Tropikal yağmur ormanları 'karbon yutağı' olmaktan çıktı
12.10.2017 11:08 ÇEVRE
Yeni araştırma: Orman tahribatı ve arazi bozulması gibi insan faaliyetlerinin sonucunda yağmur ormanları atmosferden emdikleri karbondan çok daha fazlasını atmosfere salıyor

Çeviri: Esra Çevik - Kaynak: Carbon Brief

Yağmur ormanlarıyla ilgili kısa süre önce paylaşılan bir bilimsel çalışma kaygı uyandıran gerçeği ortaya çıkardı. Dünyaca tanınan Science dergisinde yer alan çalışma, Amazon yağmur ormanları ve beraberinde Endonezya, Kongo ile diğer bölgelerdeki devasa tropikal ormanların iklim değişikliği sorununu inceliyor. Ancak bu çalışma daha önceki çalışmalarla farklı sonuçlara ulaşıyor: Tropikal ormanlar artık havayı temizlemiyor.

Yeni bir araştırmaya göre, orman tahribatı ve arazi bozunumunun bir sonucu olarak, yağmur ormanları atmosferden emdikleri karbondan çok daha fazlasını atmosfere salıyor.

Araştırma, ormanların karbon yutağı olduğuna dair yaygın inanışı tersine çeviriyor. Araştırma yağmur ormanlarının, doğal süreçler ve beşeri faaliyetler sonucu, sakladıklarından çok daha fazla karbonu saldıkları tespitine yer veriyor.

Araştırmanın başyazarı Carbon Brief’e yaptığı açıklamaya göre, dünyadaki tropikal ormanlar 2003 – 2014 yılları arasında 425 milyar ton karbon salınımı yapmış olabilirdi. Bu miktar daha önceki tahminlerin oldukça üzerinde.

Bulgular, ormansızlaşmayı kontrol altına alma ve mevcut ormanları korumanın atmosferdeki sera gazını azaltmada ve iklim değişikliği ile mücadele etmede yararlı olabileceğini öne sürüyor.

Karbon kubbesi
Tropikal ormanlar büyük miktarda karbon depolama işlevine sahiptirler. Bunun sebebi ağaçların fotosentez sırasında atmosferden karbon emip yeni yapraklar, dallar ve kökler oluşturabiliyor olmasıdır.

Bununla birlikte ormanlar atmosfere karbon salınımı da yapabilirler. Bu salınımın bir kısmı bitkisel solunum, kuraklık ya da yangınlar gibi doğal yollar ile gerçekleşir. Ancak emisyonlar, ormansızlaştırma ve kaçak ağaç kesme gibi insan aktiviteleri sonucunda da meydana gelebilir.

Karbon yutağı tropikal ormanların saldıklarından daha fazla karbonu emdikleri, karbon kaynağı ise karbon emilimlerinin daha yüksek olduğu anlamına geliyor. Bu karbon alınımı ve salınımı arasındaki dengeyi hesaplamak, bilim insanlarına tropikal ormanların karbon yutağı olup olmadığını anlamalarına olanak sağlıyor.

On yıllar boyunca tropikal ormanların karbon yutağı olduklarına dair bir fikir birliği mevcuttu.

Ancak Massachusetts’deki Woods Hole Research Center’dan Dr Alessandro Baccini’ye göre dünyadaki ormanlık alanlarda giderek artan insan aktivitesi, bu dengenin bozulmasına sebep oldu. Science dergisindeki makalenin yazarının Carbon Brief’e yaptığı açıklama şöyle:

“Esas keşif, tropikal bölgelerdeki ormanların karbon yutağı değil karbon kaynağı olduğu yönünde. Bu da tropikal bölgelerdeki karbon emisyonu miktarının, bu bölgelerin ulaşabileceği karbon emiliminden çok daha fazla olduğunu gösteriyor.”

Karbon salınımını hesaplamak
Tropikal ormanlardaki karbon salınımı ile ilgili veriler bu zamana kadar uydu resimlerinin incelenmesi sonucunda elde edilirdi.

Bu yaklaşım bilim insanlarının tropikal bölgelerdeki ormansızlaşmanın boyutunu görmelerini sağlıyor. Ancak daha zor fark edilen kaçak ağaç kesme, orman bozunumu ve arazi degredasyonu gibi insan aktiviteleri gözden kaçabiliyor. Baccini’ye göre:

“Degredasyon, yalnızca az sayıdaki ağacın ormanlardan yok olması durumu. Bir uydu fotoğrafından bölge hala eldeğmemiş bir orman gibi görünebiliyor. Ancak çok az miktarda ağaç kaybedilse bile, yüksek miktarda karbon salınımı meydana gelebiliyor.”

Bu sakınca sebebiyle araştırmacılar America, Asya ve Afrika’daki tropikal ormanların “karbon yoğunluğu”na bakmayı tercih ediyorlar.

“Karbon yoğunluğu, ormanlar tarafından tutulan karbonun ağırlığını ölçmenin bir yöntemi. Ağaçlarda, aynı çaplarında ve boylarında yaptığımız gibi, doğrudan ölçümleme yapabiliyoruz. Sonra da bunu biyokütleye çevirmek için bir denklem kullanıyoruz.”

