Türkiye’de yabancı yatırımlar azalıyor



İki bin üç yılından itibaren sürekli artan doğrudan yabancı yatırımlar(DYY), 2006 yılında, küresel düzeyde 1.3 trilyon dolara ulaştı. Türkiye’de, ilk defa bu yükselen DYY dalgasından yararlandı ve son yıllara kadar 1 milyar dolar civarında olan yabancı yatırım miktarını, geçtiğimiz yıl 20 milyar doların üzerine çıkardı.


Bu noktada şöyle bir soru akla geliyor: DYY’larda ki artış devam mı edecek yoksa bu dalganın sonuna mı gelindi? Bu konuda biri iyi, diğeri kötü iki haber var. Önce iyi haberi söyliyelim. UNCTAD’n yaptığı kapsamlı bir araştırma, DYY artışının 2009 yılı sonuna kadar devam edeceğini gösteriyor. Kötü haber, Türkiye bu artışdan daha sınırlı bir pay alacak.


Dünya ölçeğinde üretim faaliyetinde bulunan 1500 uluslararası şirketin üst düzey yöneticisinin görüş ve öngörülerine dayanan bu araştırma, yabancı yatırımlardaki orta vadeli dört temel eğilimi yansıtması açısından önemlidir.


Bu genel eğilimlerden birincisi, önümüzdeki iki yıl boyunca, iç pazar büyüklüğü ve dinamizminin, yabancı şirket yatırımlarını o ülkeye çeken en önemli faktör olmaya devam edecek olmasıdır. Sürekli olarak Türkiye’deki işgücü maliyetlerinden yakınan çevrelerin aksine, düşük ücret, bazı sektörler dışında DYY’lar açısından önemli bir faktör olmayacaktır.


DYY’ların bölgeler ve ülkeler arası dağılımında ortaya çıkacak değişikler, ikinci önemli eğilimdir. 2009 yılı sonuna kadar yabancı yatırımların üç yatırım merkezinde yoğunlaşması beklenmektir: Doğu ve Güneydoğu Asya, AB’ye yeni üye olmuş 12’ler ile Kuzey Amerika ve Batı Avrupa. Uluslararası şirketlerin hemen hemen tamamı bu bölgelerde yatırım yapmayı planlamaktadır. En fazla yatırım yapılması düşünülen ülkelerin başında Meksika gelmekte, bunu Çin Hindistan, Brezilya, Rusya ve Vietnam izlemektedir. Önümüzdeki iki yıl içinde en fazla DYY çeken on ülke arasında Türkiye yer almamaktadır.


Yabancı yatırımlar açısından hangi sektörler önem kazanacakdır? Tarımsal ürünler ile enerji kaynakları gibi birincil mallar, elektrik ve elektronik parçaları ile bazı hizmet alanları önümüzdeki iki yıl içinde en hızlı büyüyecek sektörler olarak öne çıkmaktadır. Kimya, plastik ve ulaşım araçları sektörlerinde yabancı yatırımların azalması beklenmektedir.


UNCTAD’ın araştırması, bu orta vadeli öngörüler yanında, uzun vadeli bazı eğilimler konusunda da ipuçları vermektedir. Buna göre, çevre duyarlılığının artması, çevreye saygılı ürün ve üretim süreçleri ile alternatif enerji kaynaklarına yatırımları uyaracak, DYY’lar açısından mega-kentler önemini kaybederken, orta ölçekli kentlerin cazibesi artacaktır.


Bir diğer önemli konu yabancı yatırımların ülkenin üretken kapasitesini ne ölçüde etkilediğidir. Bu noktada DYY’ların geliş biçimi önem kazanmaktadır. Son dönemde DYY artışının, ağırlıklı olarak sıfırdan yatırımlara değil, mevcut üretken kapasitenin el değiştirmesine dayandığı iyi bilinmektedir. Önümüzdeki iki yılda, özellikle gelişmekte olan ülkelerde sıfırdan yatırımların artması, buna karşılık şirket birleşme ve satın almalarının hizmetler sektöründe sınırlı kalması beklenmektedir.


Son olarak, ülkelerin yabancı yatırımlara ilişkin tutumlarında herhangi bir değişiklik olup olmayacağı sorusu akla gelmektedir. Bu soruya cevap vermek için DYY mevzuatında son dönemde yapılan değişikliklere bakmak gerekir. 1992-2000 yılları arasında yabancı yatırım mevzuatında ortalama yıllık 122 değişiklik yapılmış, bunun 155’i serbestleşme, 7’si kontrol ve kısıtlama yönünde olmuştur. Kontrol ve kısıtlama yönündeki düzenlemelerin her yıl tedrici bir biçimde artarak 2005’de 41 ulaşmış olması, önümüzdeki dönemde de, DYY’lara yönelik koşulsuz ve denetimsiz ilginin yerini, giderek daha ihtiyatlı bir tutuma bırakacağını göstermektedir.

BİZİ TAKİP EDİN

360,157BeğenilerBeğen
55,851TakipçiTakip Et
1,088,247TakipçiTakip Et
7,974AbonelerAbone

BİRGÜN ÖZEL