Türkiye’de kadın sorunu

Son olarak bir İtalyan bayan sanatçının tecavüz edilerek katledilmesi Türkiye’de kadınların ne derece tehlikeli bir yaşam sürdürmekte olduğunu gösterdi. İki yıl önce bir yılbaşı akşamı Taksim Meydanı’nda toplanmış magandalar arasında değil bir kadının, bir kadının yanında erkek olarak bile yürümenin ne kadar zor olduğunu yazdığımda tepki almıştım. Aralarında bayanların da olduğu bazı okurlar bu durumun aksini savunmuşlardı.

Ancak işte görüyoruz. Türkiye yollarında barış için Italya’dan yola çıkan ve bu amaçla beyaz bir geyinlik giyen bir kadın sanırım belki de otostop yaptığı için yaşamını yitirdi. Onu aracına alan bir cani “sahipsiz olduğuna” inandığı bu kadına tecavüz ettikten sonra onu “kahpece” katletti.
Kurbanın İtalyan olması konunun sadece Türkiye’de değil, Avrupa genelinde tepkilere neden olmasını beraberinde getirdi. Tüm bu tepkiler dilerim Türkiye’de başını kuma gömmüş “deve kuşlarının da” artık bazı gerçekleri görmelerini sağlar. Türkiye’ de her yıl “kaç kadın ya da genç kız şiddet kurbanı oluyor ?” sorusunun cevabı çok acı olsa gerek.
Türkiye’de sadece günlük gazeteleri okumak kadınların ne derece tehlikeli bir yaşama ayak uydurmak zorunda olduklarını zaten yeterince ortaya koymakta. Eski eşlerin yasal olarak ayrıldıkları insanları kendilerinden sonra başka ilişkilere sahip oldukları için vurmayı “namus belası” diye tanımlayarak işledikleri cinayetleri savunmaları AB üyeliği yolunda giden Türkiye’nin konumunu da gözler önüne koymakta.

Adana’da sokakta polis memurlarının ve çocuklarının gözü önünde bıçaklanan, sadece Anadolu’nun ücra köşelerinde değil Türkiye’nin “modern” diye tanımladığımız büyük kentlerinde ve de metropol İstanbul’da eşlerinden, imam nikâhlı kocalarından, sevgililerinden ve baba ya da ağabey gibi yakınlarından dayak yiyen kadınlar bunca cinayet ve tecavüzün yanında “daha hafif olayların kurbanı” olarak bazen unutulmaktalar.
Kadınların yaşamak zorunda kaldıkları aile içi şiddetin vardığı boyutlar korkunç! Ayrıca tecavüz ve benzeri vahşetlerin kurbanı olan kadınların bizzat kendi aileleleri tarafından bu nedenle dışlanmaları ya da cezalandırılmaları da Türkiye’deki onlarca yıldır süre gelen “kültür ve eğitim sorununun da” ‘daha ne kadar’ görmezden gelinerek yokmuş gibi değerlendirilmesi acı bir ülke gerçeği.

Türkiye’nin görmekte direndiği ve bu nedenle çözemediği bir Kadın Sorunu var. Daha doğrusu Türkiye’nin kadınlarının haklı olarak bu ülkenin erkekleri ile kocaman bir sorunu var! Kopenhag Kriterleri’nin kadınlar için de geçerli olduğunun Türkiye’nin “kendi kendileri ile sorunlu” ve bu nedenle “tehlikeli” olan ve de erkekler arasında az sayıda olmayan birilerine öğretilmesi gerekiyor. Acilen!

BİZİ TAKİP EDİN

360,158BeğenilerBeğen
55,851TakipçiTakip Et
1,088,365TakipçiTakip Et
7,986AbonelerAbone

BİRGÜN ÖZEL