Utanç veren olayda Bakanlıktan skandal açıklama: Başka şikâyetlerle geldiler
17.07.2018 07:55 GÜNCEL
Bağcılar’da çoğu Suriyeli 392 hamile çocuk skandalı ile ilgili soruşturmalar sürerken, Sağlık Bakanlığı “Başka şikâyetlerle hastanelere gelmişler” açıklamasında bulundu

İstanbul’da bulunan Bağcılar Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde 2017 yılı boyunca 348’inin kesinleşmiş 392 çocuk gebeliği vakasının, adli makamlara bildirilmemesiyle ilgili soruşturma devam ederken, Sağlık Bakanlığı’ndan skandal bir açıklama geldi. Bakanlık, 18 yaş altında doğum yapan tüm çocukların adli mercilere bildiriminin eksiksiz olarak yapıldığı iddia etti, “Başka şikâyetlerle geldiler” dedi.


Şikâyetler kulak burun ve boğazmış!
Sağlık Bakanlığı, açıklamada, Bakanlığa bağlı tüm hastanelerde olduğu gibi Bağcılar Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde de 18 yaş altında doğum yapan tüm kadınların adli mercilere bildiriminin eksiksiz olarak yapıldığı iddia edildi.

Söz konusu haberde bahsedilen hastaların, gebe polikliniği ve doğumhane dışında başka şikâyetleri sebebiyle Kulak-Burun-Boğaz (KBB), İç Hastalıkları ve Çocuk Polikliniği’ne başvurdukları için bildirilmediğinin söylendiği açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

“Bu vakaların ilerleyen süreçte gebe polikliniği ve doğumhaneye başvurduklarında gerekli bildirimlerin yapıldığı da saptanmıştır. Olası bir aksaklığa sebebiyet vermemek için, kadın doğum poliklinikleri ile birlikte diğer polikliniklere başvuran 18 yaş altı gebelik teşhisi almış tüm hastaların Sosyal Hizmetler Uzmanı vasıtasıyla İl Emniyet Müdürlüğü Çocuk Şubesi’ne bildirilmesi gerektiği konusunda hastane çalışanları tekrar bilgilendirilmiştir.”

***

K.çekmece’deki skandalı ortaya çıkaran Nergiz: Şaşırmadım

utanc-veren-olayda-bakanliktan-skandal-aciklama-baska-sikayetlerle-geldiler-487916-1.

RABİA YILMAZ

İstanbul Küçükçekmece’de bulunan Kanuni Sultan Süleyman Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ndeki ‘115 hamile çocuk’ skandalını ortaya çıkardığı için sürgün edilen Sosyal Hizmet Uzmanı İclal Nergiz, Bağcılar Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde yaşanan skandalın kendisini şaşırtmadığını ifade etti. Nergiz, “Bağcılar’da yaşanan olay beni şaşırtmadı. Kadın doğum alanında kalabalık olan birçok hastanede, bu rakamları zaten göreceksinizdir. Kendimi iyi hissettiren tek bir şey var bu olayda; diğer hastaneler de denetleniyor artık. Kimse bu konuda kayıtsız kalmıyor. Artık daha fazla önemseniyor” diye konuştu.


‘Bildirim yapmak zorunluluk’
Sağlık Bakanlığı’nın ‘başka şikâyetlerle geldikleri için bildirim yapılmamış’ açıklamasını da eleştiren Nergiz, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Siz o çocukla görüşme yapsanız da yapmasanız da, hastaneye kaydının yapıldığı an itibariyle yetkili insanlara sadece bir dilekçe göndereceksiniz. Prosedür böyle çünkü. Neden suçu birilerine atlamaktansa bir çözüm yolu üretmiyorlar. ‘Hatayı kabul etmek’ diye bir şey vardır. ‘Evet, ben bu noktada eksik olduğumu anladım, hastanelerde böyle bir açık var. Bundan sonra daha profesyonel bir ekiple çalışacağım.’ Yapılacak şey bu.”

***

‘Çocuk İzlem Merkezleri yaygınlaştırılmalı’

utanc-veren-olayda-bakanliktan-skandal-aciklama-baska-sikayetlerle-geldiler-487917-1.

EKİN AKYAZ

Cinsel istismar mağduru çocukların ikincil örselenmelerini azaltmak amacıyla 2012 yılında açılmaya başlayan Çocuk İzlem Merkezi, henüz yalnızca 28 ilde 31 tane bulunuyor. Ankara’da yalnızca 1 tane, İstanbul’da 3 tane, İzmir’de ise 1 tane merkez bulunuyor. Ayrıca İstanbul’daki pek çok hastanede de yeterli sayıda sosyal hizmet uzmanı çalışmıyor.
İstanbul Barosu Çocuk Hakları Merkezi Başkanı Aşkın Topuzoğlu ile Çocuk İzlem Merkezleri’nin yaygınlaşma problemi ve Çocuk Hakları’na dair konuştuk:

“İstanbul’da pilot bölge olarak Şişli ve Bakırköy olmak üzere toplam 3 tane var. Bir kere taraf olunan uluslararası anlaşmalar gereğince, mağdur çocukların tamamının bundan yararlanabilmesi gerekiyor. Bir kere, cinsel istismar mağduru çocukların ifadeleri hem Avukat hem Uzmanla birlikte olmak şartıyla, sesli ve görüntülü kaydı yapılmak suretiyle alınır. Her seferinde bir tramvaya uğramasın diye özel usul ve yöntemler kullanılarak alınır. Bunlar yasal düzeyde gerçekleştirildi, fakat altyapıları olmadığı için uygulanmıyor. Ve uygulanıp uygulanmadığı da denetlenmiyor.
Ve yine bu olay özelinde, Türk Ceza Kanunu’na göre sağlık kurumu bünyesinde çalışan her insanın, 18 yaşından küçük çocuklarla ilgili böyle bir durum olduğu zaman hemen savcılığa bildirme zorunluluğu var. Müdahale eden doktorun anında bunu bildirme zorunluluğu vardır.

Tüm bu sorunların nedeni olarak da; Bizim genel olarak Çocuk Hakları kültürümüz yok. Yani onca senedir imzaladığımız sözleşmelerle uyumlu hiçbir şey yapılmadı. 2012 yılında biz, Avrupa Konseyi Çocukların Cinsel İstismardan korunması sözleşmesini imzaladık. Fakat gelinen nokta, failleri idam edelim noktası oldu. Oysa çocukları korumaya, saldırıları önlemeye dair tüm bu anlaşmaların uygulanması gerekiyordu. Ve maalesef devletin çocuk haklarına ilişkin bütünlüklü ve kapsayıcı bir çocuk politikası yok.”