Ünal Aysal doğru isim
ERAY ÖZER ERAY ÖZER
Yıllardır Galatasaraylıların çok merak ettiği bir isim Ünal Aysal. “Paralı başkan” kontenjanından rüyaları süsleyen adam.
Yıllardır Galatasaraylıların  çok merak ettiği bir isim Ünal Aysal. “Paralı başkan”  kontenjanından rüyaları süsleyen adam. Tüm sarı-kırmızılıların algısı Aysal’ın takımın başına geçmesiyle birlikte takıma dünya yıldızlarını getireceği, cebinden bol bol para harcayacağı şeklinde. Eh, adam zengin, Galatasaray’a vermeyecek de nereye verecek bu paraları öyle değil mi? Değil işte.

Koordinasyonunu üstlendiğim yayınlardan biri de CNBC-e Business dergisi. Bu ay dergiyi baştan aşağıya değiştirdik. Şimdiye dek aldığımız tepkilere bakınca görüyoruz ki çok da iyi ettik. Yenilenen bu ilk sayıda Banu Güven, Ünal Aysal’la iş hayatından Galatasaray’a kadar her konuyu konuştuğu uzun bir röportaj yaptı. Röportajda Aysal’ın futbola ve Galatasaray’a ilişkin çok çarpıcı tespitleri var. En önemlisi Galatasaray’ın nasıl bir başkanla düze çıkabileceğiyle ilgili. Röportajdan alıntı yapan spor basını bence bu en önemli kısmı atladı. Aysal “Kulübe cebinden para verecek başkandan hayır gelmez” diyor. Kulübü kendine borçlandıracak başkanın tam tersine zararı olacağını söylüyor. Nedeni basit: Başkan Galatasaray’ı temsil eder ve hem alacaklı hem borçlu olamaz. Böyle bir durumda masanın tek tarafı boş kalır. Oysa adil bir alacak-verecek ilişkisinde masanın iki tarafında da temsilciler olmalıdır. Kulübu kendisine borçlandıran başkan, hem alacaklı hem borçlu olarak kulübun hakkını gerektiği gibi arayamaz. Aysal özetle böyle diyor.

Yıldırım Demirören’in kulakları çınlıyor mudur acaba?

***

Aysal transferle ilgili de çok önemli bir şey söylüyor. “Takıma uzun vadede satılabilecek genç yıldız lazım” diyor. Tabii bunu her aklı başında insan söyler de Türkiye’de oynamaya ikna edilebilecek, Avrupa’nın büyüklerinin “ıskaladığı” genç yıldız adaylarını bulmak epey zordur. Bulunsa bile buralarda futbol açısından var olan yeteneğinin üstüne koyana pek rastlanmaz. Ne yıldızları harcadık, harcıyoruz. Bu açıdan zor o iş. Lakin, Aysal kiralık futbolcuya karşı olduğunu da söylüyor ki, kesinlikle haklı. Geri dönüşü olmayan bir harcama. Çok ağır ve lüzumsuz kontratlar.

Sözün özü ben Aysal’ı tuttum!

***

Guardiola geçenlerde bir basın toplantısında kulüpteki günlerinin sayılı olduğunu söylemiş. Gerekçesini buralarda anlamak o kadar zor ki. “Üç yıl oldu. Bir yıl daha burada olduğumu kabul edersek dört yıl eder” diyor, “Barcelona’nın başında dört yıl kalmak zor iştir” diyor. “Zamanı gelince gitmeyi bilmek lazım, ben futbol hayatımda da gitmeyi hep bildim” diyor. Ne zor anlamak değil mi? Takım tıkır tıkır top oynarken, bütün kupaları kaldırırken, “Barcelona gibi büyük kulüplerin bir teknik adama dört yıl tahammül etmesi büyük iştir” diyen bir teknik adam. Zor vallahi anlaması, billahi zor. Guardiola’nın sözlerinin hemen altında bir başka haber: Sir Alex Ferguson. “Bu yıl işimiz zor olacak. 1999‘dan bile zor olacak” diyor, şampiyonluk yarışındaki şanslarından bahsederken... Bu yıl dediği kulüpteki 25. yılı!

Bir yanda Guardiola mütevazılığı, diğer yanda Sir Alex Ferguson tutkusu... İkisini de anlamak zor buralarda. Zor!

***

Fransız oyuncu Gallas ülkesinin federasyonuna isyan bayrağı açmış. 2010 Dünya Kupası’ndan kalan alacağını istiyor. Ve avukatı aracılığıyla yaptığı açıklamada Fransa Futbol Federasyonu’nu açık açık tehdit ediyor: “Paramı ödeyin yoksa size dava açacağım.” Bunu anlamak da ne zor değil mi bizim için? Koskoca federasyona karşı hakkını arayan bir futbolcu. Oysa bizde nasıl yürür bu işler? Oyuncuların en kaşarı çıkar konuşur, annesinden çikolata isteyen şımarık bir çocuk edasıyla “Başkan bize cip alsana” der, alınmayınca küser. Bu şımarıklık dışında bizimkilerin hiçbir yaptırım gücü yoktur.

Gallas’ın durumu daha da karışık  üstelik. Alacaklarını isterken tüm takım arkadaşlarına da karşı gelmiş oluyor. Çünkü bütün Fransız takımı alacaklarından vazgeçtiğini açıkladı. Yaklaşık üç milyon euro tutan bu para federasyon tarafından amatör futbola harcanacak. Gallas ise kendi seçeceği bir hayır kurumuna yardım yapmak istiyor ve parasının Fransız federasyonunda kalmasına karşı çıkıyor.

Buralarda zor! Hem de çok zor!