise şöyle sıralandı:

“»Anayasa’nın 135. Maddesi uyarınca kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşu olarak Anayasa’dan, Yasamızdan aldığımız yetki ve üyelerimizden aldığımız güçle adımıza, yasamıza ve mesleğimize sahip çıkma kararlılığımızda olduğumuzun,

»Mesleğimizin ve meslektaşlarımızın genel menfaatlerini halkımızın ve ülkemizin menfaatlerinden ayrı tutmadan savunmaya devam edeceğimizin,

»İktidarın bu tür keyfi ve hukuk dışı uygulamalarına karşı Anayasal ve yasal meşru direnme hakkımızı kullanacağımızın,
»Sadece Birliğimize karşı değil kamu yararını savunan tüm meslek kuruluşlarına yönelik müdahale ve baskılar karşısında tam dayanışma içinde olacağımızın, üyelerimize ve tüm kamuoyuna duyurulmasına karar verilmiştir.”

***

‘Merkez Konsey üyelerimiz işlerine iade edilsin’

Türk Tabipleri Birliği (TTB) yaptığı yazılı açıklama ile, açığa alınan Merkez Konsey üyelerinin görevlerine dönmeleri gerektiğini belirtti. Açıklamada şöyle denildi: “Adana Valiliği, halen Seyhan 132 No’lu Aile Hekimliği Biriminde aile hekimi olarak görev yapan Türk Tabipleri Birliği Merkez Konseyi Üyesi Dr. Dursun Yaşar Ulutaş’ın sözleşmesini, gözaltına alındığı ve görevi başında bulunmasında sakınca görüldüğü gerekçesiyle 2 ay süreyle askıya almıştır.

Diyarbakır ili Merkez Bankası’nda işyeri hekimi olarak görev yapan Türk Tabipleri Birliği Merkez Konseyi Üyesi Dr. Şeyhmus Gökalp’in sözleşmesi de ne yazık ki feshedilmiştir.

Yetkililer tarafından bu hatalı işlemler geri alınmalı, meslektaşlarımızın Anayasal hakları ile toplumun sağlık hakkı gözetilerek her iki meslektaşımız bir an önce görevlerine başlatılmalıdır.”