Türkmenler arasında referandum ayrılığı
13.09.2017 09:47 DÜNYA
25 Eylül bağımsızlık referandumu öncesinde Kürdistan Parlamentosu’nun iki Türkmen milletvekili ve parti yöneticisi BirGün’e açıklamalarda bulundu

HÜSEYİN ŞİMŞEK - @simsekhuseyinn
[email protected]

25 Eylül’de Barzani’nin Kürdistan’ın bağımsızlığı için düzenleyeceği referandum öncesinde özellikle Kerkük’ün de referandum kapsamına alınması, Türkiye hükümetinin ve CHP ile MHP’nin tepkisini çekti. HDP dışında Parlamento’nun tamamının karşı çıktığı referandum öncesinde, gözlerin bir kez daha çevrildiği bölgedeki Türkmenlerin temsilcileri ile konuştuk. Türkmen Reform ve İlerleme Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Kürdistan Parlamentosu Milletvekili Muna Kahveci ile Irak Türkmen Cephesi Yöneticisi ve Kürdistan Milletvekili Aydın Maruf kritik 25 Eylül referandumu hakkındaki düşüncelerini BirGün’e anlattı.

Pozisyonlar farklı
Türkmen Reform ve İlerleme Partisi Genel Başkan Yardımcısı Kahveci, referandumun Türkmenler için çok önemli bir gün olduğunu iddia ederken bağımsızlık sürecini desteklediklerini ifade etti. Türkmen Cephesi yöneticisi Maruf ise referandumun zamanlamasına i,lişkin açıklamalarda bulunarak “Referandumun yapılmasını kabul etmiyoruz. O nedenle referanduma destek vermiyoruz. Bu girişim, hem Irak Anayasası’na aykırıdır hem de zamanlama açısından bölge için uygun değildir” dedi.

***

turkmenler-arasinda-referandum-ayriligi-349803-1.‘Türkmen milleti için çok önemli bir gün’

Türkmen Reform ve İlerleme Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Kürdistan Parlamentosu Milletvekili Muna Kahveci’nin konuşmasından satırbaşları şöyle:

»25 Eylül, Türkmen milleti için çok önemli bir gündür. Milletin kararının verileceği gündür. Gerçekten bu kararla bütün milletlerin geleceklerini değiştirmek ve haritayı yeniden çizmek mümkün olacak. Türkmenlerin de referanduma destek olmasının önünde birçok gerekçesi var. Telafer’de Türkmenler IŞİD’in katliamına uğradı ama Irak Merkezi Yönetimi bize destek vermedi. Yaralarımızı sarmadı. Yaklaşık 200 Türkmen ailesini IŞİD idam etti ve kalanlara sahip çıkılmadı.

»Türkmenler Kerkük’te hiçbir zaman kendi haklarıyla özgürce yaşayamadı. Türkmenlerin bazı işlemlerinde baskılar yapılıyor. Onlardan birisi ticaret. Ticari konuda Arapların yöntemleri kullanılıyor. Bizim bir etkimiz yok. Merkezi hükümetin Türkmenler üzerindeki baskısı gün geçtikçe artıyor.

‘Kürdistan’daki Türkmenler rahat yaşayacak’
»Kürdistan’daki Türkmenler çok rahat yaşayacak. Hiçbir millet şimdiye kadar yüzde yüz haklarını vermedi. Türkmenler burada kültürel, siyasi, ekonomik haklarını Kürdistan hükümeti sayesinde elde etti. Bizler Türkmenler olarak 5 milletvekili ve bir bakana sahibiz. Kürdistan’da böyle haklarımız varken Irak’a bağlı kalmak istemiyoruz.

»Türkmenler burada siyasi faaliyetlerine devam ediyor. Kültür bakımından devamlı kaynaşma var. Kürt etniği, Arap etniği demeden yardımcı olunuyor. Kerkük’te özellikle Türkmenler şimdiye kadar haklarını elde edemediler. Irak’ta merkezi hükümette sadece birkaç milletvekilimiz var. Onlar da sadece Kerkük’ü temsil edebiliyor. Erbil’i temsil edemiyorlar çünkü Irak hükümeti milletvekilleri için kota sistemi getirdi ve biz bu kotayı aşamıyoruz.

‘Irak’ın merkezinde mezhep savaşı yaşanıyor’
»Irak’ın hâkimiyeti başka grupların elinde ve Irak’ın merkezinde bir mezhep savaşı yaşanıyor. Şiiler bir tarafta, Sünniler bir tarafta. Üstelik Irak, İran devleti tarafından yönlendiriliyor. İran eliyle kalkınmaya çalışıyorlar. Bu da tabii ki Türkmenlere zarar veren bir hükümdür. O yüzden bunları düşündüğümüzde, gelecek nesillerimiz için bizim bu referanduma destek vermemiz gerekiyor. Zaten düşüncemiz de referandumdan evet çıkması yönünde.

‘Ankara ile canlı ilişki kurabiliriz’
»Türkiye’de halk demokrasiye inanan ve başka milletlerin kararlarına saygı duyan bir yapıda. Onlar da çok kısa bir süre önce bir referanduma gitti ve bu referanduma gitmemesini isteyen olmadı. Komşu devletler Kerkük referandumu için tepki gösterebilir. Hatta bizi baskı altına almaya bile çalışabilir. Bu çok normal bir gelişme.
»Biz Türkiye devletini başka ülkeleri baskı altına almaya çalışan küçük bir devlet gibi değil daha büyük bir devlet gibi görüyoruz. Bu nedenle milletin kararına saygı göstermesi gerekiyor. Çünkü bu sadece Kürdistan’ın menfaatine değildir. Referandum, Türkiye’nin ve hatta İran’ın, ABD’nin, Birleşmiş Milletler’in menfaatine de olabilir. Eğer bağımsızlık gelirse, bizler özgürlüğe kavuşacağız ve Ankara ile canlı bir şekilde ilişkiler kurabiliriz.

