Üretimi bitiren, ülkeyi ekonomik krize sürükleyen siyasi iktidar, önüne geçilemeyen fiyat artışlarına karşı seçim öncesinde portatif önlemler almaya başladı. Yüksek hayat pahalılığı, zamlar ve artan gıda fiyatlarının seçmen üzerindeki etkisini gören AKP hükümeti belediyeler üzerinden sebze, meyve, gıda ürünlerinin tanzim satışlarına başladı. İlk tanzim satışlar Ankara ve İstanbul’da belirli meydanlara kurulan mobil araçlarla hayata geçirildi. Tanzim satışlar için 15,5 milyonluk İstanbul’da 50, 5.5 milyonluk Ankara’da ise 30 tanzim satış noktası belirlendi.

Tanzim satış noktalarında her ürün için 2 kiloya kadar inen kota uygulanıyor. Yurttaşlar biraz daha ucuza gıda ürünü almak için metrelerce uzanan kuyruklarda beklerken, duruma tepkili. Bu durumun geçici bir çözüm olduğunu, sorunun kendisini çözmeyeceğini dile getiren halkın uzun kuyruklar oluşturması, yetmişli yıllardaki gaz ve ekmek kuyruklarını hatırlattı.

Her fırsatta ana muhalefete yüklenerek, ekmek ve gaz kuyruklarını yok ettiğini iddia eden AKP, 16 yıllık iktidarı süresince üretimi ve ekonomiyi bitirerek halkı yeniden uzun karneli kuyruklara mahkûm etmesi gözlerden kaçmadı.

geçmiş günleri anımsatan manzara

Tanzim satış noktalarında yurttaşlar dilediği kadar ürün satın alamayacak, her yurttaş için belli bir kota uygulanacak. İşte sebze ve meyvelerdeki satış kotaları ve fiyatlar;

MARKETLER KURTULUR, ESNAF BATAR

Hükümetin tanzim satış uygulamasıyla rekabet edebilmek adına zincir marketler de fiyatlarını bir nebze indirerek maliyetin altında satışa geçti. Zararına satışlar seçimlere kadar devam edebilse de borç batağındaki küçük esnaf ürünü zararına satabilme lüksüne sahip değil. Böylece tanzim satışın devam edebilmesi halinde küçük esnaf batarken, büyük perakendeciler uygulamanın sonunda piyasada tekel gücüne kavuşmuş olacak.

Bu Gİdişle 20 YIL SONRA KITLIK KAPIDA

AKP’li bakanlara ve cumhurbaşkanına göre daha önceleri fırsatçılık yapmayan hal esnafı 2019’un ocak ayında fırsatçılığa başladı. Ancak bakanlardan gelen açıklamalar gıda enflasyonunu açıklamaya yetmedi. İnsanlar hayatta kalabilmek için gıda tüketmek zorunda oldukları için gıda ürünlerinde talep nüfusla beraber artıyor. Ancak AKP döneminde tarımda uygulanan küçük üreticiyi tasfiye eden politikalar nedeniyle tarımsal üretim azaldı ve dahası azalmaya devame diyor. TÜİK’in nüfus projeksiyonları çalışmasına göre Türkiye’nin nüfusu bundan 20 sene sonra 100 milyon olacak. Bu durumda tarımda seçimleri gören popülist politikalar yüzünden gelecek nesiller kıtlık tehdidiyle yüz yüze kalıyor.

***

savaş yıllarında buğday üretimi düşmüştü

♦ Karneyle ekmek dönemi 1942-1946: 2. Dünya savaşı sırasında nüfusun üretici güçlerinin savaş tehdidi yüzünden silah altına alınması buğday üretimini düşürmüş ve bu dönemde ilk kez ekmek kişi başına karne ile satılmaya başlanmıştı. Daha sonra savaş bitince üretime geri dönen çiftçiler buğday üretimini artırmış, uygulama 1946’da sona ermişti.

1977 yılından tüp kuyruğu görüntüsü

♦ Sanayağı, tüp ve şeker kuyrukları 1974 1980: 1973’te yaşanan küresel petrol krizi ve 1974’te Kıbrıs harekatı sonrası Türkiye’ye ambargo uygulanması nedeniyle enflasyon hem küresel ölçekte hem de Türkiye’de fahiş oranda artmış, fiyat kontrolleri nedeniyle yaşanan karaborsa ve stokçuluk halkın belini bükmüştü. Bu yıllar halkın hafızasında tüp, şeker sanayağı kuyruklarıyla kazındı.

