Anasayfa ARŞİV Umudun kanadı

Umudun kanadı

Bir rüya gördüm ve hayatım değişti. Bu cümlenin bir de “kitap”lı olanı var, benimki rüyalı… Sabah başka bir hayata uyanırcasına kalktım yataktan. Kadıköy’ün sokakları tenhaydı o saatte, son zamanlarda günün belli bir saatinden sonra adım atılmaz bir hale geliyordu. Ah, gittikçe yaşanmaz bir şehire dönüşüyordu koca İstanbul, nefes alıyordu şimdi, Boğaz’ın üzerini kaplayan soluğundan belliydi. İskeleye doğru yürüdüm, rüyamı düşünerek. Rüyamda, çocukluğumdan bu yana hayatıma kim girmişse görmüştüm. Acı şeyler dahi, güzel görünmüştü o an gözüme; bu topraklara has bir durumdu galiba, Hasan Hüseyin’in dediği gibi acıyı bal eylemek…

Gördüğüm rüyayı anlatmayacağım şimdi, belki başka bir yazıda. Ama o rüyanın bir yerinde, Yaşar Kemal’i de görmüştüm. Bir trendeydik ve trenin penceresinden Van Gölü görünüyordu. Hiç gitmemiştim Van’a, onun yazdıklarından belki, okuduklarımdan, babamın köy öğretmeni olarak Van Gölü’nü ilk gördüğü zaman nasıl şaşırdığını anlatmasından biliyordum yalnızca. Deniz derlermiş orada yaşayanlar, deniz gibiymiş. Rüyamda bana neler söylediğini, uyandıktan sonra not etsem de çok dağınıktı, toparlamam gerekiyordu. Bu yazıyı yazarken, bana neler söylemiş olabileceğinin duygusunu takip ettim daha çok. “Düş gücünü yitiren insanın hiç umudu olur mu? Umut, düş gücünün yarattığı ve insanın sahip olduğu en büyük değerlerden biri. Bu kadar belalar, acılar çektiğimiz bu dünyaya başka nasıl dayanabiliriz? Şu bir karanlıktan gelip öbür karanlığa gittiğimiz dünyaya, niçin bu kadar sarılıyoruz sence? Bu toprakları dinlemeyi öğrenmelisin evlat, bilmen gereken her şeyi söyleyecektir sana” demiş gibiydi mesela, demişti…

Yaşar Kemal’in Alain Bosquet ile yaptığı söyleşi kitabının başlarında, 1915’te, sürülerce aç köpekten, sürülerce aç çocuktan bahsetmesi geldi aklıma sonra, okurken yüreğim içime akmıştı, bu toprakları dinlemeye oradan başlanmalıydı: “Mezopotamya çölü, Güney Doğu, Doğu Anadolu savaşta öldürülmüş, sürülmüş Ermenilerin, Kürtlerin, Türkmenlerin, Azerilerin, Yezidilerin, Nasturilerin, Asurilerin, Süryanilerin sürüleri yok olmuş köpekleri, babasız anasız kalmış çocuklarıyla dolup taşmıştı.” Aç çocuklar, tıpkı köpek sürüleri gibi köylere kasabalara saldırırmış. Kasabalılar da atlarına atlayıp çocukların peşine düşer, gördükleri zaman da vurup öldürürlermiş. Çocuklar, şimdi kasabalara saldırmasalar da öldürülüyorlar, yüz yıl sonra da devam ediyor çocuk katli ya, dinmiyor ağıdı hiç bu toprakların.

