Uyuşturan devlet dinidir
TURAN ESER TURAN ESER
RTE, AİHM’in zorunlu din derslerine ilişkin kararını“yanlış” bularak “Zorunlu din kültürü ve ahlak bilgisi dersini tartışmaya açarsanız tabii uyuşturucu gelir, şiddet gelir, ırkçılık gelir onun yerini doldurur” iddiasında bulunuyor

RTE, AİHM’in zorunlu din derslerine ilişkin kararını“yanlış” bularak “Zorunlu din kültürü ve ahlak bilgisi dersini tartışmaya açarsanız tabii uyuşturucu gelir, şiddet gelir, ırkçılık gelir onun yerini doldurur” iddiasında bulunuyor.

Başbakan Davutoğlu, zorunlu din eğitimini savunurken “Türkiye’de IŞİD ve benzeri yapıların gelişememesinin önemli sebeplerinden biri imam hatip liseleridir. IŞİD’in ilacı din eğitimidir” diyor.

Bunlar mesnetsiz argümanlardır. Çünkü;

50 kilogram uyuşturucu yakalatıp “uyuşturucu ticareti ve uyuşturucu kullanmaktan”4 yıl 2 ay hapis cezası alan Mehmet Erdoğan, RTE’nin kardeşinin oğludur. Zorunlu din dersine katılmıştır!

Madımak Oteli’nde insan yakanlar camide örgütlenmiştir.

Maraş Bağlarbaşı camisinde cuma vaazında “Bir Alevi öldüren beş sefer hacca gitmiş gibi sevap kazanır” diyen  Diyanet imamı Mustafa Yıldız da devlet dini mezunudur!

Çorum’da “Alevilerin katli vacip” diyerek “kanımız aksa da zafer İslam’ın, ne mutlu canı ile kanı ile malı ile cihad edenlere” denilen bildiriyi yazan “İslamcı Gençlik”de imam hatipliydi!

Bekir Bozdağ istediği kadar “İmam hatip liseliler hiçbir terörist ile millete ve devlete kurşun atmaz” desin, Suriye’de Radikal İslamcı terör örgütü IŞİD saflarında yer alan ve hava saldırısında ölen Ümit Yaşar Toprak isimli Türk vatandaşı imam hatip ortaokulu mezunuydu!

DİN BARONLARI
RTE ve Davutoğlu, kimyasal uyuşturucuya karşı mücadelede başka bir uyuşturucu olan devlet dininin çocuklara zorunlu din dersleriyle şırınga edilmesini öneriyor.

Uyuşturucu sadece damar içi ya da ağız yoluyla alınmıyor. Eğitim yoluyla çocuklarımızı uyuşturan devlet dini de bir tür uyuşturucu, zehirleyici ve asimile edici özelliğe sahiptir.

Bilimsel eğitimin dinselleştirilmesi ile uyuşturucuya, şiddete, ırkçılığa karşı mücadele edilemez.

Dini, inancı, insanın vicdanından koparıp, devletin ve ulemanın elinde bir tahakküm aracı haline getiren din baronlarıdır! Toplumsal çeşitliliğimize mezhepçilikle hükmeden devlet dini Sünnilikle toplumu uyuşturuyor ve susturuyor.

Devlet dini Sünnilik toplumu uyuşturmakla kalmıyor, edilgen kılmaya da çalışıyor, toplumun emeğini,  inancını ve cinsiyetini sömürüyor.

HEM DİNE YATIRIM HEM DE UYUŞTURUCU KULLANIMI ARTIYOR
“Avrupa Uyuşturucu Raporu”nun 2012 verilerine göre, tüm AB ülkelerinde toplam 5 ton  eroin ele geçirilmişken sadece Türkiye’de  13 ton 300 kilogram eroin yakalanıyor!

Unutulmamalı ki eroinin yüzde 95’i bir İslam ülkesi olan Afganistan’da üretiliyor.

Uyuşturucu kullanımı ve Bonzai ölümleri AKP döneminde gidererek yaygınlaşıyor ve yoğunlaşıyor. Devlet dini eğitimleri nedeniyle uyuşturucu tüketimi, ırkçılık, ayrımcılık ve şiddet azalmıyor, aksine artıyor.

Türkiye’de uyuşturucu madde kullanma oranı yüzde 2,7!

Sağlık Bakanlığı verilerine göre 2012 yılında Türkiye’de bağımlılık tedavisi için 187 bin 329 kişi polikliniklerden hizmet almış! 5 bin 845 bağımlı hasta ise yatarak tedavi altına alınmıştır.

Oysa 2004 yılında ayakta 11 bin 239, yatarak tedavi görenler ise bin 517’di.

Fark korkunç!  7 yılda bağımlılık tedavisindeki artış tam 180 bin 418 kişi!

Devlet dinini çocuklara şırıngalamak için 12 yılda:

 -Zorunlu din dersi birken üçe çıkmış!

-İlahiyat Fakültesi sayısı 22’den 82’ye yükselmiş.

-İmamların sayısı 74 binden 150 bine çıkmış!

-Kuran Kursları sayısı ise 3200’den 22 Bine yükselmiş!

-Diyanet bütçesinin genel bütçedeki oranı 0.69 iken, şimdi 1.24 olmuş!

-Cami sayısı 75 bin 941’den 97 bine fırlamış!

-Liseler imam hatiplere dönüşmüş!

 RTE ve Davutoğlu’na yönelik mantık sorumuz şu: “Devlet dini için bunca yatırım yapılmışken, uyuşturucu kullanımı ve şiddet neden arttı?”

Yani uyuşturucu devlet dini, uyuşturucu madde kullanımını ve şiddeti azaltmıyor. Artırıyor!

MADDİ VE UHREVİ UYUŞTURUCU KULLANIM YAŞI DÜŞÜYOR    
Başbakan Davutoğlu’nu ve RTE’yi yalanlayan sonuçlar şöyle:

Sadece başörtüsü takma yaşı düşmüyor! Uyuşturucu kullanım yaşı da düşüyor.

Sağlık Bakanlığı verilerine göre, uyuşturucu kullanmaya başlayanların yüzde 9.35’i 15 yaşından küçük, yüzde 47.16’sı ise 15-19 yaş arasında olan gençlerimiz. Bu öğrenciler zorunlu din ve ahlak dersi alıyor!

Bağımlılık ya da madde kullanımından dolayı tedavi gören hastaların; yüzde 70,6’sı ilk ve ortaöğretim mezunu,  yüzde 21,9’u lise mezunu!

Evet, uyuşturucu bağımlılığına karşı mücadele önemlidir. Bunun yolu devlet diniyle gençleri ikinci kez uyuşturmak değildir!

Zorunlu mantıksız devlet din dersi ile zorunlu mantıklı matematik dersi arasındaki farkı ve önemi göremeyenlerin özlemi ve hedefi net: Gericilik, toplumsal aptallaştırma ve uyuşturmak!

Çözüm vardır: Devleti dinsizleştirmek!

Halkı uyandırmak!