Üç çarpıtma ve düzeltme: Halka hesap verme, CBK ve kanun, CB hükümet sistemi
İBRAHİM Ö. KABOĞLU İBRAHİM Ö. KABOĞLU
“Halka hesap vermek”, “asıl yetki sahibi TBMM” ve “Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi”, “evet avcılığı” yolunda, anayasa değişikliğinin vahametini azaltmak için kullanılsa da, bilgi kirliliği ötesinde, “anayasal çarpıtmalar” dizisinde yer alan kavramlar

CB ve CB yardımcıları ile bakanların TBMM’ye karşı siyasal sorumluluğunu öngörmeyen 6771 sy. Kanun, cezai sorumluluk konusunun gündeme getirilmesini de sıkı kayıtlara bağlıyor. Görev+yetki+sorumluluk zincirini kıran bu düzenlemeye yöneltilen eleştirilere, “halka karşı sorumluluk”, “halka hesap vermek” gibi kavramlar ile yanıt veriliyor.

Öte yandan, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi (CBK) düzenleme yetkisini eleştiriye karşı, “nasılsa TBMM kanun yaptığında CBK kalkar” savunması yapılıyor.

Bir de, “CB hükümet sistemi” deyimi de sıkça kullanılıyor.

Bunlar ne ölçüde doğru?

Halka hesap vermek, bir aldatmaca
Halka hesap vermek ne demek? Bu kavram, anayasa hukukuna yabancı; çünkü seçmen, parti ve adaylar arasındaki tercihini, ‘anayasal düzen’ içindeki politika farklılıklarına göre ortaya koyar. Yoksa seçmen, seçilmişlerin anayasa dışı işlem ve eylemlerine yaptırım uygulama makamı değil. Kısacası, seçilmemek, hakkında ‘suç iddiası’ öne sürülen kişiyi aklamaz.

Kaldı ki, görevi sona eren kişinin yeniden aday olma zorunluğu da yok. Mesela, Fransa CB Hollande, yeniden aday olmadı. Halk neyin hesabını soracak? Bizde de, 5 yıllık görev süresini tamamlayan bir Cumhurbaşkanı, yeniden aday olmayabilir.
Cumhurbaşkanı yardımcıları ve bakanlar açısından, önce şu farka dikkat çekilmeli: Hepsi seçilmemiş kişilerden oluşabilir. CB, bir eski bakanı yardımcı olarak atayabilir, bir eski milletvekilini de bakan olarak atayabilir. Bunlar, daha sonra seçime de girmeyebilir.

Ne var ki, yasama dokunulmazlıklarından da yararlanan aynı kişiler, siyasal olarak sadece Cumhurbaşkanı’na karşı sorumlu olup, ‘görevleri ile ilgili suç iddiaları’, görevleri bittikten sonra bile, ancak 301 milletvekilinin oluru ile TBMM gündemine alınabilir; 360 ile ancak soruşturma açılabilir; yargı önüne çıkması için ise, 400 oy gerekli. CB’nin kendisi için de aynı kural geçerli.

Tbmm, kararnameyi yürürlükten kaldırabilir mi?
6771 sy.lı Kanun’un en çok tepki çeken ve Anayasa’ya aykırılığı açık olan düzenlemelerinden biri de, çeşitlilik arz eden CB kararnameleridir. İtirazlar karşısında, “ama TBMM’nin kanunla düzenlediği alanda Cumhurbaşkanı kararname çıkaramaz” yanıtı veriliyor.

Çok yazdım: CB kararnamesi tek tip değil; madde 8 bile, düzenleme alanı ve yasa karşısında hukuki niteliği değişen çoklu CBK düzenlemesi öngörmekte. Bunlar tartışılabilir; fakat bu madde dışında, iki kategori CBK daha var: Bunlardan biri, OHAL CBK (md.12); diğeri ise, madde 10/son:

“Bakanlıkların kurulması, kaldırılması, görevleri ve yetkileri, teşkilat yapısı ile merkez ve taşra teşkilatlarının kurulması Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle düzenlenir.”

Belirsizlik veya çelişki şurada: CB kararnameleri tür ve kayıtları, madde 8’de öngörüldüğü ve OHAL CBK’ler md.12’de düzenlendiği halde, CB yardımcıları ve bakanlara özgülenen madde 8’e neden kararname yetkisi eklendi; üstelik CB’nin münhasır yetki alanı biçiminde?

Bu fıkra, madde 8 düzenlemesi ile çeliştiği gibi, TBMM tarafından kullanılan yasama yetkisinin devredilmezliği ilkesine de aykırı.

Cb hükümet sistemi ne demek?
“Halk cumhurbaşkanlığı hükümet sistemini oylayacak” söylemi, üç açıdan yanlış.

Bir kez, ortada hükümet yok: sorumsuz bir devlet başkanı, devletin başı, (potansiyel) parti başkanı ve Cumhurbaşkanı var. Sadece buna karşı sorumlu ve görev süresi belli olmayan CB yardımcıları ve bakanlar var; bunların kolejyal (kurul halinde) görev yapma özelliği olmadığı gibi, siyasal organ olma durumu da söz konusu değil.

İkinci olarak, siyasal (ve partizan) kimliği bulunan tek kişinin yürütme (ve yasama) yetki alanlarının sınırları belirlenmiş değil. Hukuk devletindeki kuralı koyan organ ile onu uygulayan organ ve mutlaka denetleyen organın ilk ikisinden ayrılması gereği şeklindeki çoklu yapılanma, kural koyma ve uygulama bakımından tek kişinin uhdesinde toplanmış bulunuyor. Çeşitlilik ise, CBK yoluyla yürürlüğe konulacak kurallarda; ama sınırları belirsiz…

Nihayet, şu üç gereklilik bulunmadığı için, ‘hükümet sistemi’nden söz etmek mümkün değil:

-Görev+yetki ve sorumluluk zinciri,

-Denge ve denetim düzeneği (özellikle yürütme ve yasama arasında),

-Erkler ayrılığı ve normlar hiyerarşisi (kuralların aşamalı sırası).

Sonuç olarak; “halka hesap vermek”, “asıl yetki sahibi TBMM” ve “Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi”, “evet avcılığı” yolunda, 6771 sy.lı Yasa’nın vahametini azaltmak için kullanılsa da, bilgi kirliliği ötesinde, “anayasal çarpıtmalar” dizisinde yer alan kavramlardır.