Ülke gazeteciliğinin sonu mu?
25.03.2018 08:35 BİRGÜN PAZAR
Eleştiren, araştıran, sorgulayan gazeteciliğe son nokta konmuş muydu? Sanmıyorum dedim kendi kendime. Gazetecilik onurlu bir meslektir. Bu mesleğe yüreği ile bağlanan insanları yıldıramazlar. Gazeteciliği yaşatacağız. Bedeli ne olursa olsun

Turgay Olcayto - Gazeteci-Yazar

Doğan Grubu'nun satışı açıklandığında medyanın çeşitli kesimlerinden tepkiler yağmaya başladı. Aslında gelişme çok da beklenmedik değildi. Eski yazılarıma göz attım. Daha 3-4 yıl önce iktidarın tek adam, tek siyasi parti, tek tip medya oluşturma yolunda adımlar attığını yazmışım. Eleştirel gazetecilikten, nesnel habercilikten hoşlanmayan bir iktidarla karşı karşıya olduğumuz zaten cezaevindeki gazetecilerden, kapatılan gazetelerden, uydudan çıkarılan televizyonlardan da belli değil miydi? Bütün bunlar açık biçimde ortadayken mesleğin geleceğini, işsiz gazetecilerin sorunlarını konuşması gereken, basında dayanışmayı ön plana çıkarmaları beklenen gazeteciler, tam tersine birbirleriyle kavgayı yeğlediler.

Haberin değil çıkarın peşine düştüler. Bölüne bölüne iyice küçüldüler. Şimdi deniliyor ki Hürriyet’in de satılmasıyla ülkede tek sesli medya oluştu. Bu tür söylemlere bakınca şaşmamak elde değil. Hürriyet Doğan grubundayken çok sesli bir topluma katkı mı yapıyordu ki? Ana akım medyada iktidara en yakın iki gazeteden biri Hürriyet değil miydi? Son bir ay içindeki manşetlerini izlemek, haberlerine, köşe yazılarına bakmak, ‘amiral gemisinin’ nasıl bir gazeteciliğe dönüştürüldüğünün kesin bir kanıtıdır.

Doğan Grubu'nun satış protokolünün imzalandığı gün haliyle pek çok mesaj düştü bilgisayara. Telefonla arayanlar oldu.

Arayarak mesaj bırakanlardan biri de, gazeteciliğe büyük katkıları olmuş, meslek ustamız Hıfzı Topuz’du. Mesaj çok şey anlatan iki sözcükten oluşuyordu : “Başınız sağ olsun.” Dostu olmaktan onur duyduğum Hıfzı Topuz’un gazetecilikte çıtayı yükseltmek için yaptığı çalışmalar geçti bir an aklımdan. Sendikacılık, İletişim Araştırma Derneği, muhabirlikten yöneticiliğe uzanan onca çaba. UNESCO görevleri… Dolu dolu yaşadı hep. Hâlâ da basın özgürlüğü için mücadele veren bir ustamız. Düşündüm sonra eleştiren, araştıran, sorgulayan gazeteciliğe son nokta konmuş muydu?

Sanmıyorum dedim kendi kendime. Gazetecilik onurlu bir meslektir. Bu mesleğe yüreği ile bağlanan insanları yıldıramazlar. Gazeteciliği yaşatacağız. Bedeli ne olursa olsun. Halkların haber alma, gerçekleri öğrenme kanallarını hep açık tutacağız….