Türe ve LGBT
ZAFER DİPER ZAFER DİPER

Şu uykuya dalmak, düşler görmek de olmasa, tam çıldır git hani, hele şu günlerde. Bilinçaltı mı, ne neyse de, Kafka’nın hamamböceği benimkilerin yanında daha gerçekçi kalır (ki öyledir de); o ulaşılamayan ayrıksı duruşmaları da. Dün gece düşümde bir yargıçtım. Türel(adalet ile ilgili olan) bağlantılı adım, adaletin karşılığı Türkçe: Türe. Öyle duruşma salonlarında oturmuş davası görülecekleri beklemiyorum ama. Değişik bir yargıç Türe. Yollara çıkıyor, onların bulundukları yerlere gidiyor, hemen davalarına bakıyorum. Nasıl olduklarını, içerileri bilmesem de suçluları bu dünyada, üzerinde “cehennem” yazılı bir kapıya gönderiyorum, suçsuzları da diğer kapıya “cennete”.

Cehenneme postaladıklarım arasında çocuk, kadın tüccarları-satıcıları, uyuşturucu dağıtıcıları, saldırganlar, emek sömürücüleri, bir sürü siyasi, daha kimler kimler, ama benim için “en büyük suçlular” dizelgesinde yer alan “dünyayı yönetenler” var ki, onlardan birine bile ulaşamıyorum. Hırsızlık dersen, yargım değişik; halkın cebinden çeşitli yollarla para sızdıranları değil; açlıktan ölmemek için fırından ekmek çalmış çocuğu, daha iyi beslensin, yiyip içsin diye cennet kapısına gönderiyorum. Diğer cennetliklerde; toplumcu bir düzen kurmak için yer alanlar; başta özgürlük, emek, ayrımcılık, eşitlik, paylaşım, bilim ve sanat adına savaşım verenler var.

Çaktırmadan halkın arasına dalıyorum seçim günü; oralarda, sandık başlarında kim(ler) ne dolaplar çevirecek yakalayayım suçluları. LGBT’lilerle karşılaşıyorum. “Biz oy vermeyeğiz! Nedenlerimiz var!” diyorlar. “Neymiş onlar?” diye soruyorum. Gerekçeleri sunmaya başlıyor sözcü başı: “Sosyalist parti ve kitle örgütlerinin seçim bildirgelerinde LGBT’lere ne ölçüde yer verdiklerini inceledik:

Birleşik Haziran Hareketi: ‘Hep birlikte işçilerin, emekçilerin, işsizlerin, kadınların, çocukların bağımsız sesi olalım’ denilirken,LGBT’lere bu dizilimde yer verilmemiş.

Devrimci Parti: ‘Kadınlar, Aleviler, Kürtler bütün ötekileştirilmiş topluluklar saldırı altına alınırken, bu grupların tüm sinir uçlarına ağır müdahaleler yapıldı’ denilirken, LGBT’lerin sorun ve talepleri bildirgede yer bulamamış.

Emeğin Partisi: ‘Kadına yönelik şiddet ve cinayetlerin son bulması, üretimde ve toplumsal hayatta cinsiyet eşitliğinin sağlanması’nı talep eden EMEP, LGBT’lerle ilgili herhangi bir talepte bulunmamış.

Emekçi Hareket Partisi: LGBT’lerin sorun ve taleplerine yer verilmemiş.

Ezilenlerin Sosyalist Partisi: ‘İşçileri, kadınları, gençleri, mazlum Kürt halkını ve bütün ezilenleri özgürlük talebi etrafında birleştirelim’ ifadelerine yer verilirken, LGBT’lere herhangi bir atıfta bulunulmamış.

Halkevleri: ‘Emeğin kolektif çıkarlarını, laikliği, eşitliği, özgürlüğü ve barış talebini içeren devrimci bir program etrafında ülkenin tüm demokrasi güçlerini, halkı seferber edecek bir mücadele çizgisini örgütlemektir’ diyen Halkevleri’nin seçim bildirgesinde, LGBT’lerin sorun ve talepleri yer almıyor.

Özgürlük ve Dayanışma Partisi: ‘Halkçı bir seçeneği ortaya çıkarmak için tüm ilerici güçlerle birlikte ortak bir mücadele geliştireceğiz’ denilirken LGBT’ler anılmamış.

Sosyalist Emekçiler Partisi:LGBT’lerin sorun ve taleplerine bildirgesinde yer vermemiş.

Türkiye Komünist Hareketi: ‘Emekçileri, gençleri, kadınları örgütlü mücadeleye çağırıyoruz’ denilirken LGBT’lere yer verilmemiş.

Türkiye Komünist Partisi: LGBT’lerin sorun ve talepleri kendisine yer bulamamış. Komünist LGBT’ler isimli bir çalışması olan partinin seçim bildirgesinde LGBT’leri anmaması kayda değer...

Ortaya çıkan tablo, yani hiçbir sosyalist öznenin 24 Haziran’a dair söylediği sözde LGBT’lere ismiyle cismiyle yer vermemesi, hemen her bildiride tekrarlanan ‘halklar, emekçiler, gençler’ diziliminde LGBT’lerin kendilerine es kaza yer bulması, sosyalist solun algısına dair hiç de isabetsiz olmayan bir fikir sunuyor.”

“Bu dediklerinden yola çıkarak, anlıyorum ki, oy kullanmayacaksınız; hani belki açıklamalarda biraz eksiklikler bulunabilir, tam istediğiniz gibi olmayabilir... ancak bence yine de bir...”

“Neyin düşünü görmeyi sürdürüyorsan bırak artık onu yargıç Türe! Kaos GL’deki 18 Mayıs 2018 tarihli Tunca Özlen’in haberinde açıklandı bu yukarıdakiler ve en sonunda da şöyle denildi, anımsatalım: LGBT’lerden 24 Haziran’da ayrımcı, cinsiyetçi, sömürüden ve savaşlardan yana aday ve partilere tek oy yok!”