Araştırmacılar, tropik ormanlar boyunca karbon yoğunluğu ölçümleri toplayıp bunları istatistiksel bir model oluşturmak için kullandılar. Bu model daha sonra, 12 yıl boyunca tropikal ormanlardaki karbon alınımı ve salınımını simüle etmek için kullanıldı.

Salınımı anlamak
Araştırma tropikal ormanların 2003-20014 yılları arasında 436 milyon ton karbon emilimi yaptığını ortaya koyuyor. Araştırmacılara göre bunun sebebi daha önce zarar görmüş ormanların onarılmış olması.

Ancak aynı zaman periyodunda tropikal ormanlar 861 milyon ton karbon salınımı yaptılar. Bu da araştırma boyunca tropikal ormanların 425 milyon ton karbon salınımı yaptığını gösteriyor.

Bu sayı, geçmiş tahminlerden oldukça büyük. Baccini’ye göre bunun sebebi geçmiş araştırmaların arazi degredasyonun karbon salınımına olan etkisini hafife almış olması olabilir. Baccini’nin araştırması arazi degredasyonu ve bozunumunun tropikal ormanlardaki karbon salınımının %69’una sebep olduğunu gösteriyor. Baccini:

“Karbon salınımında arazi degredasyonunun çok önemli bir rol oynadığını fark ettik. Arazi degredasyonundan karbon salınımı oldukça düşük fakat çok fazla alanda meydana geldiği için büyük bir miktar salınıma ek oluyor. Bu araştırmanın bütün tropiklerdeki arazi degredasyonu kaynaklı karbon salınımını ölçmede bir ilk olduğunu düşünüyoruz.”

Ancak araştırmada yer almayan, Vrije Üniversitesi’nden Prof Guido van der Werf’e göre bu araştırma karbon miktarını etkileyen kademeli süreçleri gözden kaçırmış olabilir. Carbon Brief’e yaptığı açıklamaya göre:

“Pek çok kanıta göre mevcut görüş, karasal bitki örtüsünün karbon salınımımızın büyük bir miktarını emdiği yönünde. Ancak bu çalışma tam tersini söylüyor. Bu çalışma eğer doğruysa, dünya üzerindeki pek çok hazne ve bölge arasındaki karbon akışını hesaplama biçimimize meydan okunuyor.”

“Orman biyokütlesindeki ormansızlaşma kaynaklı büyük düşüşü fark etmenin, ormanlardaki çoğalmaya bağlı yavaş artışı görmekten daha kolay olduğunu göz önünde bulundurmak gerekiyor. Bu durum özellikle de bu 12 yıllık araştırma gibi kısa zaman dilimleri için geçerli.”

Aşağıdaki harita, tropikal ormanlardaki karbon salınımının kıtalara göre nasıl değişiklik gösterdiğini ortaya koyuyor. Kırmızı bölgeler yüksek karbon salınımını, yeşil bölgeler ise net karbon emilimini gösteriyor.

Sonuçlar en fazla karbon salınımının Latin Amerika’da, en fazla emilimin ise Afrika’da gerçekleştiğini ortaya koyuyor. Baccini’ye göre bu durum yerel ormansızlaşma ve arazi degredasyonu sebebiyle oluşuyor:

“Latin Amerika’nın özellikle de Brezilya’nın büyük miktarda karbon salınımı yaptığını görüyoruz. Bunun bir sebebi ormanların büyüklüğü ama hayvan besleme sonucu kayıp ve ormansızlaşma da mevcut. Afrika’da çok daha az miktarda bozulma var ve bunun sebebi palm yağı ve madenler sebebiyle oluşturulan ormansızlaşma. Asya’da ise palm yağı kaynaklı büyük miktarda ormansızlaşma var.”

Süreci tersine çevirmek: Kaynaktan yutağa?
Tropikal ormanlar şu anda karbon kaynağı olarak görülse de, onları tekrar karbon yutağına çevirmek için bazı adımlar atmak mümkün. Baccini:

“Ormanları yenileyerek, ormansızlaşmayı azaltarak ya da durdurarak, yeniden ormanlaşma projeleri ile onları birer yutağa çevirebiliriz.”

Baccini’ye göre ormanların atmosferden tekrar karbon emmesini sağlamak iklim değişikliği ile mücadele etmemizi sağlayabilir. Carbon Brief kısa süre önce yeniden ormanlaşma ve diğer negatif emisyon projelerinin atmosferdeki sera gazı seviyesini azaltabileceğini keşfetmişti. Baccini:

“Yeniden ormanlaşma ve ağaçlandırma, biyoçeşitliliğin korunması, su kalitesinin ve kaynaklarının iyileştirilmesi yoluyla gezegenin kalitesini artırabilir. Ve bütün bunlar olurken bir yandan atmosferdeki karbondioksit yoğunluğunu azaltabiliriz. Bu tam bir kazan-kazan durumu.”