Tunus’ta Demokrasi Sınavı
DEFNE GÜRSOY DEFNE GÜRSOY
“Arap baharı”nın başlangıç noktası Tunus’ta otuz yıllık Bin Ali rejimini alt ettikten dokuz ay sonra ilk kez düzenlenen kurucu meclis seçimleri Pazar günü yapıldı...
“Arap baharı”nın başlangıç noktası Tunus’ta otuz yıllık Bin Ali rejimini alt ettikten dokuz ay sonra ilk kez düzenlenen kurucu meclis seçimleri Pazar günü yapıldı. Demokrasiye yıllardır hasret halk, büyük bir katılımla sandıklara akın etti, yaşlı-genç, kadın-erkek, üniversite mezunu-okur yazar olmayan seçmenler, Kurucu Meclis üyelerini belirleyecek adayları büyük bir coşkuyla seçti. Ancak belirtmekte yarar var, yedi milyon potansiyel seçmenden sadece 4,1 milyonu seçmen kartlarını almayı seçmiş. 217 kurucu meclis üyesi yeni Anayasa’yı hazırlama ve bir sonraki genel seçimlere kadar ülkenin yeni yönetimini belirleme görevini üstlenecek. 1517 seçim listesinde yer alan 11.686 aday, 80 farklı parti temsilcisi ve “bağımsız” adaylardan oluşyordu. Bağımsızlar toplam adayları yüzde kırkını temsil ediyordu. Kadın erkek eşitliği yasalarla zorunlu kılınsa da, kadın adaylar listelerin sadece yüzde yedisinde yer alıyordu. 

Bu yazı yayına girerken henüz resmi sonuçlar açıklanmamıştı. Ancak tahminleri doğrulayan gayrı resmi sonuçlara göre, buralardaki sıfatıyla “ılımlı islamcı” Raşid Gannuşi’nin Ennahda partisi, 217 koltuktan 60-65’ini çıkartarak en fazla oyu kazanmış olacak. Yurtdışında yaşayan Tunusluları temsil edecek on sekiz koltuktan en az dokuzunu kaznaması da dikkate değer bir gelişme. Fransa ve diğer Avrupa ülkelerinde yaşayan yaklaşık 600 000 Tunuslu böylece daha muhafazakar bir tercih yapmış oluyor. Öte yandan henüz on beş gün önce, “Persepolis” animasyon filmini gösteren sinemayı “Allah’ın suretini gösterme gafletinde bulunduğu için” yakmak isteyen yüzlerce “imanlı”nın zor zaptedildiğini hatırlarsak, bu sonuçlara şaşırmamak gerekir. 

İslamcıların hemen ardından iki “ilerici” parti geliyor: Mustafa Ben Jaffar’ın Ettakatol Hareketi ve Moncef Marzouki’nin önderliğindeki Cumhuriyet için Kongre (CPR) ikincilik için çekişiyor. Seçim öncesi tahminlerde ikinci gelen İlerici Demokrat Parti (PDP) ‘ye ise sandıklardan beklenen destek çıkmayınca, 24 Ekim sabahında “yenilgisini kabul ederek” öz eleştiri yapıyordu. PDP Genel Sekreteri Maya Jribi “şimdiden muhalefet safhını tuttuklarını” berlirterek, “modern, müreffeh ve ılımlı bir Tunus’u savunmak için her zaman hazır olacaklarını” ekledi. 

Yıllarca sözde seçimlerle yüzde doksanlara varan sonuçlarla kendini iktidara sürekli yeniden ataya Bin Ali’den sonraki Tunus bu seçimle gözleri üzerine çekti. Tunus’taki bu ilk seçimler “Arap Baharı”nın devamı için bir gösterge olabilir. Ancak Tunus’ta solun, özellikle de komünistlerin örgütlenme birikimi sayesinde, sol oluşumlar (ortanın solu ve ulusalcı sol dahil)  ikinci sıralardan da olsa şimdiden bir yer edinebilecek görünüyor. “Ilımlı” islamcılar Mecliste tek başına hareket edecek oy alamadığı takdirde, “zorlama” ortaklıklar söz konusu olabilir. Yıllardır Bin Ali tarafından yasaklanan İslamcı partinin lideri Gannuşi, Arap dünyasının en gelişmiş haklarına sahip Tunuslu kadınların statüsüne ellemeyeceklerini ifade ederken, geniş bir birlik hükümeti kurma amacında olduklarını ekliyor. Gannuşi her fırsatta “Türkiye’de AKP iktidarını örnek aldığını” hatırlatıyor. 

Sonuç olarak sol parti ve oluşumlar İslamcılara karşı bir cephe oluşturamadılar. Daha geçen hafta Fransız basını ilerici güçleri birleştirecek bir “Demokratik Cephe” oluşumunun varlığını öne sürüyordu. Bu rivayete göre, PDP, zaten kendisi koalisyon olan Modernist Demokratik Kutup, Afek Younes ve Tunus İşçi Partisi, Ennahda’nın İslamcılarına karşı bir blok oluşturmuşlardı. İlk yalanlayan PDP lideri oldu. Ve bu yalanlama, sol veya sola yakın partilerin ortak bir strateji oluşturmalarının zorluğunu teyid ediyordu. 

Tunuslu solcular da İslamcılar gibi Türkiyeli yoldaşlarını örnek almışcasına, seçim öncesi hesaplaşmaları ve anlaşma zemini bulamamaları sayesinde blok olarak bir birlik oluşturmayı beceremediler ve seçimlere bölünmüş girdiler. Ama yine de Türkiye’de solun esamesi okunmazken, ikinci ve üçüncü sırayı elde etmeleri kuvvetle muhtemel. Komşu Libya’da şeriat ilk günden ilan edilirken, “devrimlerin öncüsü” Tunus’ta gelişmeler tüm Arap dünyasında yankı bulacak.