Anasayfa ARŞİV Tüm muhataplarımızın tek bir sorusu var

Tüm muhataplarımızın tek bir sorusu var

Salı Günü’nden beri Berlin’de bir CTP Heyeti’ne özellikle SPD ile ama Yeşiller, CDU ve Sol Parti üyesi milletvekilleri ile de gerçekleşen görüşmelerde eşlik etmekteyim. Konumuz elbette Kıbrıs. Kıbrıs’ın belki son şansı olan yaşadığımız süreç. Kıbrıs’ta barış ve çözüm konuşulmakta sürekli.
SPD Genel Sekreteri, milletvekilleri, eski bakanlar, parti asistanları, Türkiye ve Kıbrıs uzmanları, CDU’lu, Yeşil ve Sol Parti’li milletvekilleri, gazeteciler ve bazı bilim adamları muhataplarımız.

Görüşmelerimiz sırasında hepsinin sorduğu neredeyse ortak bir soru var: “AKP’nin yasaklanmaya çalışılması konusunda ne düşündüğümüz”.
Konuştuğumuz şahısların tümü bunu “antidemokratik” bir uygulama olarak tanımlamaktalar. Tüm Alman muhataplarımız AKP söz konusu olduğunda “AK Parti” diye Türkçe olarak partinin adını söylemeye özen gösteriyorlar. AKP’nin Türkiye tarihinde ilk defa “Avrupalı” bir çizgiye sahip olduğunu söyleyenlerin sayısı hiç de az değil. Partinin din ile olan ilişkisi konusunda eleştirel olarak bir kaç söz söylense de “Türkiye’nin demokrasi, insan hakları ya da Kıbrıs Politikası alanında AKP ile bir şans yakaladığına” inandıklarını dile getiriyor neredeyse hepsi.
Özellikle sosyal demokrat muhatablarımız CHP’nin adını neredeyse anmaz haldeler. CHP adı dile getirilmeden “AB karşıtları” diye anımlanan grubun içinde konu oluyor en fazla!

Hepsinin ortak endişesi ise AKP’ye yönelik bu antidemokratik uygulamadan medet umanların demokratik seçimle başaramadıklarını gerçekleştirip AKP’yi yasaklatarak devre dışı bırakması. Böyle bir durumun AB’de en çok Türkiye karşıtlarını sevindirdiğini dile getirmekteler hep.
AKP’nin yasaklanması halinde Türkiye’nin AB üyeliği sürecinin sabote olacağı hepsinin ortak görüşü. Böyle bir durumda Türkiye Ekonomisi’nin büyük bir kriz yaşayacağına eminler. Ayrıca Türkiye’nin demokratikleşmesi sürecinin de büyük bir gerileme dönemine gireceğinden endişe ediyorlar. Kıbrıs Sorunu’nun bu yasaklama ile çözülmesinin imkânsız olacağını dile getirdi bir çoğu.
Yukarıda bu yazdıklarım gerçekten hiç abartmadan bize anlatılanları aktarmak amaçlı. Çünkü yine kendi içine kapanan ve kendi içinde didişmeye başlayan Türkiye’de kamuoyunun “Türkiye dışında ülkenin nasıl görüldüğünü” bilmesinde yarar olduğuna inanıyorum.
Durum bu!

- Reklam -

SON HABERLER

Zayıf gerekçe Sağlam şerh

Yüksek Seçim Kurulu (YSK) İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerini iptal etmesine ilişkin...

Buldan’dan YSK’nin gerekçeli kararına ilişkin açıklama

HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, YSK’nin gerekçeli kararına, “Gerekçesiz bir gerekçe...

Binali Yıldırım: Gerekçeli kararda bir tarafın söylemini yazacak halleri yok

AKP'nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı adayı Binali Yıldırım, YSK'nin seçimlerin iptali ve yenilenmesine...

İmamoğlu: Bu gerekçeli karar dediğimiz şey tam bir gerekçesiz karar

YSK'nin 31 Mart yerel seçimleri ile ilgili verdiği iptal ve yenileme kararının...

CHP’li Öztrak: Sadi Güven’in açıklamasının son kısmını okumak yeterli

CHP Sözcüsü Faik Öztrak, Yüksek Seçim Kurulu'nun gerekçeli kararına ilişkin basın açıklaması...

Torba yasa teklifi meclis komisyonundan geçti

Boğaziçi Köprüsü'nden kaçak geçişlere kesilen para cezalarının tahsilinden vazgeçilmesi ve ÖTV indiriminin...

YSK Başkanı Sadi Güven: Seçimin iptaliyle yenilenmesine ilişkin karara katılmıyorum

İstanbul seçiminin iptal edilmesine katılmaya 4 üye gerekçeli karar karşı oy yazdı....

YSK’nin gerekçeli kararına CHP’den ilk tepkiler

31 Mart seçimini iptal eden YSK'nin gerekçeli kararı açıkladı. 250 sayfadan oluşan...

YSK’nin gerekçeli kararı açıklandı

YSK'nin, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçiminin iptaline ilişkin 4'e karşı 7 üyenin...

AKP Sözcüsü: Esad yönetimine karşı pozisyonumuz aynı

AKP Sözcüsü Ömer Çelik, AKP MYK toplantısı ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulundu....

Sonraki haber