»Türkmen Cephesi hariç tüm Türkmenler referandumu destekliyor. Referandumda halkımız evet diyecektir. Türkmen Cephesi de referandumun ardından bağımsızlığı benimseyecektir. Çünkü bu bir grubun değil halkların bağımsızlığıdır. Türkmen milleti ikinci millet olarak tespit edilecektir.

***

turkmenler-arasinda-referandum-ayriligi-349804-1.‘Referandumu kabul etmiyoruz’

Irak Türkmen Cephesi yöneticisi ve Kürdistan Milletvekili Aydın Maruf’un yaptığı değerlendirmeden öne çıkan noktalar ise şöyle:

»Türkmen Cephesi’nin referandum konusundaki görüşü bellidir. Referandumun yapılmasını kabul etmiyoruz. O nedenle referanduma destek vermiyoruz. Bu girişim, hem Irak Anayasası’na aykırıdır hem de zamanlama açısından bölge için uygun değildir.

»Irak Anayasası’na aykırı olan bir karara uymamız beklenmemeli. Biliniyor ki bu referandum kararı tek taraflı bir karardır. Zamanlama da bölgedeki hiçbir güç ve taraf için uygun değildir. Hele bağımsızlığın ilan edilmesi için hiç değildir.

»Kerkük’te Barzani yanlısı olmayan Türkmen siyasi oluşumlar yaptıkları açıklamada referandumu boykot etme kararı aldıklarını açıkladı. Erbil’de referandumu destekleyen Türkmenler ise KDP’nin etkisi altında siyaset yapıyor ve bu nedenle referandumu destekliyorlar.

»Onların Türkmenler nezdinde hiçbir etkisi ve iradesi yok. Türkmen Cephesi’nin tutumu dünya çapında diğer Türkmen örgütlere oranla daha önemlidir. En önemlisi, Türkmen Cephesi’nin siyaseti kendi elinde. Kendi siyasetini yapıyor. Kürt siyasi partilerinin gölgesinde çalışmıyor.

»Eğer bu referandum KDP tarafından projelendirilmeyip Goran Hareketi tarafından yapılmış olsaydı, bugün referandumu destekleyen Türkmen oluşumlar, bu kez referanduma asla destek vermezdi. Bunların destek vermesinin nedeni direkt KDP tarafından referandumun yapılmasıdır. KDP, bu Türkmenleri kullanıyor.

»Irak’ın kuzeyindeki referandum hazırlığı tamamen emrivakidir. Özellikle Erbil’in bu referandumu kaldıramayacağını düşünüyorum. Diğer bölgelerde de destek verilmiyor. Tek taraflı bir çalışma olması bile referandumun benimsenmemesi için gerekçe olabilir.

‘Bölgenin genelinde referanduma karşıyız’
»Türkmen Cephesi, tartışmalı Kerkük’te referandumu boykot edeceğini açıkladı. Erbil’deki Türkmenlerin ne yapacağı da önemli. Biz daha bunun kararını resmi olarak vermedik. Türkmen toplumunun siyasi haklarının ne olacağını öğrenmemiz çok önemli. Erbil için son kararımızı bu nedenle vermedik. Ama bölgenin genelinde referanduma karşıyız. Tartışmalı bölgelerde de referandumu reddediyoruz. Erbil Türkmenlerinin son kararını açıklamadık ama diğer bölgelerden farklı olmaz.

‘Erbil ve Kerkük, Irak’ın önemli parçası’
»Bağımsızlık kararının alınması ve bağımsızlığın ilan edilmesi, Türkmenler için olumsuz olur. Aslında bu sadece Türkmenler için değil, diğer Kürt siyasal hareketleri için de olumsuz olur. Süleymaniye’de bile referanduma karşı ‘hayır’ kampanyası var ki Kürtler orada son derece güçlüdür. Yani daha referandum bile yapılmadan bölge ikiye bölünmüşse, referandum sonrasını bir düşünün. Zamanlama hatalı derken biraz da bunu söylemek istiyoruz. Erbil ve Kerkük, Irak’ın önemli bir parçası. Bu nedenle merkezi yönetimin de referanduma karşı olmasına şaşırmamak gerekir.

»Referandumu desteklememizden, Kürtlerle aramızda bir problem olduğu sonucu çıkarılmasın. Burada Kürtlerle iç içe yaşıyoruz. Aramızdaki her türlü ilişki sürüyor. Geçmişte siyasi mücadele yapmışlar ve çeşitli haklarını almışlar ancak bu ayrı bir konudur. Referandum konusu, içten ve dıştan desteksiz ilerliyor. Bu şekilde devam ederse, tartışmalı bölgelerde istemediğimiz, olumsuz tabloların ortaya çıkma ihtimali de çok yüksek.

»Türkiye’de özellikle AKP ve MHP referanduma Kerkük’ün dahil edilmesine tepki gösteriyor. Ben onlara bir kez daha sormak istiyorum: Erbil’de ya da diğer kentlerde Türkmen yok mu?