Türkiye Cumhuriyeti değil, kişi anayasası
İBRAHİM Ö. KABOĞLU İBRAHİM Ö. KABOĞLU

TC Anayasası’nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (6771 sy. ve 21.01.2017 ta.; RG:11 Şubat 2017.), yasama-yürütme-yargı başlıklarını biçimsel olarak kullanıyor. Fakat yürütme görev ve yetkisini tek bir kişiye veriyor; yasama yetkisini tek kişi ile TBMM arasında paylaştırıyor; yargı yönetiminin oluşumunu da tek kişinin doğrudan veya dolaylı tasarrufuna bırakıyor.

Yürütme, bütünüyle bir kişide
Cumhurbaşkanı yardımcıları ile bakanları atar ve görevlerine son verir.

Üst kademe kamu yöneticilerini atar, görevlerine son verir ve bunların atanmalarına ilişkin usul ve esasları Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle düzenler.

Yabancı devletlere Türkiye Cumhuriyeti’nin temsilcilerini gönderir, Milli güvenlik politikalarını belirler ve gerekli tedbirleri alır.

TBMM adına Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Başkomutanlığını temsil eder.

Türk Silahlı Kuvvetleri’nin kullanılmasına karar verir.

Yürütme yetkisine ilişkin konularda Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarabilir; olağanüstü hal ilan eder.

Ayrıca Anayasa’da ve kanunlarda verilen seçme ve atama görevleri ile diğer görevleri yerine getirir ve yetkileri kullanır.

Seçimlerin yenilenmesine karar verir. Bu durumda, TBMM genel seçimi ile Cumhurbaşkanlığı seçimi birlikte yapılır.

Cumhurbaşkanının ikinci döneminde Meclis tarafından seçimlerin yenilenmesine karar verilmesi halinde, Cumhurbaşkanı bir defa daha aday olabilir.

Paylaşılan yasama yetkisi ve kaos
“Bakanlıkların kurulması, kaldırılması, görevleri ve yetkileri, teşkilat yapısı ile merkez ve taşra teşkilatlarının kurulması Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle düzenlenir.”

Buna karşılık; “Anayasada münhasıran kanunla düzenlenmesi öngörülen konularda Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarılamaz.”

Soru: Anayasa, sınırlı sayıda maddede doğrudan kanuna yollama yaptığına göre, “kanunla düzenlenir” kaydı olmayan her alanda, CB kararnamesi çıkarılabilecek mi?

“Kanunda açıkça düzenlenen konularda Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarılamaz.”

Belirsizlik: “Münhasır kanun düzenlemesi” çerçevesinde çıkarılan kanunlar mı, yoksa bunların dışında yürürlükteki yasalar mı?

“Anayasanın ikinci kısmının birinci ve ikinci bölümlerinde yer alan temel haklar, kişi hakları ve ödevleriyle dördüncü bölümde yer alan siyasi haklar ve ödevler Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle düzenlenemez.”

Soru 1: Sosyal ve iktisadi haklar alanında kanunla düzenlenmesi gereken alanlar için kararname düzenlenebilecek mi?

Soru 2: Bakanlıkların düzenlenmesi, hak ve özgürlükleri etkilemeyecek mi?

“Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile kanunlarda farklı hükümler bulunması halinde, kanun hükümleri uygulanır.”

“Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin aynı konuda kanun çıkarması durumunda, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi hükümsüz hale gelir.”

CB kararnamesi ile “kanunlarda farklı hükümler” kaydı, TBMM’nin aynı konuda kanun çıkarması, hangi yasalar için geçerli olacak? “Bakanlıkların kurulması, (...)”, CB’ye Anayasaca tanınmış olan norm koyma yetkisi olduğuna göre, “aynı konu” ve “farklı hükümler”, bu alanda geçerli olacak mı?

Belirsiz bir başka yetki: “Kamu tüzelkişiliği, ancak kanunla veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle kurulabilir.”

Veto yetkisi: Kanunları tekrar görüşülmek üzere Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne geri göndermesi durumunda, “geri gönderilen kanunda” TBMM “üye tamsayısının salt çoğunluk” kaydı aranıyor. TBMM, bir yasayı 151 oy ile kabul edebilecek; ama eğer CB geri gönderirse, 301 oy ile kabul etmek zorunda.

OHAL KHK’leri, CB tarafından tek başına çıkarılacak.

Tüzük kalkıyor: Cumhurbaşkanı, kanunların uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabilir.

Cumhurbaşkanı bütçe kanun teklifini, mali yılbaşından en az yetmiş beş gün önce, TBMM’ye sunar. Genel Kurul’da kamu idare bütçeleri ile değişiklik önergeleri, üzerinde ayrıca görüşme yapılmaksızın okunur ve oylanır.

Yargı idaresi, doğrudan ve güdümlü yetki
Yargı örgütünün üst ve beyin örgütü olan Hâkimler ve Savcılar Kurulu’nun oluşumunda (6 üyeyi CB, 7 üyeyi ise TBMM belirliyor) yargının kendisi tamamen dışlanıyor.

Anayasa Mahkemesi’nin oluşum tarzı ve sonradan denetim yetkisinin etkisiz özelliği üzerinde ayrıca durulmalı.

‘Parti-devlet başkanı’ kişi
Burada CB’nin doğrudan yetkilerine değinildi. Bir de, parti başkanı sıfatıyla, TBMM çoğunluğunun oluşumu üzerinde belirleyici rolü, yasamanın norm koyma yetkisi ve yargı üst örgütünün oluşumunda da etkili olacağına göre, esasen, yürütme yetkisini bütünüyle elinde tutan tek kişi, yasama yetkisini, TBMM’den daha geniş bir alanda kullanabilecek veya TBMM’ye kullandıracak; yargı da, büyük ölçüde güdümüne girecek.

Böyle bir metin, 16 Nisan’da çoğunluk oyu alırsa, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası değil, olsa olsa, ‘tek kişi’ anayasası olur.