Uzay Yolcuları: Uyuyan güzel Aurora
TUĞÇE MADAYANTİ DİZİCİ TUĞÇE MADAYANTİ DİZİCİ
Uzay Yolcuları, hikâyesinin ağırlığını taşıyamayan hafiflikte bir film olsa da kötü bir film demek doğru olmaz... Bana kalırsa mantık ve ruhsal hataları olan garip bir film

Uzay Yolcuları, önemli etik bir soru sorup buna yanlış cevap veren bir film. Gezegen kolonizasyonu hakkında düşündürterek başlayan, varoluşsal kriz ile nihilizme evirilen filmin hikâyesindeki karanlık olay sonrasında romantizm ve sonrasında aksiyon ile filmin omuzlarına fazla yük yüklenmiş. Kritik olayların ardından hızla ton değiştiren filmin geçişlerine ayak uydurmak oldukça güç. Keşke böyle çekilseydi denmez ama Uzay Yolcuları, karakter bazlı kara-bilimkurgu veya romantik bir film veya iyi bir aksiyon olabilirmiş. Ama sonuç olarak hiçbiri olamamış.

Bilyon dolarlık yolculuk
Filmin yönetmeni 2014’ün en prestijli yapımlarından olan The Imitation Game’in yönetmeni Morten Tyldum. Senaryo ise Prometheus ve Doctor Strange gibi üst sınıf filmlerin yazarlarından olan Jon Spaihts. Bu projeye kendisinden hiçbir şey katmayan yönetmen adeta kendine verilen bir görevi kabaca yerine getirmiş. Hikâyede, Avalon isimli uzay gemisi 5 bin yolcusu ile Homestead II isimli gezegene, ikinci kolonizasyonu için yolculuğunu yapmaktadır. Yolculuk 120 yıl sürecektir. Tüm ekip ve yolcular varışa aylar kalaya kadar uyku kapsüllerinin içerisinde uyumaktadırlar. Bir sistem hatası sonucu yolculardan Jim (Chris Pratt) bu yolculuğun 30. senesinde uyanır. Varışa daha 90 yıl vardır.

Ağırlığı kaldıramıyor
Bir sene boyunca gemide yalnız başına varoluşsal problemle boğuşan Jim’e tek arkadaş android barmen Arthur’dur (Micheal Shhen). Yalnızlık, çaresizlik içinde ölümü bekleyen Jim’in bu bölümde yaşadıkları ne yazık ki karakter bazlı ele alınmamış. Jim’in akıttığı birkaç gözyaşı, öfkelenme halleri, intiharı düşünme anları gibi klişelerden ziyade Jim’in neler yaşadığını anlayamıyoruz sadece tahmin edebiliyoruz. Bu zorlu süreç ardından Jim’in yaptığı korkunçluk o kadar büyük ki, bu ancak psikolojik gerilim veya sanat filminin kaldırabileceği türden ağırlığı olan bir şey. Bu filmdeki gibi hafif ele alınıp geçiştirilecek bir şey değil.

Sınıf farkı ve vergi
Avalon gemisine binenler arasındaki sınıfsal farklılık ve şirket anlaşmaları Amerika ile Kanada göçmenlik yasası ve doğumsal vatandaşlık hakkı ile benzerlikler gösteriyor. Jim gibi en alt kategoride seçilen ve ücretsiz yolculuk eden insanlar mesleki avantajlarına göre seçilmişler ve yeni gezegendeki hayatlarında yüzde 20 vergi ödeme üzerine anlaşma yapmışlar. Kanada da göçmenlerini mesleki ihtiyaçlara göre puanlar ve Amerika da orada doğana vatandaşlık hakkı verir ancak 18 yaşından sonra yüzde 20 vergi mecburiyeti koşar. Yani gelecekte daha sert sınıf farklılıkları ile bugüne benzer vergi gene olacak. Bana bariz bir şekilde depresif gelen bu detay sonrasında filmin nasıl umut aşılayabileceğini pek anlayamadım açıkçası.

Uyuyan güzel uyanınca
Filmin ikinci çengelinde ise kapsülde uyuyan yolculardan, New Yorklu güzel ve başarılı bir yazar olan Aurora (Jennifer Lawrence) uyanır. Aurora bildiğiniz üzere Uyuyan Güzel masalındaki karakterin ismi, bunu kullanarak filmde güzel bir benzetme yapılmış. Erken uyanınca Aurora da Jim’e benzer sancılar yaşar ama her nasılsa saçları her daim yapılıdır ve son derece bakımlı olmaya özen gösterir. Bu karakterin de içinde bulunduğu durum aslında o kadar derin bir karanlık ki bunun için çok daha iyi bir gözlem gerektirirdi. Ve beklenen olur yakışıklı Jim ve güzel Aurora aşık olurlar. Ruhları birbirine zıt olan bu ikilinin zoraki koşullanmış aşkları eğlenceli bir şekilde devam ederken Jim’in sırrı ortaya çıkar. Bu da yetmez bu arada uzay gemisi bir felakete doğru sürüklenmektedir. Ve hikâyemize onlarca mantık hatası barındıran aksiyon kısmı dahil olur. Anlarız ki uyanmalarının bir sebebi vardır.

Garip ama keyifli
Hikâyesinin ağırlığını taşıyamayan hafiflikte bir film olsa da Uzay Yolcuları için kötü bir film demek doğru olmaz. Film hakkında fazla kafa yormaz, saçmalıklarını olduğu gibi kabullenip onun seviyesinde paralellik kurarsanız; iki karizmatik starı olan, çarpıcı set tasarımı ve parlak cilalı görseli ile göz zevkine hitap eden Uzay Yolcuları’nı severek izleyebilirsiniz. Bana kalırsa mantık ve ruhsal hataları olan garip bir film. Ama biz film eleştirmenleri abartmayı severiz. Tercih sizin.