Türkiyeli düşmanlığı

Almanya’da yaşayan biri olarak Almanya’nın yüz karası neonazilerin “Türk düşmanı” olmasına şaşırmamaktayım. Neo naziler “Türkiyelileri” sevecek değil. Ancak Kıbrıs’ın kuzeyinde kendini “solcu” diye tanımlayan ve de allahtan sadece “bir avuç” olan KKTC vatandaşı şahsın her fırsatta aynı Alman neonazilerinin dergi ve bildirilerinde kullandıkları klasik “klişe sloganlarla” “Türkiyeli düşmanlığı” yapmaları karşısında sessiz kalmayı “demokratlığa” yakıştıramadığımdan bu durumu siz BirGün okurları ile paylaşmak arzusundayım. Merak etmekteyim “acaba bu Türkiyeli düşmanlığı Kıbrıs’ın Güney Kesimi’nde sayıca kalabalık olan faşist Rumlar tarafından alkışlandığı halde bunu yapanlar “solcuyuz” derken utanmıyorlar mı ?”.

Mağosa Üniversitesi’nde bir Türkiyeli inşaat işçisi genç bir kıza saldırıp tecavüz ettiğinde elbette karşında hepimizi bulmalı. Türkiye’de olduğu gibi KKTC’de de kadınların bu “iğrenç insanların” kurbanı olmasına karşı tüm gücümüzle mücadele etmeliyiz. Bu konuda Türkiye söz konusu olduğunda yazdığım yazılar zaten ortada. Ancak bu “aşağılık suçu” işleyenin Türkiyeli olması nedeniyle kendini solcu olarak tanımlayan bir gazetenin yazarlarının bazılarının Alman neonazilerinden hiç de geri kalmayan bir uslüpla ”Türkiyeli düşmanlığı” yapmasına karşı Almanya’da ırkçılığa karşı mücadele veren bir birey olarak tavrım Le Pen ya da Flams Blok gibisinden Fransız ya da Belçikalı faşistlere karşı alınması gereken tavırdan farklı olamaz!

Solculuğu sadece ve sadece “Türkiyeli düşmanlığı” olarak pazarlayıp bu işten para kazanan bir yayın organı çevresinde kümelenmiş insanları ilk defa Kuzey Kıbrıs’ta hayretler içinde izlemekteyim. Kuzey Kıbrıs’ta her türlü yolsuzluğun, adi suçun ve benzeri olayın adaya “Türkiyeliler’in” getirilmesi nedeni ile gündeme geldiğini iddia eden kafa yapısının aynısını biz her gün Almanya’da yaşamaktayız. “Türkler tecavüz eder, çalar, bıçaklar ve de öldürür” diyerek bu düşmanlığı yayan kafalar demek ki sadece AB ülkelerinin yerleşik insanları arasından çıkmamaktaymış. Üstelik “yerleşik” kelimesinin de bu beyler için “KKTC’de yaşamakta olan istenmeyen Anadolulu Türkler” anlamına geldiğini Türkiye’de kimse bilmiyordur sanırım.

Almanya’da bin yıllık bir geçmişi olan ulusun maalesef içinden çıkan ırkçının “sonradan gelen ve varlığını tehdit ettiğini iddia ettiği Türkü” istememesi, kabul etmesek de gene de anlamaya çalışarak başa çıkmaya istediğimiz bir sorun. Ancak topu topu birkaç yüz yıl önce Osmanlı tarafından sürülerek yerleştirildiği adada “ben bir Kıbrıslı olarak Türkiyelileri istemiyorum” diye yazılar yazanların kimisinin de AB ülkelerinde göçmen konumunda oturup yazarlık yapması da aslında “tam, rahmetli Aziz Nesin’lik bir olay!”

Her gün yazılar yazarak “Türkiyeliler valizlerinizi toplayın, bir anlaşma olursa gemilerle sizi Anadolu’ya geri göndereceğiz” diyenlerin, Almanya’da “Türkleri sınır dışı edin” ya da “pis Türkler” diye sokaklarda bas, bas bağıranlarla aynı tepkiyi hak etmelerinden daha doğal ne olabilir. Bunlardan bazılarının hatta biz Türkiye kökenli politikacıları “Kuzey Kıbrıs’ta Rumlar ve Türkler’in eşit haklara sahip olacağı bir çözüme katkı vermeye çalıştığımız için” bazı Alman yayın organlarında “yalan içerikli iddialarla” aynı “12 Eylül’den alışık olduğumuz” şekilde muhbirleyen “ihbarcı vatandaş” olarak da faal olduklarını acaba kaç kişi bilmekte Türkiye’de merak etmekteyim.

Bu tiplerin eskiden faşistlerin kollarına girip üniversiteye gelmeyi “solculuk” diye pazarlayan ve bugün “Ergenekoncu” olan birilerinden inanın hiçbir farkı yok! İster Almanya’da ister KKTC’de “her türlü ırkçılığa karşı mücadele” de bizim kaderimiz sanırım!

BİZİ TAKİP EDİN

360,158BeğenilerBeğen
55,851TakipçiTakip Et
1,088,365TakipçiTakip Et
7,986AbonelerAbone

BİRGÜN ÖZEL