Tunus’un seçimi
İBRAHİM VARLI İBRAHİM VARLI

Dört yıl önce 17 Aralık 2010 günü 27 yaşındaki üniversite mezunu seyyar satıcı Muhammed Buazizi’nin valilik binasının önünde bedenini ateşe vermesiyle fitilini ateşlediği “Arap Baharı”nın sembol ülkelerinden Tunus seçimini yaptı. Cumhurbaşkanlığı seçimini Nida Tunus’un (Tunus’un Sesi) adayı Baci Kaid Sibsi kazandı. Sibsi’nin lideri olduğu seküler Nida Tunus 26 Ekim’deki genel seçimlerde de ipi en önde göğüslemişti.

• • •

Bu tercihle birlikte Tunuslular Raşid Gannuşi liderliğindeki Nahda’nın “ılımlı İslam” modelini ellerinin tersiyle itmiş oldu. Yeni bir anayasanın kabul edildiği, parlamento seçimlerinin gerçekleştiği ülkede cumhurbaşkanlığı seçimleri demokrasiye geçişin son dönemeci olarak tanımlanıyordu. En Nahda’nın yer almadığı yarışta Sibsi, laik ve liberallerin yanı sıra devrik lider Zeynel Abidin Bin Ali taraftarlarınca da destekleniyordu.

• • •

Nida Tunus’un zaferi En Nahda’nın yenilgisi ve laik cephenin zaferi olarak okunabilir. Tunus, Kuzey Afrika’da Akdeniz kıyısında küçük bir ülke. Petrol, doğalgaz gibi doğal zenginlikleri olmayan Tunus sadece Arap Baharı’nın başladığı ülke değil. Aynı zamanda “Arap Baharı”nın hemen ardından çok partili demokratik hayata geçen ilk ülkeydi. 23 Ekim 2011’deki ilk seçimi En Nahda’nın kazanmasının ardından ülkede ciddi rejim tartışmaları başlamış, Tunuslular İslamcıların yapısal değişikliklerine karşı topyekûn sokaklara dökülmüştü.

En Nahda eğitimli bir nüfusa, güçlü bir orta sınıfa ve de sendikalara sahip ülkede 2011 seçimlerini kazanmış olmakla birlikte ülkede hiçbir zaman tam anlamıyla “iktidar” olamadı. Bir ara şeriat hükümlerini anayasaya geçirmeye çalışınca büyük bir dirençle karşılaştı. Artan tepkiler düzenlenen suikastlar, En Nahda’nın iktidardan adım adım çekilmesine neden oldu. Şubat 2013’te ülkenin önemli solcu liderlerinden Şükrü Belayi’nin öldürülmesi üzerine hükümet düştü ve Enahda başbakanlığın kendisinde kalması şartıyla bir teknokratlar hükümeti kurmaya razı oldu. Temmuz 2013’te bir başka muhalif lider Muhammed Brahmi’nin öldürülmesi üzerine bu hükümet de düştü ve En Nahda iktidarı teknokrat hükümete devretmek zorunda kaldı.

• • •

En Nahda tüm tepkilere rağmen ekim ayındaki seçimlerden yine de umutluydu. Bir seçim barajı sisteminin olmadığı ülkede laik seküler güçler son derece parçalanmış durumdaydı. En Nahda ise bir şekilde örgütünü korumayı başarmıştı. Fakat Nida Tunus hem siyasal İslamcıların yarattığı korku hem de seküler güçlerin dağınıklığını fırsata çevirmeyi başardı. Olası bir En Nahda iktidarının korku ve kaygısını taşıyan laik kesimlerin oylarını toparladı.

• • •

Sibsi, bağımsızlık sonrası Tunus’un her döneminde yer almış bir isim. 85 yaşında, devletin kurucu lideri Burgiba’nın eski danışmanlarından. Bu dönemde içişleri, savunma ve dışişleri bakanlıkları yaptı. Devrik lider Zeynel Abidin Bin Ali zamanında Temsilciler Meclisi başkanlığı, Bin Ali’nin devrilmesinin ardından ise kurulan geçici hükümette 27 Şubat- 24 Aralık 2011 tarihleri arasında başbakanlık yaptı. Bir nevi Tunus’un derin adamlarından. Mısır, Birleşik Arap Emirlikleri ve Suudi Arabistan başta olmak üzere bölge ülkelerinin desteği de arkasında.

Tunus’taki demokratik geçişin başarıyla sonuçlanması önemli. Bütün bir coğrafyayı etkileyen olayların fitilini ateşleyen ülkede ‘ılımlı İslam’ın temsilcisi En Nahda’nın seküler siyasi hareketler karşısında sandık yenilgisini kabullenerek geri çekilmesi, Tunus’un toplumsal ve siyasal yapısına özgü bir kazanım. “Arap Baharı”nın ilk başladığı ülke olan Tunus, süreci tamamlama yolunda en zorlu aşamayı gerçekleştiren tek ülke.

• • •

Tunus “Arap baharı” süreci ve sonrasıyla kendisine has bir model. Bu model tüm eksikliklerine rağmen yakından takip edilmeyi hak ediyor. Asgari düzeyde demokratik mekanizmalar işletilse de seçim süreçleri tamamlansa da Kartacalıların ülkesini zorlu bir gelecek bekliyor. Selefi örgütlenmeler, İhvancı provokasyonlar ülkenin demokratik geleceğini sekteye uğratabilecek kapasitede. “Arap Baharı” sonrası demokratik siyasete en erken adapte olan Tunus’un IŞİD’e en fazla militan sağlayan ülke olduğu gerçeği unutulmamalı.