Türban ve AKP’nin inandırıcılığı
ALİ MURAT İRAT ALİ MURAT İRAT
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) türbanla ilgili kararından son
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) türbanla ilgili kararından sonra, hükümetin açıklamaları yine tozu dumana kattı. AKP için konu net: Türban nedeniyle eğitim hakkının engellenmesi, insan haklarına aykırıdır.

Kamuoyu AKP’nin, "isteyen türban taksın isteyen takmasın, demokrasi budur'' söylemlerine nasıl inanacak? Daha önce bu köşeden, üniversitelerde özgürlüklerin kısıtlanmasını engellemeye dönük "izleme kurulları'' oluşturulmasını önermiştik. Bu kurullara Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneğ i, barolar ve mezunlar derneği gibi kurumları n temsilcileri üye olabilir. Bu kurullar doğrudan Cumhurbaşkanlığı’na bağlı olabilir. Özgürlükleri kısıtlayan her tutumun üzerine gidilerek yaptırımlar uygulanabilir. Üniversitelerde gerçek anlamda özgürlük sağlandığında, türbanla ilgili yargı kararı da değişebilir.

Peki, bu tartışıldı mı? Hayır. Çünkü üniversitelerle ilgili AKP’nin kafasındaki sorunlar imam hatipler ve türbandır. Geçmişte pek çok üniversitede türban takmayan öğrencilerin hedef haline getirildiğini kimse dile getirmez... Bugün bazı üniversitelere, kendilerine "ülkücü'' diyen grupları n hâkim olduğunu, kafalarına göre kurallar koyduklarını kimse anımsamaz.

Hükümet hiç inandırıcı değil...

Hazırladığınız ders kitaplarında dini propaganda yaparsanız, üniversite deyince aklınıza yalnızca imam hatipliler gelirse, tarikatların etkinliğini bitiren bir rektörün ölümle yüz yüze bırakılmasına tepki göstermezseniz, Paris’teki olayları bile türbanla ilişkilendirirseniz, eğitimdeki kadrolaşmada ölçütünüz İslamcılıksa, yurtlardaki olaylardan sonra erkek öğretmenlerin kızlara eğitim veremeyeceğini söylerseniz; "bilimsel'' düşündüğünüze, demokrasi ve insan hakkı savunuculuğunuza kim inanır?

AB yolunda bir yandan özgürlükleri genişleten düzenlemeler yapılırken, eğitimde Milli Görüş eksenli politikalar devam ediyor.

Anayasa Mahkemesi yeni ve farklı bir karara varmadıkça üniversitelerde türban yasağı kalkmayacak. Bu koşullarda kalkması da kalkmaması da sorun. Türbanın siyasal bir simge olmadığının ortaya çıkması, Türkiye’nin türbanlılarla dolu bir ülke olmasını isteyenlerin siyasette olduğu kuşkusunun ortadan kalkmasıyla mümkün.

Yalnızca eğitim alanındaki uygulamalara bakınca....

Bu kuşkunun ortadan kalkacağından kuşkulanamıyoruz bile...

Sözleşmeli bakan…
Milli Eğitim Bakanlığı, okul yönetimlerine, öğrencilere ve velilere sözleşme imzalatıyor. Sözleşmeli öğretmen atamaları tamamlandı. Biliyorsunuz okullardaki alanların kiralanması için de sözleşmeler imzalanıyor. Demek ki okul yöneticileri, öğretmen, öğrenci, veli ve hatta okul; hepsi sözleşmeli hale gelmiş durumda… Artık bu kadar sözleşmeye sözleşmeli bir bakan gerek…

Biz de bir sözleşme taslağı hazırladı k, Sayın Hüseyin Çelik bir ara gazeteye uğrar da imzalarsa, bizce bakanlığına daha hâkim olur. İşte birkaç madde:

* Meslek liselerine destek olma görüntüsü altında imam hatipler için uğraşmayacağım.

* Mahkeme kararıyla dönen öğretmenleri bile sürgüne gönderip hukukla alay etmeyeceğim.

* Anayasanın öngördüğü gibi ilköğ retimi parasız yapacağım, her çocuğ a eşit olanaklar yaratarak öğrenim görmesini sağlayacağım.

* Sınıf mevcutlarını ortalama 24’e düşüreceğim.

* Hazırladığım yasalara yönelik Cumhurbaşkanı’nın veto gerekçelerini daha dikkatli okuyacağım…

Sayın bakanın teşrif edeceğini bildirmesi durumunda, biz de buradan duyururuz, imza törenine tüm Birgün okurları davetlidir…

Hamili şeyh…
YÖK yasası hazır mı?

Hazır efendim.

Neler var?

Efendim şeyhlik sistemine dönük bir yapı kuruyoruz.

Nasıl, anlayamadım.

Efendim, öncelikle bir akademisyenler kurulu oluşturulacak.

Bravo…

Bunlar rüyalarında şeyh gördükçe, sistem yürüyecek. Şeyhler ne söylerse, o…

Tabii canım, iyi olmuş.

Pilot çalışmasını yaptık efendim…

İyi harika, hemen geçirelim bu yasayı.

Ama bir sorun oldu…

Nedir?

Efendim akademisyenlerden biri… Nasıl anlatsam…

Söyleyin canım, ne olmuş akademisyenlerden birine…

Efendim rüyasında bir şeyh görmüş, kahkahalarla gülüyormuş, "Siz deli misiniz, bu nasıl bir sistem'' falan diyormuş…

Onun rüyasına şeyhtan karışmıştır yahu… Dikkate almayın.

Emredersiniz.

Eveet, ikinci maddeyle devam edelim: Şeyhişehir Üniversitesi’nin kurulması….

Servislere dikkat
Okurlarımızdan okul servisleriyle ilgili şikâyetler geliyor. Genel olarak sorun, servislerde yeterli güvenlik önlemlerinin alınmaması ve araçlara olması gerekenden fazla öğrencinin alınması. Son olarak Türk Eğitim Derneği (TED) Ankara Koleji önünde yaşanan kazada bir öğrencinin burnu kırıldı.

Ankara caddelerinde araba kullanırken, bazı servis şoförlerinin tuhaf hareketlerine de rastlıyoruz. Kimbilir İstanbul’da neler oluyor?

Daha vahim olaylar yaşanmadan servis araçlarına dönük önlemler artırılmalı.