İskeleye vardığımda, çay ocağına oturmuş denize bakarken “Çocuklar İnsandır” kitabındaki Boğaz’ı tasvir edişi canlandı gözümün önünde: “Deniz durmadan değişiyordu, mordan yeşile, yeşilden maviye camgöbeğine geçiyordu. Duru bir güneş çökmüştü, deniz kıpırdamıyordu. Bazı günler vapurlar, motorlar, sandallar denizin üstündedirler, uçar gibi havada salınırlar.” Tıpkı yazdığı gibiydi Boğaz manzarası. Çayımı onun için de içtim, ama boğazımdan zar zor geçiyordu yudumlar. Komünist diye Jandarma’ya düştüğü ve sabaha kadar falakaya yatırıldığından bahsettiği sahne gelmişti aklıma. Anası görünce anlayıp üzülmesin diye, ayakları parça parça olduğu halde, ayakkabılarını giyip acıdan kıvransa da topallamadan mahkemeye kadar nasıl yürüdüğünü anlatıyordu. Mahkeme başkanı anlayınca ayakta zor durduğunu, acımış da duruşma boyunca kaldırmamış ayağa. Sonra Abidin Dinolarla karşılaşmasını anlatmıştı; Abidin Dino’nun bütün parasını verip sonra utana sıkıla 75 kuruşunu nasıl geri istediğini, Orhan Kemal’le bir el arabası bulup mahalle mahalle dolaşıp sebze satarak para kazanma hayallerini, arzuhalcilik yaptığı günleri, Boğaz’da oltacılık yapıp nasıl balık tutarak karnını doyurduğunu… Zaten onunla ilk karşılaşmam da, Karaköy’deki balıkçı dostu Sakallı’nın yanında olmuştu. Buradaki yazılarımdan birinde bahsetmiştim uzun uzun Sakallı’dan. Vapura binerken, o gür sesiyle “Korkudan korkmalı evlat” demesi çınladı bir an kulağımda, “korktukça büyür zulüm…” Bir karanlıktan öbür karanlığa…

BİRGÜN TV'Yİ YOUTUBE'DA TAKİP EDİN

11,517AbonelerABONE OL
- Reklam -

SON HABERLER

Adana’da bir kişi daha metil alkol zehirlenmesinden yaşamını yitirdi: Toplam ölü sayısı 22 oldu

Kozan ilçesinde, geçen 14 Temmuz'da alkol içen A.D., fenalaşınca yakınları tarafından Kozan...

AKP’li vekilden hükümete eleştiri: Kanuna destek vermedim

AKP İstanbul Milletvekili Mustafa Yeneroğlu, yurt dışında yaşayan Türk vatandaşlarını ilgilendiren düzenlemeler...

İran’dan İngiltere’ye: ABD sizi bataklığa çekmeye çalışıyor

İran Dışişleri Bakanı Cevad Zarif, ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton'u hedef...

Adam Peaty’den dünya rekoru: 57 saniyenin altına inen ilk sporcu

Adam Peaty, Güney Kore'de düzenlenen Dünya Şampiyonası'nda erkekler 100 metre kurbağalamada dünya...

Didim’de deniz temizlendi, halı bile çıktı

Aydın'ın Didim ilçesinde, protokolün de katılımıyla dalgıçlar tarafından yaklaşık bir saat temizlik çalışması...

THK’den eski yöneticiler için suç duyurusu

Türk Hava Kurumu (THK) Genel Başkanlığınca, kurumun eski yöneticileri hakkında 'ihaleye fesat...

İzmir Film Festivali yarın başlıyor

Kültür ve Turizm Bakanlığı, İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı ve Asitem destekleri ile...

Adana’da sahte içkiden ölenlerin sayısı 12’ye yükseldi

Adana'da metil alkol zehirlenmesi şüphesiyle tedavi altına alınan bir kişi daha yaşamını...

Göcücek koyundaki yapılaşmaya piknikli protesto

İzmir'in Çeşme ilçesi Ovacık Mahallesi'nin cenneti andıran koylarından Gücücek'te, Hazine'ye ait arazinin...

Kırgızistan’da yarış otomobili izleyicilerin arasına daldı

Kırgızistan’da düzenlenen bir otomobil yarışında, virajı dönen otomobil, kontrolden çıkarak kalabalığın arasına...

Sonraki haber