♦ Sebze meyve kuyrukları 2019-….: AKP döneminde küçük çiftçiyi tasfiye eden, tarım arazilerinin yandaş müteahhitlere rant kapısı olarak açan, IMF politikalarını sürdüren tarım politikaları sonucu tarımda ithalata bağımlı hale gelen Türkiye, doların artmasıyla gıda krizine girdi. Artan gıda enflasyonuna karşı yurttaşlar devlet eliyle satılan meyve ve sebze satış noktalarında kuyruklar oluşturdu.

***

Tanzim satış seçime kadar sürer

Tanzim satış noktaları ile ilgili BirGün’e değerlendirmelerde bulunan Tariş Eski Genel Müdürü Prof. Dr. Oğuz Oyan, “Özelleştirmeci mantığa sahip iktidar, bu işi yalnızca seçime kadar götürür” dedi.

AKP iktidarının Cumhuriyet tarihinin tüm birikimlerini birkaç yılda sattığını hatırlatan Prof. Dr. Oyan, “AKP’nin bütün derdi seçim. Gıda fiyatları çok arttı. Bunları biraz yatıştırmak istiyorlar. Üreticiye ve tüketiciye imkan sunduklarını söylemek istiyorlar ama sunulan imkanlar kısıtlı satıştan ibaret. Kişi başı iki üç kilo gibi. Koparılan gürültüye rağmen çok küçük çaplı bir iş yapılıyor” dedi. Enflasyonun durdurulamaması nedeniyle AKP’nin zor bir dönemden geçtiğini dile getiren Oyan, şunları söyledi: “Tanzim satış işlemi asıl olarak sosyal demokrat belediyelerin işidir. Seçimden sonra sağcı alışkanlığı olan ‘özelleştirmelere’ geri döneceklerdir.”

***

Alışverişe gelenlere sorduk: ‘Eskiden tüp kuyruğu vardı şimdi sebze’

DENİZ YERLİKAYA

Kuyrukta bekleyenlerden Ünsal Murat , sebze ucuz olduğu için geldiğini belirtiyor. Murat, ‘’Serbest piyasa dediler Türk ekonomisinin anasını ağlattılar.’’ yorumunu yaptı.

Sebze kuyruğunda bekleyen bir diğer isim ise Erol Elibollar. Eski yıllarda da sıra beklediklerini şimdi de bir şey değişmediğini belirten Elibollar ‘’Eskiden tüp kuyruğu vardı şimdi de sebze kuyruğu var. Değişen ne ? Ben onu anlamadım. ‘’ diyor. Değişmesi gereken şeyin fiyatlar olduğunu söyleyen vatandaş ‘’Marketteki fiyatların ucuzlaması lazım. Her zaman kuyruğa mı gireceğiz?’’ dedi.

Ekrem Er ise ‘’Ben bunun yanlış olduğunu düşünüyorum. Seçim var diye yapılıyor. ‘’ diye belirtti.

Vatandaşlar kuyruğun uzunluğu nedeni ile sebze ve meyvenin bitmesinden endişelendi. Kuyrukta bekleyen Esengül Tataroğlu “Bu kuyruk akşama kadar bitmez. Bir evden üç kişi bile olabilir bence kimlik kontrolü yapılarak alınmalı” dedi.

beklerken korkuyorum

Semiha Öztürk ise “Sırada beklerken korkuyorum inşallah bitmez. İki kere sıraya girip almam başkaları da yararlansın. İki kere alanlara kızıyorum.’’ dedi.

Erol Hamamcı ise kurulan tezgahların daha büyük olması gerektiğini belirterek “Daha büyük olmalı. İnsanlar ihtiyacı varsa alsın ama bu geçici bir şey” diye konuştu.

***

Dünya Savaşı döneminde bir yurttaş kota ile yalnızca bir ekmek alabiliyordu.

Tanzim satışın tarihi Tansa’ya uzanıyor

2. Dünya savaşında uygulanan karneyle ekmek uygulamasından sonra 2019’da tanzim satış uygulamasına kota konularak karneye geçildi.

1970’li yıllarda ise enflasyonla mücadele adına Tanzim satış mağazaları kuruldu. Tanzim satış mağazalarının temelleri 1970’li yıllara uzanıyor. 1973 yılında İzmir’de İzmir Belediyesi tarafından açılan Tansa daha sonra şirketleşerek Tansaş adını aldı. Tansaş ve 1976 yılında İstanbul’un farklı ilçelerinde kurulan Tanzim Satış mağazaları sonrasında hızla yayıldı. Bu mağazaların ana hedefi halkın ihtiyaç duyduğu ürünleri doğrudan üreticiden ya da kooperatiflerden temin ederek aracıları ortadan kaldırmak ve fiyatlardaki yükselmenin önüne geçmekti.

1990’lı yıllara kadar varlığını sürdüren bu mağazalar ekonomik gerekçelerle kapatıldı ya da özel sektöre devredildi.